Amerikan Beyin Cerrahları Birliği
Yüzyılın Beyin Cerrahı Prof. Dr. Gazi Yaşargil hayatını kaybetti.
12 Haziran 2025 | Bekir Metin | Amerikan Beyin Cerrahları Birliği
'Yüzyılın Beyin Cerrahı' unvanıyla onurlandırılmış, modern beyin cerrahisinin babası olarak bilinen Prof. Dr. Gazi Yaşargil 100 yaşında hayatını kaybetti. Gazi Yaşargil, 20. yüzyılın en önemli iki beyin cerrahından biri olarak gösterilmekteydi.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Amerikan Beyin Cerrahları Birliği tarafından Yüzyılın Adamı seçilen Prof. Dr. Gazi Yaşargil'in 10 Haziran 2025 tarihinde vefat ettiğini duyurdu.
Memişoğlu sosyal medya hesabından yapmış olduğu açıklamada "Alanında yürüttüğü eşsiz çalışmalarla “Yüzyılın En İyi Beyin Cerrahı” seçilen Prof. Dr. Gazi Yaşargil Hocamızın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim." ifadelerini kullanarak sözlerine şöyle devam etti;
"Bilime adadığı ve bir asra yaklaştığı ömründe hepimiz için örnek teşkil eden nice işe imza atmıştı. Onun hatırasını yaşatmak için elimizden geleni yapacağız. Mekânı cennet, makamı ali olsun."
Yeditepe Üniversitesi ve Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri’nin açıklaması
Yüzyılın Beyin Cerrahı Unvanıyla Onurlandırılmış, Modern Beyin Cerrahisinin Babası, Mikro nöroşirurjinin Kurucusu, Nöroşirürji Alanında Çığır Açan Çalışmalarıyla Tıp Tarihine Adını Altın Harflerle Yazdıran, 20. Yüzyılın En Önemli Beyin Cerrahlarından Biri Olan, Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalının Kıymetli Akademisyeni, Yeditepe Üniversitesi Hastanelerinin Değerli Cerrahı, Saygıdeğer Bilim İnsanı Prof. Dr. Gazi Yaşargil’ in 10 Haziran 2025 tarihindeki vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Türk tıbbının ve dünya nöroşirurjisinin gururu olan Prof. Dr. Gazi Yaşargil, yalnızca bilimsel başarılarıyla değil; hekimlik mesleğine kazandırdığı sayısız öğrenci, yetiştirdiği bilim insanı ve hastaya yaklaşımındaki insani derinlikle de hafızalarda yer etti.
Ömrünü bilime, insanlığa ve genç beyin cerrahlarının yetişmesine adamış; bilimsel makaleleri, uluslararası ödülleri ve geliştirdiği mikronöroşirürji teknikleriyle bir ekol yaratan Yaşargil’in mirası, yalnızca bir tıp insanına ait değil, aynı zamanda modern tıbbın gelişim serüveninin temel yapı taşlarından biridir.
Merhuma Allah’tan rahmet; başta kıymetli eşi Dianne Yaşargil olmak üzere, tüm ailesine, sevenlerine ve tıp camiasına başsağlığı diliyoruz.
Gençlere Seslenmişti
Dünyaca ünlü beyin cerrahı Prof. Dr. M. Gazi Yaşargil, Yeditepe Üniversitesi’nin akademik kadrosuna katıldığı tarihte kendisi için düzenlenen törende gençlere seslenerek, “Kendinizden korkmayın, yaratıcı olmaya çalışın. Daha yapacak çok iş var” demişti.
Hocaların Hocası Nasıl Yaşıyordu?
İlerleyen yaşına rağmen hala ameliyatlara giren ve hafızasında en ufak bir sorun yaşamadığını belirten Yaşargil, bazı geceler hiç uyumadığını, zaman zaman iki ameliyat arasında tek elma yiyerek günü geçirmek zorunda kaldığını söylemişti.
Hiç tatil yapmadığını, tatil anlayışının da kongre için gittiği şehirlerde birkaç saatliğine müzeleri gezmekten ibaret olduğunu anlatmış, "Ben her zaman iyi uyumuyorum. Et yemediğim de doğru değil, sebze de severim. Bir elmayla günü geçirdiğim olmuştur ama vaktim yoktu, üstelik yorgundum" demişti.
