GüncelHaber
"Yeterli zamanım yok ve kitap okuyamıyorum!"
12 Temmuz 2025 | Halit Yıldırım | GüncelHaber
“Kitap yakmaktan daha kötü suçlar vardır. Bunlardan biri de kitap okumamaktır.” Ray Bradbury
Bir insan merak etmiyor, dolayısıyla keşfetmiyorsa, konfor alanının dışına çıkmak istemiyorsa, geçmişte yani anılarında yaşıyor ve sürekli o anları anlatıyorsa... Yeni şeyler öğrenmiyor, öğrendikleri karşısında şaşırmıyorsa ve çoğu şeyi bildiğini düşünüyorsa, o kişi yaşlı demektir, diyor UNESCO'nun kitapçığında ...Öyle miyiz acaba?
Bir şeyi unutmamak gerekir ki, koltuk değnekleri bile, hep ileri doğru yürümek için kullanılır, geri gitmek için değil…Bu bağlamda, yaşamımızın değer ve farkındalığı da ancak diğer insanların yaşamıyla ilişkiye girdiğimizde anlam kazanmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, diğer insanların yaşamında hiç iz bırakabildik mi? Bu izi bırakabilmek ve ötekini etkileyebilmek için de bilgi dağarcığımıza bir şeyler katmak gerekecektir. Bunun en temel yolu ve göstergesi de mesleğimizin ötesinde bireysel ve toplumsal bilgileri okumak ve özümsemektir.
Texas’ta yaşayan bilgisayar programcısı Shane Sherman’ın kurduğu site 300’den fazla listeyi kullanarak “listelerin listesini” sunuyor. Sherman biraz da şaka yollu bir tavırla bunlara “tüm zamanların en iyi kitapları” (GBOAT) diyor. Sitede listelere ne kadar sık girdiğine göre sıralanmış 10 binden fazla kitap mevcut. 45 yıllık okuma! Amerikalı yetişkinlerin yarıdan çok az fazlası yılda en az bir kitap okuyor ve bu kişiler senede ortalama 11 kitap bitirdiğini söylüyor. Dolayısıyla ortalama bir okurun 500 kitaplık GBOAT listesini tamamlaması için 45 yıla ihtiyacı var. Elbette herkesin okuma hızı değişiyor ve her kitap aynı hızda akmıyor: Schopenhauer’a göre iyi okurluğun sırlarından biri popüler olan her şeye sırt çevirmekti: “Aptallar için yazanların her zaman geniş bir kitle bulduğunu unutmayın” diyordu. Bu yüzden Narnia Günlükleri serisinin yazarı ve edebiyat hocası C. S. Lewis’in tavsiyesi daha yerinde görünüyor: “Yeni bir kitap okuduktan sonra araya muhakkak bir tane eski kitap sokmak işinize yarayacaktır.” Söz konusu GBOAT listesinde yer alıyorsa harcadığınız zamana değmesi çok muhtemel.
Tüm Zamanların En İyi Kitapları listesinin ilk 25’i[1]
1. Yüzyıllık Yalnızlık / Gabriel Garcia Marquez/ Çeviren: Seçkin Selvi / Can Yayınları / Roman / 464 Sayfa 7 saat 40 dk
2.Muhteşem Gatsby / Scott Fitzgerald / Çeviren: Fadime Kahya / İş Bankası Kültür Yayınları / Roman / 184 Sayfa 2 saat 51 dk
3. Ulysses / James Joyce / Çeviren: Nevzat Erkmen / Yapı Kredi Yayınları / Roman / 848 Sayfa 14 saat 54 dk.
4. Çavdar Tarlasında Çocuklar / J. D. Salinger/ Çeviren: Coşkun Yerli / Yapı Kredi Yayınları / Roman / 200 Sayfa 4 saat 36 dk
5. 1984 / George Orwell/ Çeviren: Celal Üster / Can Yayınları / Roman / 352 Sayfa 5 saat 35 dk.
Okuma alışkanlığı üzerine yazımıza devam edelim…
“Önemli düşünürlerin yedi entelektüel alışkanlığından oluşan bir liste yaptım. Bazı maddeler kulağa fazla bilindik gelebilir ama pek de uygulanmıyorlar,” diyen Simon KUPER’in[2] Mayıs 2025 sonundaki anlamlı bir makalesinin giriş bölümü ile devam etmek isterim. (Özellikle ‘Okuma ve Kitap örtüşmesini betimleyen ilk maddesinin konuyla ilgili oluşu nedeniyle).
