Ana içeriğe geç

Tek Sağlık

Tek Sağlık Eğitimi: ‘Antroposenik’ Tehditleri Anlatmanın, Toplumsal Farkındalığı Oluşturmanın Bilimsel Yolu…

İnsan uygarlığı Antroposen Çağının son yarım yüzyılında, tarihte daha önce hiç deneyimlemediği potansiyel risk ve tehlikelerle süregelen iklim değişikliği, yeniçıkan patojenler, yeniçıkan enfeksiyonlar, antimikrobiyal direnç, biyoçeşitliliğin azalması, ekotoksikolojik sağlık tehditleri gibi ciddi küresel sağlık sorunları ile yüz yüze kalmıştır. Özellikle, son çeyrek yüzyılın bilimsel verileri ile sorunun ciddiyetinin altı çizilmekte, Antroposen’de ortaya çıkan antropojenik (insan kaynaklı) faktörler günümüzde giderayak artmakta ve süregelen ekolojik (çevresel) bozulmalar ile birlikte (sinerjik etkileşimle) oluşturulan ‘Antroposenik (Antroposen’den kaynaklanan veya Antroposen ile ilgili)’ tehditler yaygınlaşmaktadır. Küreselleşmenin baskın olduğu son yarım yüzyıldaki bu artış ve insan, hayvan, çevre ve ekosistem (İHBÇE)-arayüzündeki karşılıklı etkileşim dinamikleri değişmekte ve “karşılıklı bağlantılılık fenomeninin” tetiklediği zararlar giderek büyümektedir.
18 Mayıs 2026  |  Dr. Rüştü Taştan DVM PhD.  | 

Giriş

İnsan uygarlığı Antroposen Çağının son yarım yüzyılında, tarihte daha önce hiç deneyimlemediği potansiyel risk ve tehlikelerle süregelen iklim değişikliği, yeniçıkan patojenler, yeniçıkan enfeksiyonlar, antimikrobiyal direnç, biyoçeşitliliğin azalması, ekotoksikolojik sağlık tehditleri gibi ciddi küresel sağlık sorunları ile yüz yüze kalmıştır. Özellikle, son çeyrek yüzyılın bilimsel verileri ile sorunun ciddiyetinin altı çizilmekte, Antroposen’de ortaya çıkan antropojenik (insan kaynaklı) faktörler günümüzde giderayak artmakta ve süregelen ekolojik (çevresel) bozulmalar ile birlikte (sinerjik etkileşimle) oluşturulan ‘Antroposenik (Antroposen’den kaynaklanan veya Antroposen ile ilgili)’ tehditler yaygınlaşmaktadır. Küreselleşmenin baskın olduğu son yarım yüzyıldaki bu artış ve insan, hayvan, çevre ve ekosistem (İHBÇE)-arayüzündeki karşılıklı etkileşim dinamikleri değişmekte ve “karşılıklı bağlantılılık fenomeninin” tetiklediği zararlar giderek büyümektedir. Bu bağlamıyla, Sosyoekolojik Sistem (SES) denilen yapıyı derinden ve sürekli etkileyen ekolojik ve antropojenik faktörler sinerjisinden kaynaklanan 21. yüzyılın Karmaşık Sağlık Sorunları (KSS'ler) daha fazla artmakta ve İHBÇE-arayüzündeki dinamik etkileşimlerin yarattığı risk ve tehlikelerin geleneksel yaklaşımla çözülemediği gözlemlenmektedir. Eğer, son çeyrek yüzyılın yaşamsal deneyimleri, bilimsel verileri ve özellikle bilim insanlarının mikroorganizmalar ve iklim değişikliği ile ilgili “insanlığı uyaran bilimsel çağrıları” nesnel bir değerlendirme ile analiz edilirse, çağımızın süregelen risk ve tehlikelerin tekil ve/veya disipliner -hatta edilgen- yaklaşımlarla önlenemediği, azaltılamadığı gün gibi açıktır. Bu son durum, yeniden bir sorgulamayı, olagelen tehdit ve tehlikelerin “geleneksel yaklaşımlarla çözülemeyeceğinin” anlaşılmasını vurgulamaktadır. Bu durum aynı zamanda bir paradigma değişimini işaret etmektedir.

