Ana içeriğe geç

AB

Avrupa Parlamentosu, Filistin Devleti'nin tanınması çağrısında bulundu

12 Eylül 2025  |  Bekir Metin  | 
Avrupa Parlamentosu, merkez çoğunluğun grupları tarafından kabul edilen ve bağlayıcılığı olmayan bir karar lehinde oy kullandı.

Avrupa Parlamentosu, 11 Eylül 2025 Perşembe günü aldığı kararla AB üye devletlerine, “iki devletli çözümün sağlanması amacıyla Filistin Devleti’ni tanımayı değerlendirmeleri” çağrısında bulundu.

Parlamento geçmişte “Filistin devletinin prensipte tanınmasını” desteklemişti. Ancak bu yeni karar, ulusal hükümetlere daha doğrudan bir eylem çağrısı niteliği taşıyor.

Karar, 305 lehte, 151 aleyhte ve 122 çekimser oyla kabul edildi. İtalyan Sosyalist Milletvekili Nicola Zingaretti, sonucun siyasi gruplar arasında çeşitli değişiklikler üzerinde yapılan kapsamlı müzakerelerin ürünü olduğunu belirtti.

Oylama uzun ve gergin geçti.

Parlamenterler, Gazze ile ilgili değişiklik oylamalarını kontrol etmek için oturuma ara verilmesini talep etti ve ardından kararın bütünü üzerine son oylamaya geçildi.

Karardaki bir diğer tartışmalı nokta ise İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının tanımlanmasında “soykırım” ifadesinin kullanılıp kullanılmamasıydı.

Sonuç olarak “soykırım eylemleri” ifadesi reddedildi ve metinden çıkarıldı.

Avrupa Parlamentosu’nda Gazze tartışması: 'Soykırım' sözcüğü üzerinden derin ayrışma

AB Parlamentosu’nun mevcut krizde diplomatik bir rolü bulunmuyor. Ancak yapılan tartışmalar ve alınacak kararlar, İsrail hükümeti üzerinde siyasi baskıyı artırabilir.

Avrupa’nın Gazze'de devam eden savaşa yönelik ideolojik ayrılıkları, 10 Eylül 2025 Salı günü yapılan hararetli bir tartışmada gün yüzüne çıktı. Tartışmanın odak noktası, İsrail’in Gazze’deki eylemlerini tanımlarken 'soykırım' sözcüğünün kullanılıp kullanılmaması ve AB’nin harekete geçmedeki yavaşlığı oldu.

“Gazze kırılma noktasında: Kıtlıkla mücadele, esirlerin serbest bırakılması ve iki devletli çözüme giden yol” başlıklı oturum, Avrupa Parlamentosu’nun Strasbourg’daki genel kurulunda gerçekleşti. Bu tartışma, milletvekillerinin Gazze hakkında bağlayıcı olmayan bir karar tasarısını oylamasından iki gün önce yapıldı.

AB Parlamentosu’nun mevcut krizde diplomatik bir rolü bulunmuyor. Ancak yapılan tartışmalar ve alınacak kararlar, İsrail hükümeti üzerinde siyasi baskıyı artırabilir.

Şu ana kadar AB, İsrail’in Gazze’deki eylemlerinin, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nda yer alan insan hakları maddelerini ihlal ettiğini kabul etti. Fakat birçok üye devletin İsrail ile ilişkilerini koruma isteği nedeniyle yaptırım uygulanmadı.

Salı günkü tartışmada milletvekilleri özellikle 'soykırım' kavramı üzerinden karşı karşıya geldi. İspanyol Sosyalist Milletvekili Nacho Sánchez Amor, AB’ye 'kötülüğü ifşa edin ve bunun soykırım olduğunu söyleyin' çağrısı yaptı. Buna karşılık aşırı sağcı “Avrupa için Vatanseverler” grubundan Antonio Tânger Corrêa, 'hesap vermesi gerekenin Hamas olduğunu' savundu.

Hollandalı Milletvekili Sander Smit (Avrupa Halk Partisi), Belçikalı solcu Marc Botenga’yı “soykırım” sözcüğünü aşırı sol bir bakış açısıyla kullanmakla suçladı ve “Ermeniler gibi gerçek soykırım kurbanlarını aşağılamakla” itham etti. Smit, “Soykırımın kanıtı nerede? İsrail yardım sağlıyor, çocukları tahliye ediyor. Eğer soykırımdan bahsederseniz… Bu antisemitizmdir,” dedi.

Botenga ise buna karşılık, Gazze’de soykırımın herkes tarafından kabul edildiğini, Amnesty International (Uluslararası Af Örgütü) Human Rights Watch (İnsan Hakları İzleme Örgütü), Sınır Tanımayan Doktorlar ve hatta 'İsrailli soykırım araştırmacıları' tarafından bile dile getirildiğini söyledi.

Tartışma, Avrupa Birliği içinde ortak bir tutum alınamadığını bir kez daha gözler önüne serdi. AB’nin dış politika sorumlusu Kaja Kallas da “üyeler ortak bir görüşe varmadıkça birlik hareket edemez” diyerek bu duruma dikkat çekti.

Geçtiğimiz hafta ise AB Komisyonu’nun İspanyol Başkan Yardımcısı Teresa Ribera, ilk kez kamuya açık şekilde “Gazze’de soykırım” ifadesini kullandı. Ribera, Avrupa’yı “İsrail’in askeri operasyonlarını durdurmaya ikna etmekte başarısız olmakla” suçladı. Ancak Komisyon sözcüleri bu açıklamadan hemen sonra “soykırım tanımını yapmanın Komisyon’un değil, mahkemelerin işi olduğunu” vurguladı.

Kaynak: Euronews Headquarters, Lyon-Fransa, 10-12 Eylül 2025