Liste şöyle oluşmakta:
Günümüzde artık kitabın yerini ekranlar aldı… Özellikle Z kuşağı ebeveynler, çocuklarına kitap okumayı 'sıkıcı' buluyorlar. Çünkü Z kuşağı ekranla büyüdü…
Bu konuda eski ilkokul öğretmeni Spencer Russell, Instagram hesabında ebeveynlere “Neden çocuklarınıza kitap okumuyorsunuz?” diye sordu. The Guardian’a göre verilen cevaplar, Z kuşağının bu konuda isteksiz olduğunu gözler önüne serdi.[3] Bazı ebeveynler okuma süresini sıkıcı bulurken, bazıları zaman bulamadığını belirtti. Kimileri ise çocuklarının kitap dinlemeye odaklanmadığını, hep aynı kitabı istediklerini ya da sayfaları atlamak istediklerini ifade etti.
Eğitimci Spencer Russell ve konuşma-dil patoloğu Dawna Duff, çocuklara erken yaşta kitap okunmasının kelime dağarcığı, dikkat süresi ve duygusal gelişim açısından kritik olduğunu vurguluyor. Russell, “Çocuklar YouTube’a saatlerce odaklanabiliyor ama kitap görünce kaçıyorlar,” derken, Duff ise “Evde kitapla tanışmayan çocuklar, okula geride başlıyor,” diyor.
Bu nedenle de “Ekran süresi sınırlanmalı” önerisinde bulunuluyor. Uzmanlar, 2-5 yaş arası çocuklarda ekran süresinin hafta içi bir saat, hafta sonu üç saatle sınırlı tutulmasını öneriyor.
Ancak birçok ebeveyn için iPad bir "zorunlu kaçış" haline gelmiş durumda. Ona göre çözüm, küçük adımlarla başlamak: “Beş sayfalık, basit kitaplarla günde birkaç dakika yeterli olabilir.”
Duff ise, “Her kelimeyi okumak zorunda değilsiniz. Resimler üzerinden konuşmak da kitap okumaktır,” diyerek aileleri teşvik ediyor.
Sonlandırırken vurgulamak isterim ki, naif gerçekçiliğin pençesindeki insanlar kendi bakış açılarına öylesine kilitlenmişlerdir ki, diğer insanların çok farklı bakış açılarına sahip olduğunu anlayamazlar. Nehir kenarındaki bir adamı anlatan eski hikâyeyi duymuşsunuzdur belki. Karşı kıyıda duran bir kadın ona, “Nehrin diğer tarafına nasıl ulaşabilirim?” diye bağırır. Adam ise, “Sen zaten nehrin diğer tarafındasın!” diye karşılık verir.
Ne denir? Bakış açısı…Bol okunası günler dileğimle.
Yazar Halit Yıldırım, Antalya, 10 Temmuz 2025
-----------------------------------------------------------
[1] Listenin diğer bilgileri-The Economist’ten alınmış, Oksijen tarafından çevrilerek lisanslı olarak yayınlanmıştır. Orijinal metne www.economist.com adresinden ulaşabilirsiniz. Oksijen Dergisi Sayı: 186/ 02 Ağustos 2024
[2]Büyük Düşünürlerin 7 Alışkanlığı- Oksijen Dergisi Sayı: 229-30 Mayıs 2025
[3]Oksijen Dergisi Haber Özeti “The Guardian”dan derleme- 03 06 2025
Bir insan merak etmiyor, dolayısıyla keşfetmiyorsa, konfor alanının dışına çıkmak istemiyorsa, geçmişte yani anılarında yaşıyor ve sürekli o anları anlatıyorsa... Yeni şeyler öğrenmiyor, öğrendikleri karşısında şaşırmıyorsa ve çoğu şeyi bildiğini düşünüyorsa, o kişi yaşlı demektir, diyor UNESCO'nun kitapçığında ...Öyle miyiz acaba?