120 Yaşına Kadar Yaşamak Mümkün
İnsanların 120 yaşına kadar yaşamasının mümkün olduğunu hatırlatılan Yaşargil, şu değerlendirmelerde bulunmuştu;
“Biyologların açıkladığına göre, bizim kromozomların tepesinde bir ufak parçacık var. O sözde bizim yaşamımızı idame ettiriyor. O zamanla yaşlandıkça küçülüyor. Onu hesaplamışlar, 'telemetrik' diyorlar. Herkesin 120 yaşına kadar iyi yaşayabilmesi mümkün. Şu anda bence iktisadi, ekonomik durumu iyi memleketlerde muhakkak ki bu hususta çalışılıyor. Hatta 120 değil, daha uzun uzun yaşamak bile isteniyor. Benim düşüncem insanın 120 yaşına kadar hem bedenen hem zihnen iyi durumda olabilmesi. Hastalık gelse bile onunla yaşayabilmesi, bir şeyler verebilmesi. Yaşlıların gençlere mesajları olabilir, tecrübelerini bildirebilir, bu da bir kıymettir.”
Yaşargil, doğduğu Diyarbakır'da adının yaşatıldığı hastanede anıldı

10 Haziran 2025 tarihinde vefat eden Prof. Dr. Gazi Yaşargil, doğduğu Diyarbakır'da ismi verilen Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde meslektaşları tarafından anıldı.
Geliştirdiği mikrocerrahi teknikleriyle dünya tıbbına yön veren, Amerikan Beyin Cerrahları Birliğince "Yüzyılın en iyi beyin cerrahı" seçilen Prof. Dr. Yaşargil'in vefatı dolayısıyla adının yaşatıldığı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde program düzenlendi.
Programda konuşan Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Emre Asiltürk, tarifsiz hüznün ve derin minnetin gölgesinde toplandıklarını söyledi.
"Tıp dünyasının kutup yıldızı, insanlığa adanmış bir ömrün sahibi, beyin cerrahisinin yaşayan efsanesi, Diyarbakır'ın gururu Prof. Dr. Gazi Yaşargil'i ebediyete uğurlamanın derin acısını yaşıyoruz." diyen Asiltürk, Yaşargil'in bilime sunduğu katkılara değindi.
"Onun mirasını yaşatmaya devam ediyoruz"
Emre Asiltürk, şunları söyledi:
"O sadece bir hekim değil, insan beyninin sınırlarında dolaşan, imkansızı mümkün kılan, bir milleti olduğu kadar insanlığı da onurlandıran bir bilim çınarıydı. Geliştirdiği teknikler, mikrocerrahiye kazandırdığı yenilikler ve yetiştirdiği yüzlerce hekimle tıp tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Dünyanın dört bir yanındaki ameliyathanelerde onun adını taşıyan yöntemlerle insanlar hayata tutunurken, bizler onun mirasını yaşatmaya devam ediyoruz.
İşte bu hastane, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi, sadece bir sağlık kurumu değil, onun ilminin, emeğinin ve vizyonunun yaşayan bir abidesidir. Bugün ismini taşıyan bu hastanede, onun bilimsel mirasına sahip çıkmak ve onu yeni kuşaklara tanıtmak, bizlerin en büyük sorumluluğudur."
Prof. Dr. Gazi Yaşargil’in isminin sadece hastanedeki tabelada yer almadığına işaret eden Asiltürk, hastanede yürütülen her bilimsel çalışmanın, tedavinin, umut dolu iyileşmenin onun ışığında sürdürüldüğünü belirtti.
Asiltürk, "Acımız büyük ancak gururumuz daha da büyük. Diyarbakır böyle bir değeri bağrından çıkardığı için ne kadar övünse azdır. Kendisini bilim yolculuğuna adayan bu büyük insanı, saygı, minnet ve rahmetle anıyor, ailesine, sevenlerine, tüm sağlık camiasına ve milletimize başsağlığı diliyoruz." dedi.
Prof. Dr. Gazi Yaşargil Kimdir?
