Ana içeriğe geç

Eğitim-Öğretim

Bilmek ya da Bilmemek-Olmak ya da Olmamak!

İnsanlar, eğitilebilenler ve eğitilemeyenler olmak üzere tasnif edilmelidir. Gerçekten de bir insanın hayatta taşıyamayacağı en ağır sıfat “eğitilemeyen” olmaktır. Zira eğitilememek vasfı insan onuruna en ağır gelen kavramdır.

İnsanlar, eğitilebilenler ve eğitilemeyenler olmak üzere tasnif edilmelidir. Gerçekten de bir insanın hayatta taşıyamayacağı en ağır sıfat “eğitilemeyen” olmaktır. Zira eğitilememek vasfı insan onuruna en ağır gelen kavramdır.

Eğitilememek öğrenme yeteneklerini de sınırlayan bir durumu yaratır. Onun için eğitim, öğretim kavramı ile birlikte değerlendirilerek ele alınması gereken bir temel kavramdır.

Eğitim belli bir süreyi kapsamış olsa da öğrenim o temelin verdiği kurgu üzerine inşa edilen hayat boyu devam edecek bir süreçtir. Eğitilebilir olmak zekâ ile beraber “irade” kavramını da zorunlu kılacaktır. Yani irade ne kadar kuvvetli ise eğitilebilirlik de o ölçü de artacaktır diye düşünüyorum.

Bu şekilde düşünmemin temelinde inandırılabilmek ve inandırılamamak kavramları yatmaktadır. Kanımca, inandırılmak iradenin en zayıf olduğu, edilgen zihinsel durumlar için geçerlidir. Böyle bir zihin durumunda zekanın özgürlüğünden elbette bahsedilemez. Öte yandan, inandırılamamak ise edilgenliğin olmadığı, salt kendini koruma esaslı isyankâr ve itaatkâr dışavurumlar ile tezahür edecektir.

Eğitilemez bir insan, sadece inanmak veya inandırılmak kavramlarının tefrikini zaten yapamadığı için “iman” denilen “insani erdemi” zaten hak edemeyeceğinin bilincinde bile değildir.

İnandırılan zayıf iradeli kişiler beyin korteksinin değil salt “hormonlarının” etkisiyle korkularıyla ve onların tetiklediği dürtüleriyle hem haldirler, iman ile uzaktan yakından alakaları yoktur, kendilerini “iman ehli” olarak niteleyerek ve bu zanları üzerine hüküm vererek karşısındakileri acımasızca infaz ederler.

Kanaatimce “iman” olgusu öncelikle “kendini bilen ve tanıyan özgür zekalı “eğitilebilen bir insanın vasfı olup dindarlık ile de alakalı değildir. Bu tip insanlar ne kandırılabilir ne de inandırılabilir. Çünkü inanması gerekenin dışarıdaki putlar değil kendi öz benliğindeki yüzleşmesi gerekenler olduğunun idraki içindedir.

Bu nedenle “Türkiye Cumhuriyeti Maarif Vekaleti” özellikle rahmetli Hasan Ali Yücel zamanında bu doğrultuda doğu ve batı felsefesine dair birçok eseri günümüz Türkçesine kazandırmaya gayret etmiştir. Oysa sonraki dönemlerde Anadolu Türkiye’si zaten eğitilemeyen bir toplumda inandırılan ve inandırılmayan kitlelerin tekelinde zaman zaman el değiştiren yönetsel erkin toplumsal kırılma noktalarını kendi “jakoben (merkez sağ-merkez sol hatta İslamcı Jakoben-Püriten ideoloji)” siyasal görüşleri doğrultusunda eğitimi ve öğretimi tahrip ederek “maarif”ten uzak bir nesil yetişmesine neden olmuştur.

Sonuçta, iktidarı ile muhalefeti ile zaten eğitilemeyeceği tasdik edilmiş bir toplumda inandırılanlar ve inandırılamayan ellerde “imansız kör döğüşü” etrafında zaman-insan ve kaynak israfı ile küresel güçlerin kimliksizleştirme hedefinde bir yok oluş süreci yaşanmaktadır.

Zira bu durumdan kendilerini entelektüel zanneden inandırılamayan itaatkarlar da, inandırılmayan demagog muhalefetin yanında sağkalımsal kaygılarla statükolarını kendilerine has riyakarlıklarıyla koruyarak menfaat sağlamakta oldukları açıktır.

Bunun en güzel tezahürü 1683 yılında başlayan geri çekilmenin 1921’de Sakarya Meydan Muharebesi ile durdurulması ve sonra 30 Ağustos Zaferi ile de taçlandırılmasını kaçımızın idrâk ettiği bir tarafa, kutlamaya bile gerek duymayan kibirli ve kin dolu dindarlık ile onunla iş birliği yapan mikro milliyetçiliktir. Eğitime dirençli, ulus bilincine ulaşmamış, yurtseverliği tartışmalı, kendisini iman vehminin sarmalına kaptırmış bir topluma bu ayıp yeter. Zira bu bir yok oluş sürecidir.

Kaynakça

Prof. Dr. Mahmut Can Yağmurdur, Ankara, 16 Nisan 2026

teksaglik.org web sitesi, sizlere daha iyi bir gezinme deneyimi sunmak için çerezler kullanmaktadır.

Bunlar arasında sitenin çalışması için gerekli olan temel çerezlerin yanı sıra, yalnızca anonim istatistiksel amaçlar, konfor ayarları veya kişiselleştirilmiş içerik göstermek için kullanılan diğer çerezler de bulunmaktadır. Hangi kategorilere izin vermek istediğinize kendiniz karar verebilirsiniz. Ayarlarınıza bağlı olarak, web sitesinin tüm işlevlerinin kullanılamayabileceğini lütfen unutmayın.

teksaglik.org web sitesi, sizlere daha iyi bir gezinme deneyimi sunmak için çerezler kullanmaktadır.

Bunlar arasında sitenin çalışması için gerekli olan temel çerezlerin yanı sıra, yalnızca anonim istatistiksel amaçlar, konfor ayarları veya kişiselleştirilmiş içerik göstermek için kullanılan diğer çerezler de bulunmaktadır. Hangi kategorilere izin vermek istediğinize kendiniz karar verebilirsiniz. Ayarlarınıza bağlı olarak, web sitesinin tüm işlevlerinin kullanılamayabileceğini lütfen unutmayın.

Tercihleriniz kaydedildi