Bir şeyi unutmamak gerekir ki, koltuk değnekleri bile, hep ileri doğru yürümek için kullanılır, geri gitmek için değil…Bu bağlamda, yaşamımızın değer ve farkındalığı da ancak diğer insanların yaşamıyla ilişkiye girdiğimizde anlam kazanmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, diğer insanların yaşamında hiç iz bırakabildik mi? Bu izi bırakabilmek ve ötekini etkileyebilmek için de bilgi dağarcığımıza bir şeyler katmak gerekecektir. Bunun en temel yolu ve göstergesi de mesleğimizin ötesinde bireysel ve toplumsal bilgileri okumak ve özümsemektir.
Texas’ta yaşayan bilgisayar programcısı Shane Sherman’ın kurduğu site 300’den fazla listeyi kullanarak “listelerin listesini” sunuyor. Sherman biraz da şaka yollu bir tavırla bunlara “tüm zamanların en iyi kitapları” (GBOAT) diyor. Sitede listelere ne kadar sık girdiğine göre sıralanmış 10 binden fazla kitap mevcut. 45 yıllık okuma! Amerikalı yetişkinlerin yarıdan çok az fazlası yılda en az bir kitap okuyor ve bu kişiler senede ortalama 11 kitap bitirdiğini söylüyor. Dolayısıyla ortalama bir okurun 500 kitaplık GBOAT listesini tamamlaması için 45 yıla ihtiyacı var. Elbette herkesin okuma hızı değişiyor ve her kitap aynı hızda akmıyor: Schopenhauer’a göre iyi okurluğun sırlarından biri popüler olan her şeye sırt çevirmekti: “Aptallar için yazanların her zaman geniş bir kitle bulduğunu unutmayın” diyordu. Bu yüzden Narnia Günlükleri serisinin yazarı ve edebiyat hocası C. S. Lewis’in tavsiyesi daha yerinde görünüyor: “Yeni bir kitap okuduktan sonra araya muhakkak bir tane eski kitap sokmak işinize yarayacaktır.” Söz konusu GBOAT listesinde yer alıyorsa harcadığınız zamana değmesi çok muhtemel.
Tüm Zamanların En İyi Kitapları listesinin ilk 25’i[1]
1. Yüzyıllık Yalnızlık / Gabriel Garcia Marquez/ Çeviren: Seçkin Selvi / Can Yayınları / Roman / 464 Sayfa 7 saat 40 dk
2.Muhteşem Gatsby / Scott Fitzgerald / Çeviren: Fadime Kahya / İş Bankası Kültür Yayınları / Roman / 184 Sayfa 2 saat 51 dk
3. Ulysses / James Joyce / Çeviren: Nevzat Erkmen / Yapı Kredi Yayınları / Roman / 848 Sayfa 14 saat 54 dk.
4. Çavdar Tarlasında Çocuklar / J. D. Salinger/ Çeviren: Coşkun Yerli / Yapı Kredi Yayınları / Roman / 200 Sayfa 4 saat 36 dk
5. 1984 / George Orwell/ Çeviren: Celal Üster / Can Yayınları / Roman / 352 Sayfa 5 saat 35 dk.
Okuma alışkanlığı üzerine yazımıza devam edelim…
“Önemli düşünürlerin yedi entelektüel alışkanlığından oluşan bir liste yaptım. Bazı maddeler kulağa fazla bilindik gelebilir ama pek de uygulanmıyorlar,” diyen Simon KUPER’in[2] Mayıs 2025 sonundaki anlamlı bir makalesinin giriş bölümü ile devam etmek isterim. (Özellikle ‘Okuma ve Kitap örtüşmesini betimleyen ilk maddesinin konuyla ilgili oluşu nedeniyle).
Liste şöyle oluşmakta:
- Kitap okuyun:Dünyanın karmaşıklığını aktarmak için elimizde hâlâ kitaptan daha iyi bir teknoloji yok. Bu karmaşıklık bir bakıma ideolojilerin sağlamasını yapmak anlamına geliyor. Dünyayı daha basit görmek isteyenler ise internetteki komplo teorilerini tercih edebilir.
- Ekranı abartmayın:Bu sayede kitaplara daha fazla zaman ayırabilir, zihnin bir şeyle meşgul olmadığı, özgürce gezinebildiği ve yeni bağlantılar kurabildiği boşluklar yaratabilirsiniz
- Dünyanın işini değil kendi işinizi yapın:Büyük düşünürler vakitlerini gelir maksimizasyonu veya hiyerarşinin üst basamaklarına tırmanmak için heba etmez.
