Biyoteknoloji
Sağlık Bakanı Memişoğlu ve 88 Kişilik Sağlık Heyetinin Çin Ziyareti
13 Eylül 2025 | Bekir Metin | Biyoteknoloji
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 8-11 Eylül 2025 tarihleri arasında Çin Halk Cumhuriyeti’ne gerçekleştirdiği ziyarete, 88 kişilik bir heyetle Çin’i ziyaret eden ilk Türk Sağlık Bakanı olarak tarihe geçti. Heyette, Sağlık Bakan Yardımcıları Şuayip Birinci ve Nurullah Okumuş, TÜSEB Başkanı Ümit Kervan, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Ahmet Ayar, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Hasan Basri Velioğlu, Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürü Muhammed Atak, AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Aziz Alper Biten, Kamu Hastaneleri Genel Müdür Yardımcısı Alparslan Kürşat Hacımustafaoğlu, bilim insanları, üniversite rektörleri, sanayiciler ve üreticiler yer aldı.
Sağlık Bakanı Memişoğlu Çin Ulusal Sağlık Komisyonu Başkanı Ley ile görüştü
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Çin Ulusal Sağlık Komisyonu Başkanı Ley Hayçao ile Pekin’de 8 Eylül 2025 tarihinde bir araya geldi.
Başkent Pekin'de temaslarda bulunan Sağlık Bakanı Memişoğlu, bakan düzeyindeki mevkidaşı Çin hükümetinde sağlık alanından sorumlu Ulusal Sağlık Komisyonu'nun Başkanı Ley ile görüştü.
Görüşmede, iki ülke arasında sağlığın farklı alanlarında işbirliği olanakları ele alındı.
Bakan Memişoğlu, görüşmede, ziyaretinde Sağlık Bakanlığının ilgili birimlerinin yanı sıra bilim insanları, rektörler, sanayiciler ve üreticilerin de olduğu geniş bir heyetin kendisine eşlik ettiğini belirterek, "Bu güçlü ve kapsamlı heyetle burada bulunmamız, işbirliğimizin derinleşmesine olan kararlılığımızın ve ortak bir vizyon doğrultusuna ilerleme niyetimizin en net göstergesidir." diye konuştu.
Ziyarette Türkiye'nin sağlık vizyonunu Çin tarafıyla paylaşmak istediklerini kaydeden Memişoğlu, "Sağlık sistemimizi koruyan, geliştiren ve üreten sağlık anlayışıyla yeniden şekillendiriyoruz. Hastalıkları tedavi eden, sağlığı koruyan, aynı zamanda bilgi ve teknoloji üreten bir model geliştiriyoruz. Bu modelde önleyici sağlık hizmetleriyle hastalıkların yükünü azaltmayı, yenilikçi tedavilerle sağlığı geliştirmeyi ve yerli üretimle başarılarımızı daha da büyütmeyi amaçlıyoruz." ifadelerini kullandı.
Türkiye'de nüfusun tamamına ücretsiz, kaliteli ve erişilebilir sağlık hizmeti sunulduğuna dikkati çeken Memişoğlu, günlük yaklaşık 3 milyon kişinin poliklinik, acil servis, hastanede tedavi ve yatış ile aile hekimliği hizmetlerinden yararlandığını, 1500 hastane, 30 bine yakın aile sağlığı merkezi ve alanında uzman hekim ve sağlık çalışanıyla yılda 1 milyardan fazla kişiye sağlık hizmeti verildiğini aktardı.
- Dijital dönüşüm ve salgın hastalıklarla mücadele
Memişoğlu, Covid-19 salgınına verilen etkin tepkinin Türkiye'nin sağlık sisteminin gücünü açıkça ortaya koyduğunu, dijital dönüşümünün de sağlık sisteminin en güçlü taraflarından biri olduğunu vurguladı.
Tüm sağlık verilerinin e-Nabız gibi ulusal entegre platformlarda dijitale taşındığını, hasta kayıtları, laboratuvar sonuçları ve epidemiyolojik verilerin artık gerçek zamanlı olarak erişilebilir ve takip edilebilir hale geldiğini, bu sayede hastalıkların erken teşhisi, kaynakların daha verimli kullanımı ve sağlık yönetiminde hızlı ve etkili önlemleri almanın mümkün hale geldiğine işaret eden Memişoğlu, "Kullandığımız dijital altyapı, beraber geliştireceğimiz stratejik işbirlikleri iki ülke için büyük fırsat sunacaktır." dedi.
- Biyoteknoloji ve klinik araştırmalar
Türkiye'nin biyoteknoloji ve klinik araştırmalarda büyük potansiyelinin olduğunun altını çizen Memişoğlu, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun (TİTCK), Avrupa Birliği (AB) standartlarıyla tam uyumlu bir düzenleyici kurum olduğunu, Avrupa İlaç Ajansı (EMA) ve ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) ile eşgüdüm içinde çalıştığını, klinik çalışmaların onay sürecini hızlı ve şeffaf şekilde yürüttüğünü belirtti.