Geçen yüzyıldan devamla, özellikle son yarım yüzyılda hızlı nüfus artışı ve küresel ölçekte aşırı kentleşme ve toplumlarda giderek büyüyen sosyokültürel, sosyoekonomik eşitsizlikler, süregelen iklim değişikliği ve devasa iklimsel afetler ve bunların birlikte tetikledikleri yeniçıkan’ patojenler ve ‘yeniçıkan’ zoonotik hastalıklar, antimikrobiyal direnç (AMD), çevresel bozulmalar, Vektörlerle Bulaşan Hastalıklar (VBH), çevre kirlilikleri, sıkça tekrarlanan büyük orman yangınları ve ormansızlaştırma uygulamaları gibi birçok KSS'ler ve diğer tehditler dinamizmi 21. yüzyılda yeni bütüncül paradigmanın oluşmasını, gelişmesini sağlamıştır. Kuşkusuz bu paradigma, 19. yüzyılın ikinci yarısındaki yaşamsal dinamikler ile “zoonotik farkındalık” ve mesleklerarası işbirliği anlayışından düşünsel köklerini alan ve Dr. Rudolf Virchow’un engin görüşleri ile akademik dünyada disiplinlerarası işbirliği gereksinimi ve farkındalığı ile gelişmiş, süreç içinde (21. yüzyılın hemen başında) 'Tek Sağlık' Düşüncesi (TSD)’ne dönüşmüştür. Hiç kuşkusuz bu bağlamıyla, Dr. Rudolf Virchow’un “Veteriner hekimliği ile İnsan hekimliği arasında ayırıcı bir çizgi yoktur, olmamalıdır da. Üzerinde çalışılan nesneler farklı olsa da elde edilecek deneyim, bütün hekimliğin temelini oluşturur” sözü veya çağlar aşan “vizyoner hipotezi” son çeyrek yüzyılda düşünsel ve çözümsel etkileriyle akademide, toplumda, sağlık yönetiminde, politikada ve yönetişim süreçlerinde düşünceden eyleme geçmeyi zorunlu kılan, yaygın etkileri ve düşünsel esinleriyle giderayak büyüyen ve bilimsel düşüncenin kolay kolay reddedemeyeceği, “eleştirel düşünce temelli” Tek Sağlık Felsefesinde somutlaşmıştır. Dolayısıyla, günümüzde ve yakın gelecekte işlevselleştirilmiş ve kurumsallaştırılmış TSD çağımızın dinamik KSS'lerini analiz etmenin, sosyoekolojik olayların ve epidemik ve/veya pandemik özellikteki salgın olgularının meydana gelmesini engellemenin, ‘Antroposenik’ tehditleri önlemenin bilimsel ve yönetişimsel adresi olmaktadır. Son çeyrek yüzyılın gelişmeleri bu kapsamda düşünüldüğünde Tek Sağlık Eğitimi (TSE), Antroposenik tehditleri doru anlamanın, olagelen riskleri azaltmanın ve sağlık yönetiminde 'önleyici farkındalığı' etkinleştirerek, küresel ölçekte sürdürülebilirliği sağlamanın bilimsel yöntemidir.  Aynı zamanda TSE, bütüncül sağlık anlayışını yaygınlaştırmanın, bilimsel bilgiyi topluma aktarmanın, bireylerde “bütüncül yaşam haklarına” saygı duymayı öğretmenin bilimsel yoludur. Bu bağlamıyla TSE, temel eğitimden üniversite eğitimine, tıp ve veteriner fakültelerindeki hekimlik eğitimine, sağlık bilimlerine, tarım bilimlilerine, çevrebilimlerine ve biyomühendisliklerde ve Tek Sağılığın bütün paydaşlarında eğitsel ve düşünsel paradigma değişimini zorunlu kılmaktadır.

1. ‘Antroposenik’ Tehditler!

