Ana içeriğe geç

Dr. Cemalettin Or

Göçler, Göçmenler ve Türkiye’de Göçmenlere sağlık hizmetleri

7 Ocak 2025  |  Prof. Dr. Zafer Öztek  | 
Foto: Ege Denizini Geçmeye Çalışırken Boğulup Bodrum Sahillerine Vuran Aylan Bebek (2 Eylül 2015)

HALK SAĞLIĞI YÖNÜNDEN GÖÇLER VE GÖÇMENLER

Göçmenlerin soysal, kültürel ve sağlık sorunlarını göçün türüne ve şekline göre ele almak uygun olur. İsteyerek ya­pılan göçlerde ortaya çıkan sorunlar, göç eden kişi önceden göreceli olarak hazırlıklı olduğundan daha kolay çözülebilir. Bu kişiler için önemli olan yeni ortamlarına uyum sorunudur ve bunun çözümü genellikle zamana bağlıdır. Bunun en tipik örneği, 1960’lı yıllarda Avrupa ülkelerine göç eden Türk iş­çileridir. Bu grup dil engeli, beslenme alışkanlıkları ve sosyal yaşamdaki farklılıklar nedeniyle uyum sıkıntısı çektiler; dil engeli nedeniyle sağlık hizmetlerinden yeteri ölçüde yararla­namadılar; en kolay çözümü getolaşmakta, yani etnik grup­ların bir arada bulundukları semtlerde yaşayarak çözdüler. Bu kişilerde görülen en önemli sorun “ev özlemi” (gurbet; home sickness) olarak tanımlanabilecek psikosomatik sorun­lar oldu. Özellikle kadınlarda enseden başlayıp başa yayılan ağrı yakınmaları ortaya çıktı. Berlin’de yaşayan Türk işçiler arasında yapılan bir araştırmada bu sorunların göçten sonra­ki ilk 5 yıl içinde göreceli olarak fazla ve giderek azaldığını gösterdi. Ayrıca, ikinci ve sonraki kuşaklarda bu tür sorunlar daha az görülüyordu.

Halk sağlığı açısından asıl üzerinde durulması gere­ken grup mülteciler, göçe zorlananlar ve sığınmacılardır. Bu gruplardaki göçmenler alışkın oldukları ortamdan farklı sosyal, politik ve coğrafi koşullarda yaşamlarını sürdürür­ler. Göçmenlerin sağlığı göçten önceki sağlık durumlarına, sosyal düzenlerine, yaptıkları yolculuğun uzunluğuna, yeni çevrelerinin güvenliğine, dil bilip bilmemelerine, gittikleri yerdeki hükümetlerin toplumun kendilerine karşı olan yak­laşımlarına, erişebildikleri hizmet olanaklarına göre değişir. Göçmenlerin sağlık sorunları kısa süre içinde, uzun sürede ve göç edilen bölgede karşılaşılan sağlık sorunları olmak üzere üç grupta değerlendirilir. Sağlık sorunları açısından özellikle risk altındaki grupları bilmekte yarar vardır:

  • Bebekler, çocuklar

  • Gebeler, lohusalar

  • Yalnız kadınlar

  • Engelliler

  • Yaşlılar

  • Kronik hastalığı olanlar

  • İnsan ticaretine maruz kalanlar

  • Dil sorunu olanlar


Kısa süreli sağlık sorunları

Göçmenlerin ilk karşılaştığı ve hızla müdahale edilmesi gereken sorunlardır. Göç eden kişilerde görülen kısa süreli sağlık sorunları şunlardır:

  • Beslenme bozuklukları

  • Dehidratasyon

  • Şok

  • Yanıklar

  • Yaralanmalar

  • Besin zehirlenmeleri

  • Üreme sağlığı sorunları

  • Boğulmalar

  • Su ile ve oral yolla bulaşan hastalıklar (Hepatit A, Tifo, polio vb)

  • Hava ile bulaşan hastalıklar (Influenza, TBC, Kızamık vb)

  • Paraziter hastalıklar (Sıtma, Tripanasoma vb)

  • Yakın temasla bulaşan hastalıklar (Bit, Pire vb)


Uzun süreli sağlık sorunları

Bu sorunlar genellikle göç sırasında teşhis edilemediği ve uygun şekilde tedavi edilmediği ya da müdahalede geç kalındığı için kronikleşen hastalıklar ve göçmen toplumunun genel sağlık düzeyini bozan durumlardır. Bu durumlar kişile­rin göçmenlik durumu kalktıktan sonra dahi devam edebilir. Uzun süreli sağlık sorunların başlıcaları şunlardır:

