Ana içeriğe geç

Sağlık diplomasisi

Sağlık Diplomasisi ve Uluslararası İlişkiler

19 Ocak 2026  |  Kadir Erdem Tuğrul  | 

Diplomasinin dünya üzerindeki etkisi, dün ile bugünü kıyasladığımızda dönem dönem farklılık göstermiştir. Özellikle I. ve II. Dünya Savaşı dönemlerinde devletler, diplomasi yoluyla çözüm arayışına girmek yerine sert güç kullanarak insanlığı, medeniyeti büyük bir kaosa sürükledi.

Savaşta kazanan olmaz fakat diplomasi (masa yoluyla) hedefe ulaşmak mümkündür. Nitekim Soğuk Savaş’ın en gerilimli döneminde, nükleer savaşın eşiğinde olan Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği’nin, ideolojik düşmanlıklarını bir kenara bırakarak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) çatısı altında çiçek hastalığının yeryüzünden silinmesi için yürüttükleri ortak diplomatik çaba, sağlığın siyaset üstü bir uzlaşı alanı olabileceğini ve silahların başaramadığı küresel güvenliği tıbbi diplomasi masasının sağlayabileceğini kanıtlamıştır. Aynı şekilde Türkiye, dünya büyük bir savaşın eşiğindeyken henüz genç bir devlet olmasına ve kendi imkânları kısıtlı olmasına rağmen, 1938 yılında Uzak Doğu'da kolera salgınıyla mücadele eden Çin’e 1 milyon doz kolera aşısı göndererek tıbbi kapasitesini bir diplomatik insani yardım aracı olarak kullanmış; dünyanın savaş arifesinde olduğu bir dönemde sağlığın birleştirici ve barışçıl gücünü tüm dünyaya göstermiştir.

Geçmişten günümüze doğru baktığımızda elbette teknolojinin, toplumun ve ülkelerin politik anlayışı değişmiştir. Geçmiş yüzyıllara göre bazı devletler artık savaş çığırtkanlığı yerine akılcılık ilkesiyle hareket etmektedir. Dolayısıyla günümüzde artık siyasi zafere "diplomasi" ile varılmaktadır. Diplomasi sadece siyasi emeller için değil, teknolojik ilerleme ve sağlık sektörü için de önemli bir faktöre sahiptir. Özellikle erken salgın uyarı sistemleri için Avrupa'da birçok ülkenin kendi yazılım sistemleriyle ortak olarak geliştirdiği EIOS (Epidemic Intelligence from Open Sources) buna bir örnektir. Bunun dışında diplomasi, bir iletişim bilimi niteliği taşıdığından dolayı bir ülkeyi hem hukuki hem de siyasi olarak zor durumda bırakılması adına da kullanılabilir. Söz konusu COVID-19'un bir laboratuvardan kasten sızdırıldığına dair siyasi olarak desteklenen iddialar ve sosyal medyada Çin'in dünyaya biyolojik saldırı yaptığına dair spekülatif haberlerin gündem olmasıyla birlikte özellikle ABD ve Çin arasında diplomatik gerilim ortaya çıkmıştır.

Bu dönemde de bazı ülkelerin ürettiği aşıları “aşı diplomasisi” yoluyla dünya pazarına sunma girişimi olmuştur. Bu ülkelerden biri de Çin. Söz konusu Çin, “sağlıkta ipek yolu” stratejisiyle hareket ederek Sinovac aşısını küresel kamu malı olarak ilan edip özellikle Batı'dan aşı tedarik etmekte zorlanan düşük ve orta gelirli ülkelere odaklandı. Brezilya ve Endonezya Sinovac'ın en büyük müşterileri olmuş ve klinik deneylere ev sahipliği yaparak stratejik ortaklıklar kurmuşlardır. Aynı zamanda Kamboçya ve Laos gibi ülkelere yapılan büyük miktardaki bağışlar sayesinde bu ülkelerin dış politikada Çin'e olan yakınlığını artırmıştır. Aşı pazarının bir diğer yanı olan BioNTech/Pfizer’ı incelediğimizde Alman-Amerikan ortaklığıyla geliştirilen bir teknoloji olarak Batı dünyasının bilimsel üstünlüğünü ve müttefiklik ilişkileri temsil edilmiştir. Başlangıçta "aşı milliyetçiliği" eleştirilerine maruz kalsa da daha sonra COVAX (Dünya Sağlık Örgütü destekli aşı paylaşım programı) üzerinden çok taraflı bir diplomasi yürütülmüştür. AB ülkeleri ortak tedarik mantığını kullanarak kendi aralarındaki birliği korumak için BioNTech aşılarını ortaklaşa satın almış ve neticede iç diplomasi başarısı sergilemiştir.