Amerikan Beyin Cerrahları Birliğince "Yüzyılın en iyi beyin cerrahı" seçilen Prof. Dr. Gazi Yaşargil, geliştirdiği mikrocerrahi teknikler ve Parkinson hastalığı ile hareket bozukluklarına yönelik ilk kez uygulanan cerrahi yöntemlerle modern beyin cerrahisine adını altın harflerle yazdırdı. ( Mehmet Yaren Bozğun - Anadolu Ajansı )
Prof. Dr. Gazi Yaşargil, babasının kaymakamlık görevi yaptığı Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 6 Temmuz 1925 tarihinde doğdu. Aynı yıl ailesiyle birlikte Ankara’ya taşındı. Beş kardeşli Yaşargil ailesinin tüm çocukları Ankara’daki okullarda eğitim gördü. Kız kardeşlerinden Selma, Ankara Gazi Lisesi’nde 40 yıl İngilizce öğretmenliği yaptı; Tomris ise Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu’nda kimya mühendisi olarak görev aldı. Erkek kardeşlerinden Erdem, İsviçre Basel’de genel cerrahi profesörü, Günay ise Zürih’te fizyoloji profesörü oldu.
Prof. Dr. Yaşargil, Ankara Atatürk Lisesi’nin klasik Latince bölümünden 1943 yılında mezun oldu. Aynı yılın sonbaharında Almanya’daki Friedrich Schiller Üniversitesi’nde tıp eğitimine başladı. Savaş koşulları nedeniyle eğitimini iki dönem sonra yarıda bırakıp 1945’te İsviçre’ye geçti. Tıp eğitimini Basel Üniversitesi’nde tamamladı ve 1949 sonbaharında mezun oldu. Mezuniyetin ardından üç ay boyunca Anatomi Enstitüsü’nde, dünyaca ünlü Dr. Josef Klingler ile beyin anatomisi üzerine çalıştı. 1950-1953 yılları arasında nöroloji-psikiyatri, iç hastalıkları ve genel cerrahi alanlarında birer yıl asistanlık yaptı.
Ocak 1953’te Zürih Üniversitesi Beyin Cerrahisi Kliniği’nde Prof. Dr. Hugo Krayenbühl, Prof. Dr. George Weber ve Prof. Dr. Emil Zander ile beyin cerrahisi uzmanlık eğitimine başladı. 1960 yılında doçent, 1965 yılında profesör, 1973 yılında ise ordinaryüs profesör unvanını aldı. 1993 yılına kadar aynı klinikte bölüm başkanlığı görevini sürdürdü.
Zürih Üniversitesi’nde görev yaptığı ilk 12 yılda (1953–1965), binlerce hastaya beyin ve göz çukuru (orbita) perkütan anjiyografisi uygulayarak bu alanda önemli yayınlar ve kitaplar hazırladı. 1957–1965 yılları arasında, stereotaktik tekniklerle Parkinson hastalığı ve diğer hareket bozukluklarının tedavisinde çığır açan ameliyatlara imza attı. Bu operasyonlarda Zürih Üniversitesi Fizyoloji Profesörü Oscar Wyss’in geliştirdiği yüksek frekanslı koagülasyon tekniğini kullandı; bu teknik, kısa sürede dünya genelinde kabul gördü.
1965–1966 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri’nde Vermont Üniversitesi’nde Prof. Dr. M.P.R. Donaghy ile birlikte çalışarak mikrovasküler cerrahiyi öğrendi. Bu yöntemi ilk defa hayvan beyin damarları üzerinde uygulayan Prof. Yaşargil, 1967 yılında Zürih’te beyninde üç atardamarı tıkanmış bir hastaya başarılı bir bypass ameliyatı gerçekleştirdi. Bu operasyon, beyin damar cerrahisinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu.
1967–1973 yılları arasında mikronöroşirürjiye yönelik ameliyat mikroskopları, cerrah koltukları, mikro alet masaları, anevrizma klipleri, mikro dikiş setleri ve otomatik retraktörler gibi pek çok yenilikçi cerrahi ekipmanın geliştirilmesini sağladı.
1967’den itibaren, mikroteknik kullanarak beyin ve omurilik sıvı yollarının açılımını esas alan yeni bir cerrahi yöntem geliştirdi. Bu teknik, damar hastalıkları, anevrizmalar, arteriovenöz malformasyonlar (AVM), kavernomlar, tümörler, temporal epilepsi ve bel fıtığı gibi rahatsızlıkların cerrahisinde çığır açtı. 1968–1993 yılları arasında kurduğu mikrocerrahi laboratuvarında dünyanın dört bir yanından gelen beyin cerrahlarına eğitim verdi. Mikronöroşirürji üzerine sekiz kitap yayımladı.