  • Yetersiz doğum öncesi bakım sonucu bebeklerde büyü­me ve gelişme gerilikleri

  • Anne, bebek ve çocuk ölümlerinde artış

  • Kronik beslenme yetersizlikleri

  • İyot yetersizliği

  • D vitamini yetersizliği

  • Cinsel yolla bulaşan hastalıklar

  • Diyabet, hipertansiyon, kanser ve diğer kronik hastalık­lar ve bunlara bağlı komlikasyonlar

  • Ruh sağlığı sorunları

  • Alkol bağımlılığı

  • Madde bağımlılığı

  • Şiddet

  • Hastalık yükünde artış


Göç edilen bölgede sağlık sorunları

Göçmenler, özellikle kitlesel olarak olan göçler sonrasın­da, gittikleri bölgenin de sağlık sorunlarının değişmesine ya da artmasına neden olabilirler. Bunlar arasında şunlar sayı­labilir:

  • Yeni ortaya çıkan ya da yeniden görülen bulaşıcı has­talıklar

  • Rutin sağlık hizmetinin aksamasına bağlı sağlık sorun­ları

  • Çevre sağlığı sorunları

  • Şiddet

  • Sağlık hizmetlerinde kayıt ve bildirim eksikliği

  • Bölgenin epidemiyolojik ölçütlerinde kötüleşme


TÜRKİYE’DE GÖÇMENLERE SAĞLIK HİZMETLERİ

Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan buyana göç olgusuy­la karşı karşıyadır. 1923 yılında yapılan Lozan Barış Konfe­ransında nüfus değişimine ilişkin kararlar da alınmıştı. Ant­laşma çerçevesinde 400 bin dolayında göçmen Türkiye’ye geldi; bunlardan 350.000 kadarı devlet eliyle ülkeye getirildi, sağlık kontrollerinden geçirildi, kendilerine ev ve arazi veril­di, üretici duruma getirilmeleri için programlar uygulandı. Bu kişiler için örnrk (numune) köyler oluşturuldu. Bu köylerin ilki Ankara yakınlarındaki “Ahi Mes’ud” çiftliğidir (sonra Etimesğut). Bu çiftlik satın alınarak burada, yollarıyla, ev­leriyle ve kuruluşlarıyla zamanın modern köyü oluşturuldu. Okul, içme suyu, çarşı, han, hamam, çamaşırhane yapıldı, elektrik bağlandı; 1930 yılında bir devlet hastanesi (Numu­ne Sıhhat Merkezi) hizmete girdi. Bu hastane özellikle sıt­ma ile mücadelede büyük bir başarı elde etti. Bataklıkların kurutulmasında devlet hastanesinde görev yapan hekimler Atatürk’ün de övgüsünü kazandı. Ulu Önder bu nahiyeye (bucağa) yaptığı bir ziyarette hatıra defterine başhekim Dr. Mehmet Cemallettin Or’u öven bir yazı yazdı. 2 Ağustos 1930 tarihinde adı “Etimesut” olarak değiştirilen Ahi Mesud nahiyesini 29 Kasım 1937 tarihinde ziyaret eden Atatürk, Etimesut İçtimai Hıfzıssıhha Numune Dispanseri hatıra def­terinde yerleşkenin adını “Etimesğut” olarak yazdı. Ata’ya atfen nahiyenin adı 24 Aralık 1937 tarihinde “Etimesğut” olarak kabul edildi. (Etimesğut nahiyesi ve bağlı köyleri Sağ­lık Hizmetlerinin Sosyalleştirlmesi dönemin başlarında, 1965 yılında Hacettepe Üniversitesi ile Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı tarafından “eğitim ve araştırma bölgesi” yapıldı ve uzun yıllar bu amaçla hizmet verdi.)