- Birden fazla disiplin ile ilgilenin.
- Fikirlere ve deneyimlere değer verin,
- Yanılma ihtimalinizi hesaba katın: Vasat düşünürler ilk varsayımlarını savunmayı tercih eder.
- Herkesten her zaman bir şeyler öğrenmeye çalışın:Sadece vasatlar 18 yaşında gittikleri üniversiteyle ömür boyu övünür. Zekanın doğuştan ve durağan olduğunu zannederler. Gerçekte ise ne kadar çok ve derin düşündüğümüze bağlı olarak zekâmız hayat boyu azalıp artar. En büyük düşünürler karşısındakinin yaşına ve statüsüne bakmadan her zaman bir şeyler öğrenmiştir. Hiç unutmam, katıldığım kalabalık bir sofrada en az konuşan ve en çok dinleyen iki kişinin Nobel’i vardı.
Günümüzde artık kitabın yerini ekranlar aldı… Özellikle Z kuşağı ebeveynler, çocuklarına kitap okumayı 'sıkıcı' buluyorlar. Çünkü Z kuşağı ekranla büyüdü…
Bu konuda eski ilkokul öğretmeni Spencer Russell, Instagram hesabında ebeveynlere “Neden çocuklarınıza kitap okumuyorsunuz?” diye sordu. The Guardian’a göre verilen cevaplar, Z kuşağının bu konuda isteksiz olduğunu gözler önüne serdi.[3] Bazı ebeveynler okuma süresini sıkıcı bulurken, bazıları zaman bulamadığını belirtti. Kimileri ise çocuklarının kitap dinlemeye odaklanmadığını, hep aynı kitabı istediklerini ya da sayfaları atlamak istediklerini ifade etti.
Eğitimci Spencer Russell ve konuşma-dil patoloğu Dawna Duff, çocuklara erken yaşta kitap okunmasının kelime dağarcığı, dikkat süresi ve duygusal gelişim açısından kritik olduğunu vurguluyor. Russell, “Çocuklar YouTube’a saatlerce odaklanabiliyor ama kitap görünce kaçıyorlar,” derken, Duff ise “Evde kitapla tanışmayan çocuklar, okula geride başlıyor,” diyor.
Bu nedenle de “Ekran süresi sınırlanmalı” önerisinde bulunuluyor. Uzmanlar, 2-5 yaş arası çocuklarda ekran süresinin hafta içi bir saat, hafta sonu üç saatle sınırlı tutulmasını öneriyor.
Ancak birçok ebeveyn için iPad bir "zorunlu kaçış" haline gelmiş durumda. Ona göre çözüm, küçük adımlarla başlamak: “Beş sayfalık, basit kitaplarla günde birkaç dakika yeterli olabilir.”
Duff ise, “Her kelimeyi okumak zorunda değilsiniz. Resimler üzerinden konuşmak da kitap okumaktır,” diyerek aileleri teşvik ediyor.
Sonlandırırken vurgulamak isterim ki, naif gerçekçiliğin pençesindeki insanlar kendi bakış açılarına öylesine kilitlenmişlerdir ki, diğer insanların çok farklı bakış açılarına sahip olduğunu anlayamazlar. Nehir kenarındaki bir adamı anlatan eski hikâyeyi duymuşsunuzdur belki. Karşı kıyıda duran bir kadın ona, “Nehrin diğer tarafına nasıl ulaşabilirim?” diye bağırır. Adam ise, “Sen zaten nehrin diğer tarafındasın!” diye karşılık verir.
Ne denir? Bakış açısı…Bol okunası günler dileğimle.
Yazar Halit Yıldırım, Antalya, 10 Temmuz 2025
-----------------------------------------------------------
[1] Listenin diğer bilgileri-The Economist’ten alınmış, Oksijen tarafından çevrilerek lisanslı olarak yayınlanmıştır. Orijinal metne www.economist.com adresinden ulaşabilirsiniz. Oksijen Dergisi Sayı: 186/ 02 Ağustos 2024
[2]Büyük Düşünürlerin 7 Alışkanlığı- Oksijen Dergisi Sayı: 229-30 Mayıs 2025
[3]Oksijen Dergisi Haber Özeti “The Guardian”dan derleme- 03 06 2025