1993 yılında Zürih Üniversitesi’ndeki görevinden emekli oldu. 1994 yılında Arkansas Üniversitesi Tıp Fakültesi (Little Rock, ABD)’nde profesör olarak göreve başladı. Prof. Dr. Ossama Al-Mefty ile birlikte ABD’nin ilk Mikronöroşirürji Merkezi’ni kurdu. Bu merkezde ameliyatlara devam etti, dersler verdi, mikronöroşirürji laboratuvarı kurdu ve kurslar düzenledi. 2013 yılında Arkansas Üniversitesi’nden emekli oldu.
2013 yılından itibaren Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalı’nda Prof. Dr. Uğur Türe ile birlikte bilimsel çalışmalarını, derslerini ve konferanslarını sürdürdü.
Prof. Dr. Yaşargil’in adıyla Oxford (İngiltere), Little Rock (ABD) ve Pekin (Çin)’de mikrocerrahi laboratuvarları kurulmuştur. Arkansas Üniversitesi, “Yaşargil Kürsüsü” nü kurmuş; “Gazi ve Dianne Yaşargil Yıllık Konferansı” ile çalışmalarını onurlandırmıştır. Amerikan Nöroşirürji Derneği yıllar boyunca “Yaşargil Dersi” düzenlemiştir. Türk Nöroşirürji Derneği de uzun yıllar boyunca “Yaşargil Dersi” ile Prof. Yaşargil’in bilgi ve deneyim mirasını yaşatmıştır. Zürih Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2014 yılında başlattığı “Yaşargil Konferansları” ile bilim dünyasına katkılarını anmaya devam etmiştir.
İki kez evlenen Gazi Yaşargil'in, ilk evliliğinden Leyla ve Ceylan adında iki kızı ve Can adında oğlu var. Oğluna, ismi arkadaşı Can Yücel'in hatırası nedeniyle verilmiştir. Yaşargil, beyin ameliyatları için geliştirdiği alete kızı Leyla'nın adını verdi.
Prof. Dr. M. Gazi Yaşargil, 10 Haziran 2025 Salı günü saat 21.10’da hayata veda etmiştir.
Kaynak: AA, Hürriyet, Yeditepe Üniversitesi, 11 Haziran 2025,
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Amerikan Beyin Cerrahları Birliği tarafından Yüzyılın Adamı seçilen Prof. Dr. Gazi Yaşargil'in 10 Haziran 2025 tarihinde vefat ettiğini duyurdu.
Memişoğlu sosyal medya hesabından yapmış olduğu açıklamada "Alanında yürüttüğü eşsiz çalışmalarla “Yüzyılın En İyi Beyin Cerrahı” seçilen Prof. Dr. Gazi Yaşargil Hocamızın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim." ifadelerini kullanarak sözlerine şöyle devam etti;
"Bilime adadığı ve bir asra yaklaştığı ömründe hepimiz için örnek teşkil eden nice işe imza atmıştı. Onun hatırasını yaşatmak için elimizden geleni yapacağız. Mekânı cennet, makamı ali olsun."
Yeditepe Üniversitesi ve Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri’nin açıklaması
Yüzyılın Beyin Cerrahı Unvanıyla Onurlandırılmış, Modern Beyin Cerrahisinin Babası, Mikro nöroşirurjinin Kurucusu, Nöroşirürji Alanında Çığır Açan Çalışmalarıyla Tıp Tarihine Adını Altın Harflerle Yazdıran, 20. Yüzyılın En Önemli Beyin Cerrahlarından Biri Olan, Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalının Kıymetli Akademisyeni, Yeditepe Üniversitesi Hastanelerinin Değerli Cerrahı, Saygıdeğer Bilim İnsanı Prof. Dr. Gazi Yaşargil’ in 10 Haziran 2025 tarihindeki vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.Türk tıbbının ve dünya nöroşirurjisinin gururu olan Prof. Dr. Gazi Yaşargil, yalnızca bilimsel başarılarıyla değil; hekimlik mesleğine kazandırdığı sayısız öğrenci, yetiştirdiği bilim insanı ve hastaya yaklaşımındaki insani derinlikle de hafızalarda yer etti.