Atatürk’ün Etimesgut Sağlık Merkezine Yaptığı Ziyaret Sırasında Ziyaret Defterine Yazdığı Yazı (29 Ka­sım1937)

Türkiye, 21. yüzyılın başlarında Orta Doğu ülkelerindeki karmaşa ve iç savaşlar nedeniyle yoğun şekilde kitlesel göç dalgalarına maruz kaldı. Özellikle, 2011 yılında Suriye’de başlayan iç savaş sonrasında Suriye’den gelenlere ek olarak, Irak, Afganistan ve diğer bazı ülkelerden katılanlar da dahil ülkemize sayıları kesin olmamakla birlikte 2019 yılına kadar 4 milyon dolayında sığınmacı akın etti. Bu göçmenlerin bir kısmı ülkemizde kalırken bir kısmı kaçak ve tehlikeli yol­larla Avrupa ülkelerine geçmek istedi; pek çoğu bu geçişler sırasında yaşamlarını yitirdi. Türkiye’de kalanların yaklaşık yarısı 10 ilde kurulan 25 kadar çadır kentlere ve kamplara, bir kısmı kamu kurumlarına ait binalara yerleştirildi; diğer yarısı ise kendi olanakları ile değişik kentlerde yaşamları sür­dürmeye başladı. Türkiye’de bu göçmelere, bir süre kaldıktan sonra kendi ülkelerine dönecekleri beklentisi içinde ve mül­tecilere tanınan uluslararası yasal haklardan kaçınmak için “misafirler” denilmesi uygun görüldü. Ülkenin hemen bütün sektörleri bu kişilerin barınması ve bakımı ile ilgili çalışmalar yaptı. Bu arada, Sağlık Bakanlığı, üniversiteler, Türk Kızılayı ve birçok sivil toplum kuruluşu bu göçmenlere temel sağlık hizmetleri, hastane bakımı ve rehabilitasyon hizmetleri verdi. 2018 yılı itibariyle yarı resmî kurumlar bu gruba 30 – 50 mil­yar ABD Doları dolaylarında harcama yapıldığını ifade etti.

2013 yılında yayınlanan genelgelerle Suriyeli göçmen­lerin Türkiye’nin her yerinde hastaneler dahil sağlık kuru­luşlarından ücretsiz olarak yararlanması sağlandı; giderler, il valilikleri tarafından karşılandı. Göçmenlere verilen sağlık hizmetlerinde şu kurallara uyulması genelgelerle duyuruldu: (1) Kayıt işlemi tamamlanmayanlara yalnızca bulaşıcı has­talıklardan korunma ve acil tedavi hizmeti verilir, (2) Genel sağlık sigortalılara sağlanmayan hizmetler göçmenlere de sağlanmaz (estetik cerrahi vb), (3) Türkiye’de çalışma izni alanlar katkı payı öder, (4) Birinci basamak sağlık kuruluşuna başvurulması esastır, (5) Acil ve zorunlu haller dışında özel sağlık kuruluşuna doğrudan başvurulamaz, (6) Türkiye’ye girmeden önce oluşmuş organ ve uzuv kayıplarına ilişkin te­davi giderleri karşılanmaz.

Suriye’den Türkiye’ye Göç Akını (2016)

Suriyeli göçmenlere 2014 yılında yayımlanan “Geçici Koruma Yönetmeliği” ve “Geçici Koruma Altına Alınanla­ra Verilecek Sağlık Hizmetlerine Dair Esaslar” çerçevesinde geçici koruma statüsüne alınan göçmenlere de sağlık hizmet­leri sunulur. Kamplarda yaşayanların her türlü temel sağlık gereksinimleri karşılanır. Bu hizmetler arasında her türlü bulaşıcı hastalıktan korunma ve bağışıklama, gebe ve çocuk izlemleri, çevre sağlığı hizmetleri, sağlıklı su sağlama, bes­lenme, vektör kontrolü, ilaçlama gibi işler sayılabilir.

Suriyeli göçmenler gerek kamplardan sevk ile gerekse de kamp dışından kayıt altına alındıktan sonra 2. ve 3. basamak kamu ve özel hastanelerinde tedavi edilmektedir. Ancak, ara­lık 2014 tarihinde yayımlanan bir genelge ile acil ve yoğun bakım gerektiren haller dışında özel hastanelerde alınabile­cek tedavi hizmetleri sınırlandırılmıştır. Bu hizmetlerin su­nulmasında dil sorunu, göçmenlerin onlara verilen hizmetler hakkında yeterli bilgiye sahip olmamaları ve ulaşım sorunları göçmenlerin aldıkları sağlık hizmetini kısıtlamaktadır.

Prof. Dr. Zafer Öztek, Halk Sağlığı Kuramlar ve Uygulamalar Kitabı, Ankara, Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı Yayını, 2020, S.996-1000

Kaynaklar

  • Abadan Unat N. “Federal Almanya’nın 1966-76’de geçirdiği ekonomik buhran açısından yabancı işgücü ve Türk işçilerinin du­rumu”, A. Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, 26(4), s. 159-180, 1071.