Memişoğlu, TİTCK'nin, ilaç ve biyoteknolojik ürünlerin ruhsatlandırma ve denetiminden, tıbbi cihazların kayıt altına alınmasından sorumlu olduğunu anlatarak, şunları kaydetti:
"Türkiye'nin 1900'lü yıllardan beri ilaç üretim tecrübesi var. TİTCK'nin sıkı denetim ve ruhsatlandırma mekanizmaları sayesinde birçok yerli ilaç firmasıyla antibiyotikten biyoteknolojiye varıncaya kadar geniş bir alanda üretim yapıyoruz. Birlikte ortak klinik araştırmalar planlayabiliriz. Türk bilim insanları Çin'in yenilikçi teknolojileri ile buluştuğunda küresel çapta rekabetçi ürünler ortaya çıkarabilir."
- "Bizler hastalık değil, sağlık bakanlığıyız"
Çin'in obezite ile mücadele gibi halk sağlığı vizyonunu ortaya koyan pek çok programının ve çalışmasının olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’nın da yeni vizyonunun halk sağlığını ve koruyucu sağlığı öncelediğini belirten Memişoğlu, "Her zaman ifade ettiğim gibi bizler hastalık bakanlığı değil, sağlık bakanlığıyız. Bu bağlamda halk sağlığı ve koruyucu sağlığın geliştirmesi alanlarında işbirliğimizi güçlendirmek bizler için büyük bir öncelik taşımaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
Memişoğlu, Türkiye'nin önleyici sağlık hizmetlerine odaklanan modeliyle toplum sağlığını koruma ve geliştirme stratejilerinde somut adımlar attığını, bunun Çin'in deneyimleriyle birleştiğinde bulaşıcı hastalıkların önlenmesi, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının teşviki, dezavantajlı gruplara yönelik sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi ve halk sağlığı altyapısının güçlendirilmesi gibi ortak projelerin iki ülke halkının daha sağlıklı olmasına katkı sağlayacağına inandığını söyledi.
Türkiye'nin yeni sağlık vizyonunda Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığını (TÜSEB) ön plana çıkardığına işaret eden Memişoğlu, TÜSEB'in sağlık araştırmalarını koordine eden çatı kurum olarak biyomedikal mühendislik, genetik, aşı geliştirme, nanoteknoloji gibi stratejik alanlarda ulusal projeleri hayata geçirdiğini, üniversiteler, hastaneler ve sanayi ile güçlü işbirlikleri geliştirerek yerli inovasyonu desteklediğini ve bilimsel üretimin topluma doğrudan fayda sağlamasını amaçladığını aktardı.
Memişoğlu, Türkiye'nin ASELSAN ve TÜSEB işbirliğiyle yerli ve milli kalp akciğer makinesini geliştirdiğini, bu donanımın 2026'da sağlık sistemine dahil edileceğini söyledi. Bazı kanser türlerinin tedavisinde kullanmak üzere CAR T hücre tedavisini yerli imkanlarla üreterek hizmete sunmayı planladıklarını belirten Memişoğlu, "Çin'in biyoteknoloji ve ilaç üretimindeki küresel liderliğini bilmekteyiz. TÜSEB aracılığıyla hayata geçirilecek teknoloji transferi ve ortak AR-GE merkezleri ekonomik kazanımlar yaratacaktır. Bu tür değerli projeler gelecekte iki ülke arasında sağlık teknolojisi alanında daha güçlü işbirliklerini artıracaktır." diye konuştu.
Türkiye'nin modern tıbbın yanı sıra geleneksel tıp alanında da gelişmeler kaydettiğine dikkati çeken Memişoğlu, "Son olarak aile hekimlerimize de akupunktur ve fizyoterapi yapma yetkisi verdik. Bizler geleneksel tıbbın daha erişilebilir ve geliştirebilir olması için çalışıyoruz. Çin geleneksel tıbbının gelişiminin de iyi bir yerde olduğunu biliyorum. Bu alanda daha güçlü işbirliği yaparak ortak sempozyumlar ve eğitim programları düzenleyebiliriz." ifadelerini kullandı.