Ömrünü bilime, insanlığa ve genç beyin cerrahlarının yetişmesine adamış; bilimsel makaleleri, uluslararası ödülleri ve geliştirdiği mikronöroşirürji teknikleriyle bir ekol yaratan Yaşargil’in mirası, yalnızca bir tıp insanına ait değil, aynı zamanda modern tıbbın gelişim serüveninin temel yapı taşlarından biridir.
Merhuma Allah’tan rahmet; başta kıymetli eşi Dianne Yaşargil olmak üzere, tüm ailesine, sevenlerine ve tıp camiasına başsağlığı diliyoruz.
Gençlere Seslenmişti
Dünyaca ünlü beyin cerrahı Prof. Dr. M. Gazi Yaşargil, Yeditepe Üniversitesi’nin akademik kadrosuna katıldığı tarihte kendisi için düzenlenen törende gençlere seslenerek, “Kendinizden korkmayın, yaratıcı olmaya çalışın. Daha yapacak çok iş var” demişti.
Hocaların Hocası Nasıl Yaşıyordu?
İlerleyen yaşına rağmen hala ameliyatlara giren ve hafızasında en ufak bir sorun yaşamadığını belirten Yaşargil, bazı geceler hiç uyumadığını, zaman zaman iki ameliyat arasında tek elma yiyerek günü geçirmek zorunda kaldığını söylemişti.
Hiç tatil yapmadığını, tatil anlayışının da kongre için gittiği şehirlerde birkaç saatliğine müzeleri gezmekten ibaret olduğunu anlatmış, "Ben her zaman iyi uyumuyorum. Et yemediğim de doğru değil, sebze de severim. Bir elmayla günü geçirdiğim olmuştur ama vaktim yoktu, üstelik yorgundum" demişti.
120 Yaşına Kadar Yaşamak Mümkün
İnsanların 120 yaşına kadar yaşamasının mümkün olduğunu hatırlatılan Yaşargil, şu değerlendirmelerde bulunmuştu;
“Biyologların açıkladığına göre, bizim kromozomların tepesinde bir ufak parçacık var. O sözde bizim yaşamımızı idame ettiriyor. O zamanla yaşlandıkça küçülüyor. Onu hesaplamışlar, 'telemetrik' diyorlar. Herkesin 120 yaşına kadar iyi yaşayabilmesi mümkün. Şu anda bence iktisadi, ekonomik durumu iyi memleketlerde muhakkak ki bu hususta çalışılıyor. Hatta 120 değil, daha uzun uzun yaşamak bile isteniyor. Benim düşüncem insanın 120 yaşına kadar hem bedenen hem zihnen iyi durumda olabilmesi. Hastalık gelse bile onunla yaşayabilmesi, bir şeyler verebilmesi. Yaşlıların gençlere mesajları olabilir, tecrübelerini bildirebilir, bu da bir kıymettir.”
Yaşargil, doğduğu Diyarbakır'da adının yaşatıldığı hastanede anıldı

10 Haziran 2025 tarihinde vefat eden Prof. Dr. Gazi Yaşargil, doğduğu Diyarbakır'da ismi verilen Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde meslektaşları tarafından anıldı.
Geliştirdiği mikrocerrahi teknikleriyle dünya tıbbına yön veren, Amerikan Beyin Cerrahları Birliğince "Yüzyılın en iyi beyin cerrahı" seçilen Prof. Dr. Yaşargil'in vefatı dolayısıyla adının yaşatıldığı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde program düzenlendi.
Programda konuşan Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Emre Asiltürk, tarifsiz hüznün ve derin minnetin gölgesinde toplandıklarını söyledi.
"Tıp dünyasının kutup yıldızı, insanlığa adanmış bir ömrün sahibi, beyin cerrahisinin yaşayan efsanesi, Diyarbakır'ın gururu Prof. Dr. Gazi Yaşargil'i ebediyete uğurlamanın derin acısını yaşıyoruz." diyen Asiltürk, Yaşargil'in bilime sunduğu katkılara değindi.