  • Abadan Unat N. Batı Almanya’daki Türk İşçileri ve Sorunları, Ankara, DPT yayını, 1964.

  • Abadan Unat N.“Yurtdışına Göçen Türk İş Gücü ve Dönüş Eği­limleri”, Ankara Üniversitesi sBf Dergisi, cilt 27(2), s. 183-206, 1972.

  • Akçakoca M. Kitlesel Göçlerde Sağlık hizmetleri Sunumu, S.B. Acil Genel Müdürlüğü, 17.04.2015.

  • Aksoy E. “Yörük ve Türkmenlerin Sosyo- Kültürel Yapısı (Kı­rıkkale Karakeçili Aşireti Örneği), Hacettepe Üniversitesi SBE Ya­yınlanmamış Doktora Tezi, Ankara: Hacettepe Üniversitesi, 2001.

  • Bocker A. “The Impact of Host-Society Institutions on the Integ­ration of Turkish Immigrants in Germany and Netherlands”, Con­ference on the Integration of Immigrants from Turkey in Austria, Germany and Holland, Boğaziçi Universitesi, İstanbul, February 27-28, 2004.

  • Dural B. Mevsimlik Tarım İşçisi Göçer/ Yarı-Göçer Aile Çocuk­larının Eğitime Erişim Hakkı Ya Da Bir “Hayaller” Ve “Gerçekler”

  • Hikayesi, Kasım 2017, Konferans: 11. Uluslararası KAYSEM Ulus­lararası Göç ve Mülteci Sorununun Çözümünde Kamu Yönetiminin Rolü Sempozyumu, At: Elazığ- Turkeyhttps://www.researchgate.net/ publication/321289538

  • İlhan MN. Göç ve Sağlık, SASAM Enstitüsü Halk Sağlığı Günle­ri Kongre Kitabı, Ankara, 2015.

  • İlhan MN., Gözlü M., Atasever M., Dündar MA., Büyükgök D., Barkan B. Göç ve Halk Sağlığı, ANALİZ Yıl: 2, Sayı 7, Nisan 2016, SASAM Enstitüsü Yayınları. Ankara.

  • Karadağ Ö., Altıntaş KH. Mülteciler ve Sağlık, Rewiev Article TAF Prev Med Bull 2010; 9(1):55-62

  • Öz CS., Bulut E. “Mevsimlik Tarım İşçilerinin Türk Hukuk Siste­mi İçerisindeki Yeri”, ÇSGB Çalışma Dünyası c:1 s:1, Ankara: TC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 2013.



  • Öztek Z., Bertan M. Yurt Dışına Göç ve Sağlık, H.Ü.Toplum He­kimliği Enstitüsü yayını No.24, Ankara, 1982.



  • Sağlık Bakanlığı, https://sgb.saglik.gov.tr/content/files/ haber­ler/2016OCAK/tbmm.pdf;

  • Şahin Kütük B. Türkiye’den Batı Avrupa’ya İşçi Göçünün Sos­yolojik Çalışmalara Yansımaları, Sosyoloji Konferansları No: 52 (2015-2) / 609-654 DOI: 10.18368/IU/sk.19012

  • Taşdelen, Musa H. “Yurt Dışından Dönen Türk İşçi Ailelerinin Uyum Problemleri”, Sosyoloji Konferansları Dergisi, sayı 23, s. 61- 67, 1991.

  • Tekkaş K. Göç Eden Bireylerin Öncelikli Sağlık Sorunları ve Sağlık Hizmetine Ulaşımdaki Engeller, 2017, https://www.resear­chgate.net/publication/321269097_Goc_Eden_Bireylerin_Oncelik­li_Saglik_Sorunlari_ve_Saglik_Hizmetine_Ulasimdaki_Engeller

  • Toksabay B. The Health Right of Refugees in Turkey. Yayımlan­mamış Yüksek Lisans Tezi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Ankara, 2010.

  • Toole, M.J., Waldman, R.J. The Public Health Aspect of Comp­lex Emergencies and Refugee Situations, Annu Rev Public Health, 1997, 18; 283-312.

  • Türk Tabipleri Birliği, Savaş Göç ve Sağlık, Ankara, 2016.

  • Yavuz Ö. Türkiye’deki Suriyeli Mültecilere Yapılan Sağlık Yar­dımlarının Yasal Ve Etik Temelleri, Mustafa Kemal Üniversitesi Sos­yal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt: 12, Sayı: 30, s. 265-280, 2015