- "Küresel sağlık sistemini dönüştürebilecek işbirliği"
Sağlık Bakanı Memişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dijital veri paylaşımıyla yapay zekâ destekli salgın öngörü sistemleri geliştirerek gelecekteki hastalıkları önleyebiliriz. Sonuçta Türkiye'nin modern sağlık altyapısıyla Çin'in yenilikçi üretim kapasitesi birleştiğinde küresel ilaç pazarına yeni bir kutup oluşturabiliriz. Bu da milyarlarca insanın sağlığını iyileştirecek, ekonomik kalkınmayı hızlandıracak bir vizyondur. İyi bir işbirliği zemini yakalayabilirsek, Avrupa standartlarında hizmet sunan Türkiye ile Asya'nın lider sağlık gücü Çin'in ittifakı, dünya için çok daha parlak bir gelecek inşa edebilir."
Ulusal Sağlık Komisyonu Başkanı Ley de görüşmede, Çin ve Türkiye'nin sağlık alanında güçlü bir işbirliği temeline sahip olduğunu, ortak tarih ve geleneklerden beslendiğini vurgulayarak, her iki ülkenin de sağlık hizmetlerine erişim, dijital dönüşüm, biyoteknoloji, ilaç üretimi, geleneksel tıp, sağlık eğitimi ve yapay zeka gibi alanlarda yapabilecekleri işbirliğinin sadece iki ülkeye değil, küresel sağlığa da önemli katkılar sağlayabileceğine inandığını söyledi.
Bakan Memişoğlu, Ley ile 2017'deki Türkiye ziyareti sırasında, onun Pekin Sağlık Komisyonu Başkanı, kendisinin de İstanbul İl Sağlık Müdürü olduğu dönemde mevkidaş olarak bir araya geldiklerini hatırlattı, söz konusu ziyaretten bazı fotoğrafları hatıra olarak hediye etti.
Sağlık Bakanı Memişoğlu, Şanghay'da Türk ve Çinli Sağlık İnovasyonlarını buluşturuyor
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 8-11 Eylül 2025 tarihleri arasında Çin Halk Cumhuriyeti’ne 88 kişilik heyetiyle katıldı. İlk gün Pekin’de daha sonra da Şanghay’da çalışmalarını sürdürdü. Ziyaret, Türkiye ve Çin arasında sağlık sektöründe stratejik iş birliği ve yenilikçi projelerin geliştirilmesini hedefliyor. İki ülke arasında sağlık alanında güçlü bir ortaklık kurulması planlanıyor.
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Türkiye ile Çin'in sağlık sistemi, sağlığın teknolojisi, gelişimi ve eğitimi konusunda işbirliklerini çok daha fazla yapacağını belirtti.
Bakanlığın açıklamasına göre, Çin Halk Cumhuriyeti ziyareti kapsamında 10 Eylül 2025 tarihinde Şanghay'da bulunan Bakan Memişoğlu, burada ilk önce ileri teknoloji görüntüleme cihazlarının üretiminin yapıldığı bir tesisi ziyaret etti. Yetkililerle üretim alanlarını gezerek incelemelerde bulunan Memişoğlu, sağlık alanında yeni işbirliklerine dair görüşmeler yaptı.
Memişoğlu, ardından, kentte biyoteknoloji ve teknoloji şirketlerini buluşturan bilim merkezini ziyaret etti.
Türkiye Cumhuriyeti Şanghay Başkonsolosluğu ve Başkonsolos Özlem Kural'ın ev sahipliğinde Türkiye heyeti ve Çin firmalarının katılımıyla düzenlenen resepsiyona da katılan Memişoğlu, burada Çin iş insanları ile ikili görüşmeler gerçekleştirdi.
Memişoğlu, resepsiyonda yaptığı konuşmada, amaçlarının Türkiye ile Çin arasındaki sağlık işbirliğini çok daha ileriye getirmek ve her iki ülkenin kazanacağı, her iki ülkenin insanlarının ve tüm insanlığın kazanacağı işbirliğini geliştirmek olduğunu söyledi.
Çin seyahatlerinde, biyoteknolojiden yapay zekaya, ilaçtan hizmete, geleneksel tıptan eğitime kadar Çin ve Türk insanlarının ve kurumlarının işbirliğini çok daha fazla artırmalarının, her iki ülkeye de çok büyük kazançlar, çok büyük avantajlar getireceğini gözlemlediklerini aktaran Memişoğlu, ilişkilerin çok daha ileri gitmesi için yöneticiler olarak ellerinden gelen desteği vereceklerini ifade etti.
"Türkiye ile Çin işbirliklerini çok daha fazla yapacaktır"
Bu konuda farklı bir zaman dilimine girildiğinin altını çizen Bakan Memişoğlu, şunları kaydetti:
"Artık Türkiye ile Çin sağlık sistemi, sağlığın teknolojisi ve gelişimi ve eğitimi konusunda iş birliklerini çok daha fazla yapacaktır. Bugün Çin dünyanın en iyi teknolojilerini üretebilen, malzemelerini üretebilen, aynı zamanda kendi insanına sağlıklı yaşamayı öğreten bir ülke halinde. Ve Asya'nın esasında lideri gibi gözüküyor. O nedenle bizler de eski komşuları olarak kültürü, gelenekleri benzer olan, esasında doğu toplumlarının batıdaki elçisi olarak onlarla işbirliğine hazırız."
