Ana içeriğe geç

Persler

Türk'ün Adı Yok!

Son zamanlardaki siyasal olaylar tüm dünya barışını tehdit etmekte ve antroposen dönemin adeta sonuna yaklaştığımızı işaret etmektedir. Bu arada, yazılı ve görsel basında bilhassa sosyal medyada İran hakkında yapılan yorumların ise artık İran güzellemesi haline geldiğini üzülerek müşahede etmekteyiz.
25 Mart 2026  |  Prof. Dr. Mahmut Can Yağmurdur MD  | 

Son zamanlardaki siyasal olaylar tüm dünya barışını tehdit etmekte ve antroposen dönemin adeta sonuna yaklaştığımızı işaret etmektedir. Bu arada, yazılı ve görsel basında bilhassa sosyal medyada İran hakkında yapılan yorumların ise artık İran güzellemesi haline geldiğini üzülerek müşahede etmekteyiz.

Pers İmparatorluğu'na atfedilmek suretiyle, kadim Pers yurdu vurgusu yapılarak bugünkü İran devletinin sınırları ve hatta ötesi çiziliyor "İran Yurdu" kavramı ve İran ulusalcılığının adeta göklere çıkarıldığını görmekteyiz.

Bununla birlikte kendi oturduğumuz ve üzerinde 100 yıl önce yedi düvele karşı yapılan kanlı savaş sonrası bir devlet kurduğumuz, adını bile batılı müşteşriklerin çekinmeden söylediği "Turchia" dan alan Türkiye ulus devleti ise emperyalist dayatmaların tehdidi ile ısrarla bölünmek istenmektedir.

Cumhuriyeti kuran Türkiye coğrafyasının halkı ise, bir yandan halk(lar) ve halk(lar)ın özgürlüğü söylemleri, diğer yandan çağı geçmiş ümmet ideali içeren püriten panislamist ideolojiler doğrultusunda yurtseverlik bilincinden iyice uzaklaştırılmaya çalışılmaktadır.

Etnosantrik olarak algılanmaması gereken bu Türk kavramına düşmanlık, son iki yüz yıldır yükselişe geçen emperyalist Hristiyan püritenizmin içeride maddi manevi her türlü desteklediği İslam püritenizminin de işine gelmektedir.

Levant bölgesi, Arabistan yarımadası ateşler içerisindeyken, İran devleti ve "şanlı İran(lı)" güzellemeleri gerçekten şayan-ı hayrettir. M.Ö. 6. ve 7. yüzyıllardaki İndo-Germen kökenli olduğu tartışmasız olan Pers uygarlığının tarihteki konumunu ve kültürünü inkâr etmek elbette mümkün değildir. Ancak anlık duygusallık ile kendi yurtseverliğinin önüne İran'ı koyup Pers kültürünü yüceltmek Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye Halkına haksızlık etmek olmaktadır.

Adını "Ariyana" kelimesinden alan coğrafyada, Karen Armstrong tarafından İndo-Germen Ariyan kavminin Avest ve Sankstrit kolu olarak yaptığı ünlü tanımında geçen, Avest Aryanlarının kurduğu uygarlık Pers İmparatorluğunu yaratmıştır.

Ünlü Pers hükümdarı Keyhusrev I Yahudi sürgününe son vermiştir. Ancak Keyhusrev’ in Turan kavimlerinin yaşadığı toprakları Soğdak, İskit ve Bakteria diye üçe ayırdığı ve İskitler tarafından savaş meydanında öldürüldüğü de unutulmamalıdır.

Aryana ülkesinde, Pers inhitatından sonra hükümran olan "Parth" ların ise Persler' den farklı telakki edilmesi gerekir.

Ermeni tarihi uzmanı René Grousset'nin de XX. yüzyıl İranlı kroniklerin Parth döneminden çok silik bahsettiğini vurgulaması dikkat çekicidir. Bütün bunların yanında, VI. yüzyılda Nihavend savaşı sonrası doğuda Ariyan kökenli Sasanilerin etkinliği Araplar tarafından durdurulmuştur. Bu yüzyıldan itibaren bölgeye Türklerin birçok boylarının gelerek yerleştiği akılda tutulmak zorundadır. VII ve IX. yüzyıllarda Aryana ülkesi Hazar Türk Devleti'nin kontrolünde olmuştur.

Bu ülke bilhassa XI. yüzyılda ise Gazne Türk devletine karşı 1040’da Dandanakan savaşını kazanan Selçuklu Türklerinin yurdu olmuştur. Bölgeye sonra Moğollar gelmiş, arkasından, Karakoyunlu ve Akkoyunlu devletlerini kuran Türkler yerleşmiştir.

Timurlenk egemenliğinden sonra ise özellikle XVI. yüzyıldan itibaren bu bölgede ünlü Safevi Türklerini, Küçük Asya'nın bir bölümüne egemen olan yöneticilerine "Padişah" denilen Osmanlı Türklerine karşı, "Şah" ünvanlı yöneticileriyle mücadele ederken görmekteyiz. XX. yüzyılda en son Türk hanedanı "Kaçar’lar tarafından yönetilen Aryana coğrafyasında, emperyalizmin desteği ile asıl etnik unsur Farslar ve onların bir kolu olan "Pehlevi’ler çoğunluk olmamalarına rağmen yönetime gelmiştir.

XX. yüzyılın petrol savaşlarının kurbanı olan bu ülkede ne Pehleviler döneminde ne de Molla yönetimi zamanında Türklerden bahseden hiç olmamıştır. Bütün bunlar Britanya Krallığı ve ABD'nin etnik ve sosyal mühendisliği tarafından bölgenin dizayn edilmesi gayretlerinin sonucudur.

Bu sonuç kirli bir oyunun sonucudur. Öyle ki hem Küçük Asya hem de Ariyana coğrafyasında, Türk unsurun yok sayılmasına yönelik emperyalizme has algı yönetimine dayanır. Bu algı yönetimi bugün ABD-İsrail ittifakının, Mollaların İran’ıyla yaptığı savaşta bile sosyal medya ve basın üzerinden tüm hızıyla sürdürülmektedir. Sonuçta ortaya konan tiyatronun adı "Türk'ün Adı Yok"...

teksaglik.org web sitesi, sizlere daha iyi bir gezinme deneyimi sunmak için çerezler kullanmaktadır.

Bunlar arasında sitenin çalışması için gerekli olan temel çerezlerin yanı sıra, yalnızca anonim istatistiksel amaçlar, konfor ayarları veya kişiselleştirilmiş içerik göstermek için kullanılan diğer çerezler de bulunmaktadır. Hangi kategorilere izin vermek istediğinize kendiniz karar verebilirsiniz. Ayarlarınıza bağlı olarak, web sitesinin tüm işlevlerinin kullanılamayabileceğini lütfen unutmayın.

teksaglik.org web sitesi, sizlere daha iyi bir gezinme deneyimi sunmak için çerezler kullanmaktadır.

Bunlar arasında sitenin çalışması için gerekli olan temel çerezlerin yanı sıra, yalnızca anonim istatistiksel amaçlar, konfor ayarları veya kişiselleştirilmiş içerik göstermek için kullanılan diğer çerezler de bulunmaktadır. Hangi kategorilere izin vermek istediğinize kendiniz karar verebilirsiniz. Ayarlarınıza bağlı olarak, web sitesinin tüm işlevlerinin kullanılamayabileceğini lütfen unutmayın.

Tercihleriniz kaydedildi