Engelli Hakları Kurulu
Engelliler Bakanlığı Kanun Teklifinin Noksan Yönleri ve İyileştirme Önerileri
10 Aralık 2025 | Prof. Dr. Ayşegül Akbay | Engelli Hakları Kurulu
Türkiye’de engelli bireylerin yaşam kalitesini artırmak, hak temelli politikaları güçlendirmek ve kamu hizmetlerinde eşgüdümü sağlamak amacıyla Engelliler Bakanlığı kurulması yönündeki kanun teklifi önemli bir başlangıçtır. Ancak mevcut metin incelendiğinde, teklifin bazı temel eksiklikler taşıdığı görülmektedir. Bakanlığın gerçek anlamda etkili, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir yapı olabilmesi için bu eksikliklerin giderilmesi gerekmektedir.
Teklifin ilk ve en belirgin noksanlığı, yetki ve görev tanımlarının yüzeysel bırakılmış olmasıdır. Engellilik alanı, sağlık, eğitim, istihdam, sosyal hizmet, erişilebilirlik, afet yönetimi ve kültürel katılım gibi birçok sektörü doğrudan ilgilendirir. Ancak kanun teklifinde bakanlığın bu alanlarda koordinasyon mu, denetim mi, düzenleme mi, yoksa doğrudan hizmet sunumu mu yapacağı net değildir. Bu belirsizlik ileride kurumlar arası çatışma, yetki kargaşası ve sorumluluk boşluklarına yol açabilir. Bu nedenle teklifin, bakanlığın görevleri için açık, ölçülebilir ve yaptırım mekanizmalarını içeren tanımlar içermesi zorunludur.
Bir diğer önemli eksiklik, engelli örgütlerinin karar mekanizmasına yapısal olarak dahil edilmemiş olmasıdır. Bugün dünyada başarılı engellilik politikalarının temelinde “hiçbir şey bizim hakkımızda biz olmadan” ilkesi bulunmaktadır. Oysa kanun teklifinde Engelli STK’larının, federasyon ve konfederasyonların veya bağımsız yaşam savunucularının politika üretim süreçlerine düzenli ve zorunlu katılımını güvence altına alan bir yapı öngörülmemektedir. Bunun yerine, yalnızca danışma nitelikli ve zorunluluk içermeyen mekanizmalar tanımlanmıştır. Bu durum, bakanlığın sahadaki gerçek ihtiyaçları görme kapasitesini zayıflatacaktır. Teklif, Bakanlık bünyesinde sürekli çalışan, temsil gücü yüksek ve karar alma süreçlerine bağlayıcı katkı sağlayan bir “Engelli Hakları Kurulu” düzenlemesi ile güçlendirilmelidir.
Teklifte dikkat çeken bir diğer noksanlık erişilebilirlik denetimleri ve yaptırımları konusundadır. Mevcut erişilebilirlik mevzuatının en büyük sorunu, yaptırımların yetersizliği ve denetimlerin zayıflığıdır. Yeni kurulacak bakanlığın bu konuda güçlü bir otorite olması beklenirken, teklif erişilebilirlik ihlallerine yönelik net bir denetim sistemi, bağımsız ölçme mekanizması veya yaptırım düzenlemesi getirmemektedir. Oysa bakanlık ancak bağlayıcı denetim yetkileriyle somut bir değişim yaratabilir.
Teklif ayrıca engelli haklarını yalnızca sosyal yardımlar penceresinden değerlendirme eğilimindedir. Oysa modern engellilik yaklaşımı, bireylerin toplumun her alanına tam ve etkin katılımını esas alan hak temelli bir paradigmaya dayanır. Bakanlığın görev tanımlarında istihdam, kültürel yaşama katılım, siyasal temsil, dijital erişilebilirlik, konut politikaları ve ayrımcı uygulamaların önlenmesi gibi konular çok sınırlı yer almıştır. Teklif, engelliliği bir “refah politikası” meselesi olmaktan çıkarıp, insan haklarının bütüncül bir alanı olarak ele alacak biçimde genişletilmelidir.
Bir diğer boşluk, veri toplama ve izleme sisteminin tanımlanmamış olmasıdır. Türkiye’de engellilik alanında güncel, bütüncül, şeffaf ve karşılaştırılabilir veri eksikliği politika tasarımını zorlaştırmaktadır. Bakanlığın etkili olabilmesi için, tüm kamu kurumlarının bağlandığı, uluslararası standartlarla uyumlu ve düzenli raporlama üreten bir Engellilik Bilgi Sistemi kurulması teklifte yer almalıdır.
Son olarak, kanun teklifinin bütçe ve kaynak yönetimi boyutu yeterince açıklanmamıştır. Bağımsız bir bakanlık ancak güçlü bir mali altyapı ile işlevsel olabilir. Teklifte bakanlığın yatırım öncelikleri, hedeflenen bütçe oranı, personel dağılımı veya yerel teşkilat kapasitesi hakkında net bir çerçeve çizilmemiştir.
Sonuç olarak, Engelliler Bakanlığı kurulması önemli ve tarihi bir adımdır; fakat kanun teklifinin mevcut hali, engelli bireylerin haklarını güçlendirecek kapsamlı bir dönüşümü garanti etmemektedir. Bu eksikliklerin giderilmesi, bakanlığın yalnızca bir idari yapı değil, eşitlik, adalet ve erişilebilirlik vizyonu taşıyan güçlü bir hak koruma kurumu olmasını sağlayacaktır.