Yunanca Antroposen terminolojik olarak “İnsanın belirleyici (insan etkilerinin baskın) olduğu yeni jeolojik çağ” anlamına gelmektir. Antroposen terimini bilimsel literatüre kazandıran kişi: Nobel Kimya Ödülü (1995) sahibi, Meteorolog ve Atmosfer kimyacısı, Hollandalı bilim insanı Paul J. Crutzen (1933–2021)’dir. Terim ilk defa 2000 yılındaki bir bilimsel toplantıdaki sözlü tartışma ortamında kullanılmış ve daha sonra makalelerde yer alarak, zaman içinde bugün kullanıldığı anlama evrilmiştir.

‘Antroposenik’ teriminin Kökenbilimsel (Etimolojik) anlamını şöyle açıklamak mümkündür. Anthropocene + “-ic (sondaki -ic İngilizce sıfat eki), “Anthropocene’e ait / Anthropocene ile ilişkili” bağlamında olup, “-ile ilgili, -den kaynaklanan” anlamındaki “-ic” veya “-ik” son eki eklediğimizde ‘Antroposenik’ terimi “Antroposen’den kaynaklanan, Antroposen kökenli” anlamını vermektedir. Dolayısıyla, ‘Antroposenik’ Tehditler denildiğinde Antroposen Çağından kaynaklanan, Antroposen’de meydana gelmiş, oluşmuş tehditler ve bu tehditlerin süregelen etkileri anlaşılmalıdır. “Anthropocenic / Antroposenik” terimi son çeyrek yüzyılda ve genellikle şu bağlamlarda yaygın olarak kullanılmaktadır:                                                                 

  • Anthropocenic threats (‘Antroposenik’ Tehditler) → insan kaynaklı küresel tehditler.
  • Anthropocenic environment (‘Antroposenik’ Çevre) → insan etkisiyle dönüştürülmüş (değiştirilmiş) çevre.
  • Anthropocenic diseases (‘Antroposenik’ hastalıklar) → insan faaliyetleriyle ilişkili hastalık dinamikleri veya insanın çevreye verdiği zararlar sonucunda oluşan hastalıklar.

Söz konusu bu hastalıklar her türden fiziksel, kimyasal, biyolojik kirlenmeler ve/veya ekolojik bozulmalar sonucu oluşan çevre kaynaklı zehirlenmeler olabildiği gibi, son 150-200 yıllık süreçte ‘Antroposenik’ etkilerin tetiklemesiyle meydana gelen, epidemik ve/veya pandemik enfeksiyonlar da olabilir! Tıpkı Ebola, SARS, MERS, COVID-19’da olduğu gibi.

‘Antroposenik’ tehditlere terimsel örnekler nedeniyle yukarıda vurgulananlar ve benzeri her türden hastalık sorunları neden sonuç ilişkisi içinde sorgulandığı ve Tek Sağlık paradigması bağlamıyla yorumlandığı dikkate alınırsa; ‘Antroposenik’ tehditler bağlamındaki sağlık sorunlarının daha çok son yarım yüzyılda meydana geldiği ve dolayısıyla günümüzde bu terimin yaygın kullanıldı görülmektedir. Dolayısıyla, “Anthropocenic, terimi insan etkisinin ekosistemde, hayvan ve insan sağlığı üzerinde süregelen -ve hatta süregiden- sistemik baskıları, sosyoekolojik zararları vurgulayan, çok bileşenli tehdit ve tehlikelerin süreğenliğine, yaygınlığına ve hatta sessizliğine (birikimliliğine) dikkat çeken sıfat ifadesidir.

Türkçe ifadeyle “Antroposenik teriminin ve anlamsal içeriğinin daha iyi anlaşılması için “Tek Sağlık yaklaşımıyla Antroposenik Tehditlerneden sonuç bağlamıyla aşağıdaki tabloda örneklendirilmiştir.