Memişoğlu, bugün Türkiye'nin, 1900'lerin başından itibaren Avrupa standartlarında ve dünya standartlarında ilaç eczacılık kurumu olan, aynı zamanda Gümrük Birliği ile Avrupa'nın bir parçası olan ve sağlıkla ilgili de özellikle son 20 senede hem insan gücüyle hem de bilimiyle dünyaya örnek olan bir ülke haline geldiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:
"Her bir vatandaşına en iyi sağlık hizmetini her an ulaştırabilen, sadece bir vatandaşının bile senede 12 kez sağlık hizmetine ulaşabildiği, aynı zamanda dünyanın en iyi sağlık altyapısına ve bilişim altyapısına sahip olan bir ülkeyiz. 124 tıp fakültesiyle klinisyenlerinin ve klinik öncesindeki bilim insanlarının her türlü araştırma yapabilecek kabiliyeti olan, aynı zamanda da geleceğe daha çok üretim, daha çok yeni bir şeyler söyleme iddiasıyla hazırlanan bir ülkeyiz. Çin ile iyi ilişkiler kurarak, Çin'in bir köprüsü, bizim açımızdan da Çin'in Avrupa'ya, Asya'ya ulaşımı, bizim de Asya'ya ulaşımımızı ve insanlara daha faydalı olmasını sağlamak için çalışacağız. Bu konuda Bakanlık seviyesinde her türlü desteğe, her türlü yardıma hazırız."
Bundan sonra görevin Türkiye ile Çin'de bilim üretmek ve iş yapmak isteyenlere düştüğünü vurgulayan Memişoğlu, bu konuda her türlü desteği vermeye hazır olduklarını dile getirdi.
Sağlık Bakanı Memişoğlu, Huawei'nin Çin'deki genel merkezini ziyaret etti
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Çin Halk Cumhuriyeti ziyareti kapsamında 11 Eylül 2025 tarihinde Huawei'nin Shenzhen'deki genel merkezini ziyaret etti.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, Bakan Memişoğlu'nun Çin temasları kapsamında gerçekleştirilen ziyarette, şirketin üst yönetimi de hazır bulundu.
Ziyarette, Türkiye'nin sağlık vizyonu ve dijital dönüşüm deneyimleriyle şirketin sağlık teknolojileri ve yapay zeka çözümleri çerçevesindeki işbirliği fırsatları ele alındı.
Şirket yöneticilerince ziyarette, Huawei'nin sağlık teknolojileri alanında küresel ölçekte geliştirdiği yapay zeka destekli veri analitiği, bulut tabanlı sağlık çözümleri, mobil sağlık uygulamaları ve uzaktan teşhis teknolojileri hakkında bilgi verildi.
Ziyarette, özellikle dijital sağlık verilerinin entegrasyonu, yapay zeka destekli erken teşhis sistemleri, biyoteknoloji ve klinik araştırmalarda ortak çalışmaların yürütülebileceği ifade edildi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Sağlık Bakanı Memişoğlu, "Yapay Zekâ Hastane" projesinde, Huawei ile sağlıkta yapay zekâ uygulamalarının kısa sürede hayata geçirileceğini belirtti.
Memişoğlu, görüşmelerin Türkiye ile Çin arasında sağlık alanındaki işbirliğinin başlangıcı olmasını temenni ettiğini ifade ederek, şunları kaydetti:
"Huawei'e Çin ve Türkiye ilişkilerine sunduğu katkılardan dolayı da ayrıca teşekkür ediyorum. Bizler gelenek ve görenekleri olan toplumlarız. Gelenek ve göreneklerimiz, misafirperverliğimiz, yaşlılara saygımız benzer nitelikte. Türkiye ile Çin arasındaki sağlık işbirliklerinin daha fazla gelişmesi için buradayız."
Sağlık Alanında Stratejik İşbirliği Hedefi
Sağlık Bakanlığı’nın Çin ziyaretinin ana hedefi, Türkiye ve Çin arasında sağlık alanında güçlü ve stratejik bir iş birliği kurmak. Bu kapsamda:
Ortak Klinik Araştırmalar: İlaç sektöründe iki ülkenin bilim insanlarının bir araya gelerek ortak klinik araştırmalar yürütmesi planlanıyor.
Yenilikçi Teknolojiler: Türk bilim insanlarının Çin’in ileri teknolojileriyle buluşması, küresel çapta rekabetçi ürünlerin geliştirilmesine olanak sağlayacak.