Ülkemizin sağlık diplomasisi ve uluslararası ilişkiler anlayışına baktığımızda Türkiye'nin gerçekleştirdiği insani yardımlar bugün Afrika'dan Asya'ya kadar uzanmaktadır. 2014 yılında Sudan'da açılan "Nyala-Türkiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi", Sahraaltı Afrika’nın tamamına hizmet veren en modern tesislerden biri olmuştur. Bölgedeki sağlık personeline yönelik sürekli eğitim programları, ülkemizin kapasite geliştirme odaklı yaklaşımının bir örneğidir. Yine ülkemizin uluslararası sağlık vizyonunun örneklerinden biri olan Kırgız-Türk Dostluk Devlet Hastanesi, Orta Asya'daki sağlık standartlarını yükseltmeyi ve Türkiye’nin bölgedeki yumuşak gücünü pekiştirmeyi hedefleyen bir projedir. Bu örnekler dışında, bölgesel iş birliği ve insani yardım kapsamında Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde kurulan "sağlık grubu" aracılığıyla, ortak aşı üretimi ve ilaç tedarik zincirlerinin kurulması gibi stratejik adımlar atılmaktadır. Afrika'da ise, TİKA ve Sağlık Bakanlığı aracılığıyla yürütülen gönüllü sağlık kampları ile doğrudan halka ulaşan bir diplomasi yürütülmektedir.

Türkiye tarihi kökeninin verdiği insani çizgiyi bozmayıp, dünyanın dört bir yanındaki ülkelerin çıkarlarının gölgesiyle kaybolmuş mazlumlara daima ışık olarak onların gerçekliğini dünyaya hatırlatmıştır. Geçmişte de olduğu gibi bugün de Türkiye Cumhuriyeti bu medeni eksenini bozmadan sürdüren bir ulus devletidir. Diplomasinin varlığı her alanda söz konusu olduğu gibi, güncel dünyanın dinamiklerine uygun olarak diplomasiyi teknolojiyle bütünleştirerek sağlık alanında da kullanmalıyız. Avrupa'nın iş birliği içerisinde geliştirdiği EIOS projesi gibi Türkiye de emsal kararlarla hareket ederek geleceğe ayak uydurmalıdır. Teknolojiye ulaşabilen her vatandaş, ulusumuzun diplomasideki varlığına katkı sağlaması için dünyadaki gelişmeleri takip ederek "diplomasi ve uluslararası ilişkiler" kavramını sorgulamalı ve fikir geliştirmelidir.

29 Aralık 2025 tarihinde Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi'nde Dünya Sağlık Örgütü Türkiye Eski Temsilcisi Bekir Metin'in konuşmacı olarak teşrif ettiği, organizasyonunu üstlendiğim "Sağlık Diplomasisi ve Uluslararası İlişkiler" başlıklı konferans hem benim için hem de üniversite gençliği için bir ilk ve ufuk açan bir etkinlik olmuştur.

Kaynakça

World Health Organization (WHO): "Managing the COVID-19 infodemic: Promoting healthy behaviours and mitigating the harm from misinformation and disinformation."

European Commission: "Tackling COVID-19 disinformation - Getting the facts right."

UNESCO: "Disinfodemic: Deciphering COVID-19 disinformation."

T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı (Çin’e gönderilen aşılar hakkında 1938 tarihli bakanlar kurulu kararları)

World Health Organization (WHO). (2024). COVAX Facility Annual Reports. (Çok taraflı aşı dağıtım verileri).

World Health Organization (WHO). (2025, 13 Ekim). "WHO upgrades its public health intelligence system to boost global health security." (EIOS 2.0 ve AI entegrasyonu üzerine resmi açıklama).

TİKA Faaliyet Raporları

Notlar/Diğer

Yazan ve Derleyen Kadir Erdem Tuğrul, Ankara, 19 Ocak 2026