Antroposenik

Nedenler

Ara Mekanizma (Sosyoekolojik Süreç)

İnsan Sağlığı Çıktıları

Hayvan Sağlığı Çıktıları

Çevre Sağlığı Çıktıları

Ormansızlaşma ve habitat kaybı

Türler arası temas artışı, ekolojik dengenin bozulması

Zoonotik hastalık artışı, yayılma (spillover)

Yaban hayatında ekolojik stresler, hastalık yayılımı

Biyoçeşitlilik kaybı, ekosistem çöküşü, türlerin yok olması

Habitat parçalanması

Konak–vektör dinamiklerinin değişimi

Yeniçıkan enfeksiyonlar ve olası riskler

Popülasyon izolasyonu, genetik zayıflama

Ekosistemin, Ekolojik ağların bozulması

Plansız kentleşme

Aşırı kentleşme, yoğun nüfus, sanitasyon sorunları, Kent selleri

Vektörel salgın hastalıklar, Kent zoonozları, solunum yolu enfeksiyonları

Sokak hayvanlarında hastalık artışı, Kent ortamında konak vektör etkisi

Hava, su, toprak kirliliği, kentsel atıkların yönetimi sorunu

Mega-kentleşme ve gecekondu alanları

İnsan–hayvan–çevre-atık etkileşimi

Kent vektörlerinin ve Vektör Kaynaklı Hastalıkların artması, yayılması

Toksoplazmoz, Kist Hidatik, Sıtma gibi Paraziter enfeksiyon artışı

Kentsel alanlarda ve çevrede aşırır atık birikimi, Sosyoekolojik stres

İklim değişikliği (İklim krizi)

Vektörel ekoloji ve Vektör dağılımının değişmesi, ekosistem bozulması

Sıtma, dang, WNV, ZIKV, CHIKV vb. hastalık yayılması

Yeniçıkan patojenlerin artması, yeni coğrafyalara yayılması

Kuraklık artışı, aşırı hava olayları, habitat kaybı, Kent Selleri

Küresel ölçekte AHO (Aşırı hava olayları) artışı

Tarımsal alanların ve su ve gıda sistemlerinin bozulması, zarar görmesi

Su kaynaklı sağlık sorunları /                   İklime duyarlı enfeksiyonlar

Kitlesel Hayvan göçleri, hayvan kayıpları, AHO sonrası salgınlar

Ekosistem hasarı,

Yerleşim ve tarım alanlarında sorunlar

Endüstriyel hayvancılık

Yoğun üretim, yüksek temas, biyogüvenlik zayıflığı

Zoonotik bulaşlar,

Gıda kaynaklı hastalıklar, gıda zehirlenmeleri

Salgın hastalıkların hızla yayılması

Atık yükü artışı, çevresel kirlenme, Çevresel taşıma kapasitesi sorunu

Antibiyotik ve Anabolizanların kullanılması

Seçilim baskısı, mikrobiyal adaptasyon, Yatay Gen Transferleri

Antimikrobiyal direnç (AMD) sorunları

Tedavi başarısızlıkları

Mikrobiyal ekosistem bozulması ve “Ekolojik Disbiyoz”

Tarımda pestisit kullanımı

Toksik birikim, ekosistem etkilenmesi

Kronik hastalıklar, nörotoksisite

Zehirlenmeler

Toprak ve su kirliliği

Küresel ulaşım ve ticaret

Patojenlerin hızlı yayılımı (Mikrop Seyahatleri)

Epidemik, Pandemik salgınlar

Hastalıkların yeni bölgelere taşınması

İnvaziv türlerin yayılımı

Bilgisalgını (İnfodemi)

