Ana içeriğe geç
Askeri Rüştiye

Sarıkamış 1915

22 Aralık 2025  |  Bekir Metin  | 
Sarıkamış konusunda yüzlerce sayfa yazılar, onlarca kitap yazılmış ve biz her sene 4 Ocak’ta Sarıkamış’ı hüzünle anarız. Düşünün 9 askerimiz değil 90 askerimiz değil 900 askerimiz değil, 9000 askerimiz değil tam olarak kesin bir rakam olmasa da 90 000 askerimiz Sarıkamış’ta harp etmeden donarak öldüğünü biliyoruz. Sarıkamış’ı hüzünle anarken dönemin Osmanlı Harbiye nazırı Enver Paşayı iyi okumamız gerek.

23 Kasım 1881 de İstanbul’da dünyaya gelir. Asıl adı İsmail Enver olarak kayıtlıdır. Annesi Kırım Tatarlarından Ayşe hanımdır. Baba tarafı Arnavut olduğu söylenir. Çok küçük yaşta Fatih İbtida-i sine girer. Babasının tayini ile taşındıkları Manastır, ‘Bitola’ da,Mustafa Kemal ‘in okuduğu Askeri Rüştiye’ye kayıt olur.

Buradan 1893’de mezun olup, Manastır Askeri İdadisine devam eder. Aynı Mustafa Kemal gibi. 1896 yılında iyi bir derece ile mezun olur. Bu başarı onu Harp Okuluna geçmesini sağlamış olur.

1899’da buradan da teğmen olarak mezun olmuştur. Harp Akademisini de bitiren İsmail Enver, Mekteb-İ Erkan-I Harbiye nin 45 kişilik sınıfına girmeyi başarmış bir subaydır. Buradan 1902’de Kurmay yüzbaşı olarak mezun olur. Mustafa Kemal de aynı okuldan 1905 de Kurmay Yüzbaşı olarak mezun olur. İsmail Enver mezuniyet sonrası, Manastır 3. Ordu emrine atanır. Aynı, 1905’de Mustafa Kemal’in Kurmay Yüzbaşı olarak mezuniyet sonrası Manastır’a atandığı gibi.

İsmail Enver Paşa'nın Nicola Perscheid tarafından çekilen fotoğrafı, 8 Ocak 1915.

1914’de Padişah Abdülmecid’in torunu Naciye Sultan la evlenerek, Osmanlı hanedanına Damat’ olarak ismini yazdırmıştır. Osmanlı tarihinde hep felaketler Damatlar la birlikte gelir. Damat İsmail Enver, Paşa rütbesine çok hızlı kavuşur ve Osmanlı Devleti’nde Harbiye Nazırlığı ve Başkomutan vekilliği görevini üstlenir.

İsmail Enver Paşa, İttihat ve Terakki hareketinin önemli kişileri arasında yer almış bir askerdir. 1913’de Bâb-ı Âli baskını adı ile bilinen askeri darbeyle iktidara gelen bir toplumun önemli ismi olarak bilinir.

Baskın sonrası 18 Aralık 1913’de Albaylığa yükselen İsmail Enver, 18 gün sonra, 5 Ocak 1914 de Generalliğe terfi ettirilmiştir. Yani 1902 senesinde Teğmen olarak orduya katılan İsmail Enver, 12 senede General rütbesine kavuşur. Birde Saray dan eş alarak Damat unvanı olur.

İsmail Enver Paşa, 1914’de Almanya ile ittifaka önayak olmuş ve Osmanlı Devleti’nin I. Dünya harbine girmesine neden olan bir kimliği bulunmaktadır. Düşünün Harbiye Nazırlığı ve Baş Komutanlık vekilliği görevi, Osmanlı Devleti’nin temel yapısının ana direğinin başında: Enver Paşa.

Bu arada Mustafa Kemal de, Harbiye Nazırlığı tarafından, devamlı İstanbul’un dışına tayin edilmekte ve cepheden cepheye koşmasında bir amaç güdüldüğünü, her zaman düşünürüm.

Enver Paşa, Osmanlı ülkesini, 14 Kasım 191’ de, Fatih Camiinde okunan Cihad-ı Ekber ilanı ile I. Dünya Savaşına soktuktan sonra, Harbiye Nazırı olarak, askeri harekatın yönetimini ele alır. 3. Ordu’nun Doğu cephesinde Rus Kuvvetlerine karşı giriştiği Sarıkamış Kış Harekatının komutanlığını üstlenir. İstanbul’dan 3. Orduya ikmal için Trabzon’a yola çıkan üç gemi Ruslar tarafından batırılır. Ordu’nun ihtiyacı olan lojistik destek ortadan kalkınca, hatta kışlık parkaları bile olmayan bir ordu, karlar içinde eksi bilmem kaç derecede inatla savaşa zorlanması, Damat’ın inadı sonucunda koskoca bir ordunun yok olmasına neden olunur. Damat 10 Ocak 1915 tarihinde Ordu’nun komutasını Hakkı Hafız Paşaya devrederek, İstanbul’a geri döner. Sarıkamış konusunda bütün yayının yasaklanmasını emreder.

Osmanlı Ordusu, İngilizlerle yaptıkları her mücadelede yenilgiye uğraması sonucunda ateş kes imzalamaya zorlanır. Bu konu ile ilgili Talat Paşa Kabinesi de istifa etmiş olur. Enver Paşanın da Harbiye Nazırlığı sona erer. İngilizler, İttihat ve Terakki cemiyeti üyeleri konusunda yakalatma emri ister. Enver Paşa da bir Alman gemisi ile, önce Odessa’ya oradan da Berlin’e gider. İsmail Enver Paşa buradan da Rusya ya geçer. İstanbul da Divan-ı Harp, Enver Paşa’nın rütbelerini geri alır ve Ordudan ihraç eder.

1921 senesinde Moskova’ya giden Enver Paşa, Ankara Hükümetinin gönderdiği Bekir Sami Bey başkanlığındaki Türk delegeleriyle görüşür. Anadolu’daki milli mücadeleye katılma arzusu, Ankara tarafından kabul edilmez. Hatta Yunan birliklerinin ilerlemesinden de umutlanan Enver Paşa, Sakarya Meydan Muharebesinin kazanılması sonrası ümitlerini yitirmiş olur.

Daha sonra Bolşevik Ruslara karşı Türkistan bağımsızlık hareketini yürüten Basmacılara destek veren İsmail Enver onları örgütlediği bilinir.

İsmail Enver her ne kadar askeri okullarda başarılı bir geçmişi olsa da rütbe yükselmesi, sarayın damadı olarak kayrılması, Devlete olan doğrudan liyakatsizliği, Osmanlı Devleti’nin bir ordusunu kaybetmesine neden olmuştur. 9 değil 90 değil 900 değil 9000 değil 90,000 gencimizi, liyakatsiz bir askerin inadına yitirmiş olduğumuzu hatırlamamız gerekir.

Bilhassa pırıl pırıl başarılarla donanımlı değerli harp okulu mezunlarımıza da sahip çıkmamız, bir vatandaşlık görevi olduğunu da hatırlamamız gerekir, diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

Yazar Metin Atamer, Ankara, 5 Ocak 2025, Güncelleme: 22 Aralık 2025