Salgın Önleme Sistemleri: Veri entegrasyonuyla salgınları önceden tahmin edebilecek sistemlerin kurulması hedefleniyor.
Teknoloji Transferi ve Ar-Ge: Ortak Ar-Ge merkezleri ve teknoloji transferleriyle ekonomik kazanımlar elde edilirken, halk sağlığının daha etkin korunması amaçlanıyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı, Ulusal ve Uluslararası Medya, Çin Pekin, Şanghay, Shenzhen, 13 Eylül 2025
Sağlık Bakanı Memişoğlu Çin Ulusal Sağlık Komisyonu Başkanı Ley ile görüştü
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Çin Ulusal Sağlık Komisyonu Başkanı Ley Hayçao ile Pekin’de 8 Eylül 2025 tarihinde bir araya geldi.
Başkent Pekin'de temaslarda bulunan Sağlık Bakanı Memişoğlu, bakan düzeyindeki mevkidaşı Çin hükümetinde sağlık alanından sorumlu Ulusal Sağlık Komisyonu'nun Başkanı Ley ile görüştü.Görüşmede, iki ülke arasında sağlığın farklı alanlarında işbirliği olanakları ele alındı.
Bakan Memişoğlu, görüşmede, ziyaretinde Sağlık Bakanlığının ilgili birimlerinin yanı sıra bilim insanları, rektörler, sanayiciler ve üreticilerin de olduğu geniş bir heyetin kendisine eşlik ettiğini belirterek, "Bu güçlü ve kapsamlı heyetle burada bulunmamız, işbirliğimizin derinleşmesine olan kararlılığımızın ve ortak bir vizyon doğrultusuna ilerleme niyetimizin en net göstergesidir." diye konuştu.
Ziyarette Türkiye'nin sağlık vizyonunu Çin tarafıyla paylaşmak istediklerini kaydeden Memişoğlu, "Sağlık sistemimizi koruyan, geliştiren ve üreten sağlık anlayışıyla yeniden şekillendiriyoruz. Hastalıkları tedavi eden, sağlığı koruyan, aynı zamanda bilgi ve teknoloji üreten bir model geliştiriyoruz. Bu modelde önleyici sağlık hizmetleriyle hastalıkların yükünü azaltmayı, yenilikçi tedavilerle sağlığı geliştirmeyi ve yerli üretimle başarılarımızı daha da büyütmeyi amaçlıyoruz." ifadelerini kullandı.
Türkiye'de nüfusun tamamına ücretsiz, kaliteli ve erişilebilir sağlık hizmeti sunulduğuna dikkati çeken Memişoğlu, günlük yaklaşık 3 milyon kişinin poliklinik, acil servis, hastanede tedavi ve yatış ile aile hekimliği hizmetlerinden yararlandığını, 1500 hastane, 30 bine yakın aile sağlığı merkezi ve alanında uzman hekim ve sağlık çalışanıyla yılda 1 milyardan fazla kişiye sağlık hizmeti verildiğini aktardı.
- Dijital dönüşüm ve salgın hastalıklarla mücadele
Memişoğlu, Covid-19 salgınına verilen etkin tepkinin Türkiye'nin sağlık sisteminin gücünü açıkça ortaya koyduğunu, dijital dönüşümünün de sağlık sisteminin en güçlü taraflarından biri olduğunu vurguladı.
Tüm sağlık verilerinin e-Nabız gibi ulusal entegre platformlarda dijitale taşındığını, hasta kayıtları, laboratuvar sonuçları ve epidemiyolojik verilerin artık gerçek zamanlı olarak erişilebilir ve takip edilebilir hale geldiğini, bu sayede hastalıkların erken teşhisi, kaynakların daha verimli kullanımı ve sağlık yönetiminde hızlı ve etkili önlemleri almanın mümkün hale geldiğine işaret eden Memişoğlu, "Kullandığımız dijital altyapı, beraber geliştireceğimiz stratejik işbirlikleri iki ülke için büyük fırsat sunacaktır." dedi.
- Biyoteknoloji ve klinik araştırmalar
Türkiye'nin biyoteknoloji ve klinik araştırmalarda büyük potansiyelinin olduğunun altını çizen Memişoğlu, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun (TİTCK), Avrupa Birliği (AB) standartlarıyla tam uyumlu bir düzenleyici kurum olduğunu, Avrupa İlaç Ajansı (EMA) ve ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) ile eşgüdüm içinde çalıştığını, klinik çalışmaların onay sürecini hızlı ve şeffaf şekilde yürüttüğünü belirtti.