Prof. Dr. Ayşegül Akbay, Ankara, 10 Aralık 2025
Editör Notu:
TBMM’ne, 28/3 Dönem ve Yasama Yılında 17 Haziran ve 19 Haziran 2025 tarihinde verilen iki ayrı “Engelliler Bakanlığı Kurulmasına Dair Kanun Teklifi”;18 Haziran ve 23 Haziran 2025 tarihlerinde “Sağlık Aile Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonuna” ve Aynı tarihte “İnsan Hakları İnceleme Komisyonu” ile Plan ve Bütçe Komisyonu” da ulaştırılmış, görüşülmesi kararlaştırılmıştır. B.M.
Teklifin ilk ve en belirgin noksanlığı, yetki ve görev tanımlarının yüzeysel bırakılmış olmasıdır. Engellilik alanı, sağlık, eğitim, istihdam, sosyal hizmet, erişilebilirlik, afet yönetimi ve kültürel katılım gibi birçok sektörü doğrudan ilgilendirir. Ancak kanun teklifinde bakanlığın bu alanlarda koordinasyon mu, denetim mi, düzenleme mi, yoksa doğrudan hizmet sunumu mu yapacağı net değildir. Bu belirsizlik ileride kurumlar arası çatışma, yetki kargaşası ve sorumluluk boşluklarına yol açabilir. Bu nedenle teklifin, bakanlığın görevleri için açık, ölçülebilir ve yaptırım mekanizmalarını içeren tanımlar içermesi zorunludur.
Bir diğer önemli eksiklik, engelli örgütlerinin karar mekanizmasına yapısal olarak dahil edilmemiş olmasıdır. Bugün dünyada başarılı engellilik politikalarının temelinde “hiçbir şey bizim hakkımızda biz olmadan” ilkesi bulunmaktadır. Oysa kanun teklifinde Engelli STK’larının, federasyon ve konfederasyonların veya bağımsız yaşam savunucularının politika üretim süreçlerine düzenli ve zorunlu katılımını güvence altına alan bir yapı öngörülmemektedir. Bunun yerine, yalnızca danışma nitelikli ve zorunluluk içermeyen mekanizmalar tanımlanmıştır. Bu durum, bakanlığın sahadaki gerçek ihtiyaçları görme kapasitesini zayıflatacaktır. Teklif, Bakanlık bünyesinde sürekli çalışan, temsil gücü yüksek ve karar alma süreçlerine bağlayıcı katkı sağlayan bir “Engelli Hakları Kurulu” düzenlemesi ile güçlendirilmelidir.
Teklifte dikkat çeken bir diğer noksanlık erişilebilirlik denetimleri ve yaptırımları konusundadır. Mevcut erişilebilirlik mevzuatının en büyük sorunu, yaptırımların yetersizliği ve denetimlerin zayıflığıdır. Yeni kurulacak bakanlığın bu konuda güçlü bir otorite olması beklenirken, teklif erişilebilirlik ihlallerine yönelik net bir denetim sistemi, bağımsız ölçme mekanizması veya yaptırım düzenlemesi getirmemektedir. Oysa bakanlık ancak bağlayıcı denetim yetkileriyle somut bir değişim yaratabilir.
Teklif ayrıca engelli haklarını yalnızca sosyal yardımlar penceresinden değerlendirme eğilimindedir. Oysa modern engellilik yaklaşımı, bireylerin toplumun her alanına tam ve etkin katılımını esas alan hak temelli bir paradigmaya dayanır. Bakanlığın görev tanımlarında istihdam, kültürel yaşama katılım, siyasal temsil, dijital erişilebilirlik, konut politikaları ve ayrımcı uygulamaların önlenmesi gibi konular çok sınırlı yer almıştır. Teklif, engelliliği bir “refah politikası” meselesi olmaktan çıkarıp, insan haklarının bütüncül bir alanı olarak ele alacak biçimde genişletilmelidir.
Bir diğer boşluk, veri toplama ve izleme sisteminin tanımlanmamış olmasıdır. Türkiye’de engellilik alanında güncel, bütüncül, şeffaf ve karşılaştırılabilir veri eksikliği politika tasarımını zorlaştırmaktadır. Bakanlığın etkili olabilmesi için, tüm kamu kurumlarının bağlandığı, uluslararası standartlarla uyumlu ve düzenli raporlama üreten bir Engellilik Bilgi Sistemi kurulması teklifte yer almalıdır.
Son olarak, kanun teklifinin bütçe ve kaynak yönetimi boyutu yeterince açıklanmamıştır. Bağımsız bir bakanlık ancak güçlü bir mali altyapı ile işlevsel olabilir. Teklifte bakanlığın yatırım öncelikleri, hedeflenen bütçe oranı, personel dağılımı veya yerel teşkilat kapasitesi hakkında net bir çerçeve çizilmemiştir.
Sonuç olarak, Engelliler Bakanlığı kurulması önemli ve tarihi bir adımdır; fakat kanun teklifinin mevcut hali, engelli bireylerin haklarını güçlendirecek kapsamlı bir dönüşümü garanti etmemektedir. Bu eksikliklerin giderilmesi, bakanlığın yalnızca bir idari yapı değil, eşitlik, adalet ve erişilebilirlik vizyonu taşıyan güçlü bir hak koruma kurumu olmasını sağlayacaktır.
Prof. Dr. Ayşegül Akbay, Ankara, 10 Aralık 2025
Editör Notu:
TBMM’ne, 28/3 Dönem ve Yasama Yılında 17 Haziran ve 19 Haziran 2025 tarihinde verilen iki ayrı “Engelliler Bakanlığı Kurulmasına Dair Kanun Teklifi”;18 Haziran ve 23 Haziran 2025 tarihlerinde “Sağlık Aile Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonuna” ve Aynı tarihte “İnsan Hakları İnceleme Komisyonu” ile Plan ve Bütçe Komisyonu” da ulaştırılmış, görüşülmesi kararlaştırılmıştır. B.M.