"Onun mirasını yaşatmaya devam ediyoruz"
Emre Asiltürk, şunları söyledi:
"O sadece bir hekim değil, insan beyninin sınırlarında dolaşan, imkansızı mümkün kılan, bir milleti olduğu kadar insanlığı da onurlandıran bir bilim çınarıydı. Geliştirdiği teknikler, mikrocerrahiye kazandırdığı yenilikler ve yetiştirdiği yüzlerce hekimle tıp tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Dünyanın dört bir yanındaki ameliyathanelerde onun adını taşıyan yöntemlerle insanlar hayata tutunurken, bizler onun mirasını yaşatmaya devam ediyoruz.
İşte bu hastane, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi, sadece bir sağlık kurumu değil, onun ilminin, emeğinin ve vizyonunun yaşayan bir abidesidir. Bugün ismini taşıyan bu hastanede, onun bilimsel mirasına sahip çıkmak ve onu yeni kuşaklara tanıtmak, bizlerin en büyük sorumluluğudur."
Prof. Dr. Gazi Yaşargil’in isminin sadece hastanedeki tabelada yer almadığına işaret eden Asiltürk, hastanede yürütülen her bilimsel çalışmanın, tedavinin, umut dolu iyileşmenin onun ışığında sürdürüldüğünü belirtti.
Asiltürk, "Acımız büyük ancak gururumuz daha da büyük. Diyarbakır böyle bir değeri bağrından çıkardığı için ne kadar övünse azdır. Kendisini bilim yolculuğuna adayan bu büyük insanı, saygı, minnet ve rahmetle anıyor, ailesine, sevenlerine, tüm sağlık camiasına ve milletimize başsağlığı diliyoruz." dedi.
Prof. Dr. Gazi Yaşargil Kimdir?
Amerikan Beyin Cerrahları Birliğince "Yüzyılın en iyi beyin cerrahı" seçilen Prof. Dr. Gazi Yaşargil, geliştirdiği mikrocerrahi teknikler ve Parkinson hastalığı ile hareket bozukluklarına yönelik ilk kez uygulanan cerrahi yöntemlerle modern beyin cerrahisine adını altın harflerle yazdırdı. ( Mehmet Yaren Bozğun - Anadolu Ajansı )Prof. Dr. Gazi Yaşargil, babasının kaymakamlık görevi yaptığı Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 6 Temmuz 1925 tarihinde doğdu. Aynı yıl ailesiyle birlikte Ankara’ya taşındı. Beş kardeşli Yaşargil ailesinin tüm çocukları Ankara’daki okullarda eğitim gördü. Kız kardeşlerinden Selma, Ankara Gazi Lisesi’nde 40 yıl İngilizce öğretmenliği yaptı; Tomris ise Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu’nda kimya mühendisi olarak görev aldı. Erkek kardeşlerinden Erdem, İsviçre Basel’de genel cerrahi profesörü, Günay ise Zürih’te fizyoloji profesörü oldu.
Prof. Dr. Yaşargil, Ankara Atatürk Lisesi’nin klasik Latince bölümünden 1943 yılında mezun oldu. Aynı yılın sonbaharında Almanya’daki Friedrich Schiller Üniversitesi’nde tıp eğitimine başladı. Savaş koşulları nedeniyle eğitimini iki dönem sonra yarıda bırakıp 1945’te İsviçre’ye geçti. Tıp eğitimini Basel Üniversitesi’nde tamamladı ve 1949 sonbaharında mezun oldu. Mezuniyetin ardından üç ay boyunca Anatomi Enstitüsü’nde, dünyaca ünlü Dr. Josef Klingler ile beyin anatomisi üzerine çalıştı. 1950-1953 yılları arasında nöroloji-psikiyatri, iç hastalıkları ve genel cerrahi alanlarında birer yıl asistanlık yaptı.
Ocak 1953’te Zürih Üniversitesi Beyin Cerrahisi Kliniği’nde Prof. Dr. Hugo Krayenbühl, Prof. Dr. George Weber ve Prof. Dr. Emil Zander ile beyin cerrahisi uzmanlık eğitimine başladı. 1960 yılında doçent, 1965 yılında profesör, 1973 yılında ise ordinaryüs profesör unvanını aldı. 1993 yılına kadar aynı klinikte bölüm başkanlığı görevini sürdürdü.