Memişoğlu, TİTCK'nin, ilaç ve biyoteknolojik ürünlerin ruhsatlandırma ve denetiminden, tıbbi cihazların kayıt altına alınmasından sorumlu olduğunu anlatarak, şunları kaydetti:
"Türkiye'nin 1900'lü yıllardan beri ilaç üretim tecrübesi var. TİTCK'nin sıkı denetim ve ruhsatlandırma mekanizmaları sayesinde birçok yerli ilaç firmasıyla antibiyotikten biyoteknolojiye varıncaya kadar geniş bir alanda üretim yapıyoruz. Birlikte ortak klinik araştırmalar planlayabiliriz. Türk bilim insanları Çin'in yenilikçi teknolojileri ile buluştuğunda küresel çapta rekabetçi ürünler ortaya çıkarabilir."
- "Bizler hastalık değil, sağlık bakanlığıyız"
Çin'in obezite ile mücadele gibi halk sağlığı vizyonunu ortaya koyan pek çok programının ve çalışmasının olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’nın da yeni vizyonunun halk sağlığını ve koruyucu sağlığı öncelediğini belirten Memişoğlu, "Her zaman ifade ettiğim gibi bizler hastalık bakanlığı değil, sağlık bakanlığıyız. Bu bağlamda halk sağlığı ve koruyucu sağlığın geliştirmesi alanlarında işbirliğimizi güçlendirmek bizler için büyük bir öncelik taşımaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
Memişoğlu, Türkiye'nin önleyici sağlık hizmetlerine odaklanan modeliyle toplum sağlığını koruma ve geliştirme stratejilerinde somut adımlar attığını, bunun Çin'in deneyimleriyle birleştiğinde bulaşıcı hastalıkların önlenmesi, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının teşviki, dezavantajlı gruplara yönelik sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi ve halk sağlığı altyapısının güçlendirilmesi gibi ortak projelerin iki ülke halkının daha sağlıklı olmasına katkı sağlayacağına inandığını söyledi.
Türkiye'nin yeni sağlık vizyonunda Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığını (TÜSEB) ön plana çıkardığına işaret eden Memişoğlu, TÜSEB'in sağlık araştırmalarını koordine eden çatı kurum olarak biyomedikal mühendislik, genetik, aşı geliştirme, nanoteknoloji gibi stratejik alanlarda ulusal projeleri hayata geçirdiğini, üniversiteler, hastaneler ve sanayi ile güçlü işbirlikleri geliştirerek yerli inovasyonu desteklediğini ve bilimsel üretimin topluma doğrudan fayda sağlamasını amaçladığını aktardı.
Memişoğlu, Türkiye'nin ASELSAN ve TÜSEB işbirliğiyle yerli ve milli kalp akciğer makinesini geliştirdiğini, bu donanımın 2026'da sağlık sistemine dahil edileceğini söyledi. Bazı kanser türlerinin tedavisinde kullanmak üzere CAR T hücre tedavisini yerli imkanlarla üreterek hizmete sunmayı planladıklarını belirten Memişoğlu, "Çin'in biyoteknoloji ve ilaç üretimindeki küresel liderliğini bilmekteyiz. TÜSEB aracılığıyla hayata geçirilecek teknoloji transferi ve ortak AR-GE merkezleri ekonomik kazanımlar yaratacaktır. Bu tür değerli projeler gelecekte iki ülke arasında sağlık teknolojisi alanında daha güçlü işbirliklerini artıracaktır." diye konuştu.
Türkiye'nin modern tıbbın yanı sıra geleneksel tıp alanında da gelişmeler kaydettiğine dikkati çeken Memişoğlu, "Son olarak aile hekimlerimize de akupunktur ve fizyoterapi yapma yetkisi verdik. Bizler geleneksel tıbbın daha erişilebilir ve geliştirebilir olması için çalışıyoruz. Çin geleneksel tıbbının gelişiminin de iyi bir yerde olduğunu biliyorum. Bu alanda daha güçlü işbirliği yaparak ortak sempozyumlar ve eğitim programları düzenleyebiliriz." ifadelerini kullandı.
- "Küresel sağlık sistemini dönüştürebilecek işbirliği"
Sağlık Bakanı Memişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dijital veri paylaşımıyla yapay zekâ destekli salgın öngörü sistemleri geliştirerek gelecekteki hastalıkları önleyebiliriz. Sonuçta Türkiye'nin modern sağlık altyapısıyla Çin'in yenilikçi üretim kapasitesi birleştiğinde küresel ilaç pazarına yeni bir kutup oluşturabiliriz. Bu da milyarlarca insanın sağlığını iyileştirecek, ekonomik kalkınmayı hızlandıracak bir vizyondur. İyi bir işbirliği zemini yakalayabilirsek, Avrupa standartlarında hizmet sunan Türkiye ile Asya'nın lider sağlık gücü Çin'in ittifakı, dünya için çok daha parlak bir gelecek inşa edebilir."
Ulusal Sağlık Komisyonu Başkanı Ley de görüşmede, Çin ve Türkiye'nin sağlık alanında güçlü bir işbirliği temeline sahip olduğunu, ortak tarih ve geleneklerden beslendiğini vurgulayarak, her iki ülkenin de sağlık hizmetlerine erişim, dijital dönüşüm, biyoteknoloji, ilaç üretimi, geleneksel tıp, sağlık eğitimi ve yapay zeka gibi alanlarda yapabilecekleri işbirliğinin sadece iki ülkeye değil, küresel sağlığa da önemli katkılar sağlayabileceğine inandığını söyledi.
Bakan Memişoğlu, Ley ile 2017'deki Türkiye ziyareti sırasında, onun Pekin Sağlık Komisyonu Başkanı, kendisinin de İstanbul İl Sağlık Müdürü olduğu dönemde mevkidaş olarak bir araya geldiklerini hatırlattı, söz konusu ziyaretten bazı fotoğrafları hatıra olarak hediye etti.
Sağlık Bakanı Memişoğlu, Şanghay'da Türk ve Çinli Sağlık İnovasyonlarını buluşturuyor
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 8-11 Eylül 2025 tarihleri arasında Çin Halk Cumhuriyeti’ne 88 kişilik heyetiyle katıldı. İlk gün Pekin’de daha sonra da Şanghay’da çalışmalarını sürdürdü. Ziyaret, Türkiye ve Çin arasında sağlık sektöründe stratejik iş birliği ve yenilikçi projelerin geliştirilmesini hedefliyor. İki ülke arasında sağlık alanında güçlü bir ortaklık kurulması planlanıyor.Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Türkiye ile Çin'in sağlık sistemi, sağlığın teknolojisi, gelişimi ve eğitimi konusunda işbirliklerini çok daha fazla yapacağını belirtti.
Bakanlığın açıklamasına göre, Çin Halk Cumhuriyeti ziyareti kapsamında 10 Eylül 2025 tarihinde Şanghay'da bulunan Bakan Memişoğlu, burada ilk önce ileri teknoloji görüntüleme cihazlarının üretiminin yapıldığı bir tesisi ziyaret etti. Yetkililerle üretim alanlarını gezerek incelemelerde bulunan Memişoğlu, sağlık alanında yeni işbirliklerine dair görüşmeler yaptı.
Memişoğlu, ardından, kentte biyoteknoloji ve teknoloji şirketlerini buluşturan bilim merkezini ziyaret etti.
Türkiye Cumhuriyeti Şanghay Başkonsolosluğu ve Başkonsolos Özlem Kural'ın ev sahipliğinde Türkiye heyeti ve Çin firmalarının katılımıyla düzenlenen resepsiyona da katılan Memişoğlu, burada Çin iş insanları ile ikili görüşmeler gerçekleştirdi.
Memişoğlu, resepsiyonda yaptığı konuşmada, amaçlarının Türkiye ile Çin arasındaki sağlık işbirliğini çok daha ileriye getirmek ve her iki ülkenin kazanacağı, her iki ülkenin insanlarının ve tüm insanlığın kazanacağı işbirliğini geliştirmek olduğunu söyledi.
Çin seyahatlerinde, biyoteknolojiden yapay zekaya, ilaçtan hizmete, geleneksel tıptan eğitime kadar Çin ve Türk insanlarının ve kurumlarının işbirliğini çok daha fazla artırmalarının, her iki ülkeye de çok büyük kazançlar, çok büyük avantajlar getireceğini gözlemlediklerini aktaran Memişoğlu, ilişkilerin çok daha ileri gitmesi için yöneticiler olarak ellerinden gelen desteği vereceklerini ifade etti.
"Türkiye ile Çin işbirliklerini çok daha fazla yapacaktır"
Bu konuda farklı bir zaman dilimine girildiğinin altını çizen Bakan Memişoğlu, şunları kaydetti:
"Artık Türkiye ile Çin sağlık sistemi, sağlığın teknolojisi ve gelişimi ve eğitimi konusunda iş birliklerini çok daha fazla yapacaktır. Bugün Çin dünyanın en iyi teknolojilerini üretebilen, malzemelerini üretebilen, aynı zamanda kendi insanına sağlıklı yaşamayı öğreten bir ülke halinde. Ve Asya'nın esasında lideri gibi gözüküyor. O nedenle bizler de eski komşuları olarak kültürü, gelenekleri benzer olan, esasında doğu toplumlarının batıdaki elçisi olarak onlarla işbirliğine hazırız."