Zürih Üniversitesi’nde görev yaptığı ilk 12 yılda (1953–1965), binlerce hastaya beyin ve göz çukuru (orbita) perkütan anjiyografisi uygulayarak bu alanda önemli yayınlar ve kitaplar hazırladı. 1957–1965 yılları arasında, stereotaktik tekniklerle Parkinson hastalığı ve diğer hareket bozukluklarının tedavisinde çığır açan ameliyatlara imza attı. Bu operasyonlarda Zürih Üniversitesi Fizyoloji Profesörü Oscar Wyss’in geliştirdiği yüksek frekanslı koagülasyon tekniğini kullandı; bu teknik, kısa sürede dünya genelinde kabul gördü.
1965–1966 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri’nde Vermont Üniversitesi’nde Prof. Dr. M.P.R. Donaghy ile birlikte çalışarak mikrovasküler cerrahiyi öğrendi. Bu yöntemi ilk defa hayvan beyin damarları üzerinde uygulayan Prof. Yaşargil, 1967 yılında Zürih’te beyninde üç atardamarı tıkanmış bir hastaya başarılı bir bypass ameliyatı gerçekleştirdi. Bu operasyon, beyin damar cerrahisinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu.
1967–1973 yılları arasında mikronöroşirürjiye yönelik ameliyat mikroskopları, cerrah koltukları, mikro alet masaları, anevrizma klipleri, mikro dikiş setleri ve otomatik retraktörler gibi pek çok yenilikçi cerrahi ekipmanın geliştirilmesini sağladı.
1967’den itibaren, mikroteknik kullanarak beyin ve omurilik sıvı yollarının açılımını esas alan yeni bir cerrahi yöntem geliştirdi. Bu teknik, damar hastalıkları, anevrizmalar, arteriovenöz malformasyonlar (AVM), kavernomlar, tümörler, temporal epilepsi ve bel fıtığı gibi rahatsızlıkların cerrahisinde çığır açtı. 1968–1993 yılları arasında kurduğu mikrocerrahi laboratuvarında dünyanın dört bir yanından gelen beyin cerrahlarına eğitim verdi. Mikronöroşirürji üzerine sekiz kitap yayımladı.
1993 yılında Zürih Üniversitesi’ndeki görevinden emekli oldu. 1994 yılında Arkansas Üniversitesi Tıp Fakültesi (Little Rock, ABD)’nde profesör olarak göreve başladı. Prof. Dr. Ossama Al-Mefty ile birlikte ABD’nin ilk Mikronöroşirürji Merkezi’ni kurdu. Bu merkezde ameliyatlara devam etti, dersler verdi, mikronöroşirürji laboratuvarı kurdu ve kurslar düzenledi. 2013 yılında Arkansas Üniversitesi’nden emekli oldu.
2013 yılından itibaren Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalı’nda Prof. Dr. Uğur Türe ile birlikte bilimsel çalışmalarını, derslerini ve konferanslarını sürdürdü.
Prof. Dr. Yaşargil’in adıyla Oxford (İngiltere), Little Rock (ABD) ve Pekin (Çin)’de mikrocerrahi laboratuvarları kurulmuştur. Arkansas Üniversitesi, “Yaşargil Kürsüsü” nü kurmuş; “Gazi ve Dianne Yaşargil Yıllık Konferansı” ile çalışmalarını onurlandırmıştır. Amerikan Nöroşirürji Derneği yıllar boyunca “Yaşargil Dersi” düzenlemiştir. Türk Nöroşirürji Derneği de uzun yıllar boyunca “Yaşargil Dersi” ile Prof. Yaşargil’in bilgi ve deneyim mirasını yaşatmıştır. Zürih Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2014 yılında başlattığı “Yaşargil Konferansları” ile bilim dünyasına katkılarını anmaya devam etmiştir.
İki kez evlenen Gazi Yaşargil'in, ilk evliliğinden Leyla ve Ceylan adında iki kızı ve Can adında oğlu var. Oğluna, ismi arkadaşı Can Yücel'in hatırası nedeniyle verilmiştir. Yaşargil, beyin ameliyatları için geliştirdiği alete kızı Leyla'nın adını verdi.
Prof. Dr. M. Gazi Yaşargil, 10 Haziran 2025 Salı günü saat 21.10’da hayata veda etmiştir.
Kaynak: AA, Hürriyet, Yeditepe Üniversitesi, 11 Haziran 2025,