Memişoğlu, bugün Türkiye'nin, 1900'lerin başından itibaren Avrupa standartlarında ve dünya standartlarında ilaç eczacılık kurumu olan, aynı zamanda Gümrük Birliği ile Avrupa'nın bir parçası olan ve sağlıkla ilgili de özellikle son 20 senede hem insan gücüyle hem de bilimiyle dünyaya örnek olan bir ülke haline geldiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:
"Her bir vatandaşına en iyi sağlık hizmetini her an ulaştırabilen, sadece bir vatandaşının bile senede 12 kez sağlık hizmetine ulaşabildiği, aynı zamanda dünyanın en iyi sağlık altyapısına ve bilişim altyapısına sahip olan bir ülkeyiz. 124 tıp fakültesiyle klinisyenlerinin ve klinik öncesindeki bilim insanlarının her türlü araştırma yapabilecek kabiliyeti olan, aynı zamanda da geleceğe daha çok üretim, daha çok yeni bir şeyler söyleme iddiasıyla hazırlanan bir ülkeyiz. Çin ile iyi ilişkiler kurarak, Çin'in bir köprüsü, bizim açımızdan da Çin'in Avrupa'ya, Asya'ya ulaşımı, bizim de Asya'ya ulaşımımızı ve insanlara daha faydalı olmasını sağlamak için çalışacağız. Bu konuda Bakanlık seviyesinde her türlü desteğe, her türlü yardıma hazırız."
Bundan sonra görevin Türkiye ile Çin'de bilim üretmek ve iş yapmak isteyenlere düştüğünü vurgulayan Memişoğlu, bu konuda her türlü desteği vermeye hazır olduklarını dile getirdi.
Sağlık Bakanı Memişoğlu, Huawei'nin Çin'deki genel merkezini ziyaret etti
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Çin Halk Cumhuriyeti ziyareti kapsamında 11 Eylül 2025 tarihinde Huawei'nin Shenzhen'deki genel merkezini ziyaret etti.Şirketten yapılan açıklamaya göre, Bakan Memişoğlu'nun Çin temasları kapsamında gerçekleştirilen ziyarette, şirketin üst yönetimi de hazır bulundu.
Ziyarette, Türkiye'nin sağlık vizyonu ve dijital dönüşüm deneyimleriyle şirketin sağlık teknolojileri ve yapay zeka çözümleri çerçevesindeki işbirliği fırsatları ele alındı.
Şirket yöneticilerince ziyarette, Huawei'nin sağlık teknolojileri alanında küresel ölçekte geliştirdiği yapay zeka destekli veri analitiği, bulut tabanlı sağlık çözümleri, mobil sağlık uygulamaları ve uzaktan teşhis teknolojileri hakkında bilgi verildi.
Ziyarette, özellikle dijital sağlık verilerinin entegrasyonu, yapay zeka destekli erken teşhis sistemleri, biyoteknoloji ve klinik araştırmalarda ortak çalışmaların yürütülebileceği ifade edildi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Sağlık Bakanı Memişoğlu, "Yapay Zekâ Hastane" projesinde, Huawei ile sağlıkta yapay zekâ uygulamalarının kısa sürede hayata geçirileceğini belirtti.
Memişoğlu, görüşmelerin Türkiye ile Çin arasında sağlık alanındaki işbirliğinin başlangıcı olmasını temenni ettiğini ifade ederek, şunları kaydetti:
"Huawei'e Çin ve Türkiye ilişkilerine sunduğu katkılardan dolayı da ayrıca teşekkür ediyorum. Bizler gelenek ve görenekleri olan toplumlarız. Gelenek ve göreneklerimiz, misafirperverliğimiz, yaşlılara saygımız benzer nitelikte. Türkiye ile Çin arasındaki sağlık işbirliklerinin daha fazla gelişmesi için buradayız."
Sağlık Alanında Stratejik İşbirliği Hedefi
Sağlık Bakanlığı’nın Çin ziyaretinin ana hedefi, Türkiye ve Çin arasında sağlık alanında güçlü ve stratejik bir iş birliği kurmak. Bu kapsamda:
Ortak Klinik Araştırmalar: İlaç sektöründe iki ülkenin bilim insanlarının bir araya gelerek ortak klinik araştırmalar yürütmesi planlanıyor.
Yenilikçi Teknolojiler: Türk bilim insanlarının Çin’in ileri teknolojileriyle buluşması, küresel çapta rekabetçi ürünlerin geliştirilmesine olanak sağlayacak.
Salgın Önleme Sistemleri: Veri entegrasyonuyla salgınları önceden tahmin edebilecek sistemlerin kurulması hedefleniyor.
Teknoloji Transferi ve Ar-Ge: Ortak Ar-Ge merkezleri ve teknoloji transferleriyle ekonomik kazanımlar elde edilirken, halk sağlığının daha etkin korunması amaçlanıyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı, Ulusal ve Uluslararası Medya, Çin Pekin, Şanghay, Shenzhen, 13 Eylül 2025