Risk algısının bozulması,

Bilime güvensizlik artışı

Aşı karşıtlığı, salgın kontrolünde başarısızlık

Aşılama programlarının aksaması

Dolaylı olarak kontrolsüz çevresel baskı

Popülizm ve Bilim karşıtlığı

Politika geliştirme ve uygulamada gecikme

Önlenebilir hastalıkların geri dönüşü

Hastalık kontrolünün zayıflaması

Sürdürülebilirlik politikalarının aksaması

2. Tek Sağlık Yaklaşımı

Başlangıçta bilim tarihi bakımından soruna bakıldığında, “Tek Sağlık Düşüncesi” kökenini 19. yüzyılın ikinci yarısında “Mikrobiyolojinin altın çağını” sürdüğü, modern bilimsel yöntemleri ve buluşlarıyla çağa damgasını vuran Louis Pasteur, Robert Koch, Rudolf Virchow, William Osler, David Bruce, Daniel Salmon, Elie Metchnikoff, Paul Ehrlich gibi saygın bilim insanlarının yaşadığı süreçten (19. yüzyıl bilimsel iletişim ve “disiplinlerarası etkileşimkültüründen) almaktadır. Özellikle bu yüzyılda Dr. Rudolf Virchow hayvanlardan insanlara bulaşan (zoonoz) enfeksiyonları, bilinen diğer enfeksiyonlardan ayırmak amacıyla ilk defa zoonoz (zoonosis) terimini kullandı, bu terimi bilim literatürüne kazandırdı. Dolayısıyla, 19. yüzyıl bilim dünyasındaki bu “farkındalık” ve arkasından devam eden gelişmeler aynı zamanda 21. yüzyılın hemen başında kullanıma girecek olan “Tek Sağlıkterminin de ilk esin kaynağını oluşturmaktadır. Bu bağlamıyla Dr. Virchow’un “Veteriner hekimliği ile İnsan hekimliği arasında ayırıcı bir çizgi yoktur, olmamalıdır da. Üzerinde çalışılan nesneler farklı olsa da elde edilecek deneyim, bütün hekimliğin temelini oluşturur” saptaması anlamını kaybetmeden günümüze kadar varlığını sürdürdüğü gibi, 21. yüzyıl KSS’lerine çözüm arayışlarının da ‘mihenk taşı’ olmuştur. Bu cümleden olmak üzere, öncelikle şunu vurgulamak gerekir; “Tek Sağlıkterimi Yaban Hayatı Uzmanı, Veteriner hekim Dr. William Karesh’in 7 Nisan 2003’te Washington Post gazetesinde yayımlanan röportaj metniyle gündeme gelmiştir. O tarihten günümüze kadar yaklaşık 23 yılda bilim dünyasındaki “üretken eleştirel iletişim ve etkileşimler” ve 21. yüzyıla özgü KSS’lerin süregelen ‘Antroposenik’ tehdit ve stresleri nedeniyle Tek Sağlık Düşüncesi konu kapsamında, paydaşların önleyici ve çözümleyici anlayışlarında tanımsal değişimler geçirmiştir.  

Amerikan Veteriner Hekimleri Birliği (AVMA) ve Amerikan Tabipleri Birliği (AMA) uzmanlarınca ilk kurumsal, bilimsel tanım 2007’de yapılmış olup Tek Sağlık; insanlar, hayvanlar ve çevremiz için en uygun sağlık elde etmek amacıyla yerel, ulusal ve küresel ölçekte çalışan çoklu disiplinlerarası ortak bir anlayış, ortak bir çabadır” biçiminde vurgulanmıştır.

Daha sonra (2009’da) “Tek Sağlık Komisyonu” ve bileşenleri “Tek Sağlık; insanlar, hayvanlar, bitkiler ve ortak çevreleri arasındaki bağlantıları kabul ederek optimal sağlık ve gönenç sonuçlarına ulaşmak için yerel, bölgesel, ulusal ve küresel düzeyde işbirliği içinde çalışan, çoksektörlü ve disiplinlerötesi bir yaklaşımdır” olarak tanımlamışlardır. Bu düşünsel kapsam genişlemesinden tam 12 yıl sonra, 2021’de kurulan OHHLEP (the One Health High Level Expert Panel veya TSÜDUP-Tek Sağlık Yüksek Düzey Uzman Paneli) uzamları tanımı aşağıdaki gibi genişletmişlerdir:

• “Tek Sağlık; insanların, hayvanların ve ekosistemlerin sağlığını sürdürülebilir bir şekilde dengelemeyi ve optimize etmeyi amaçlayan bütünleşik, birleştirici bir yaklaşımdır. İnsanların, evcil ve vahşi hayvanların, bitkilerin ve daha geniş çevrenin (ekosistemler dahil) sağlığının yakından bağlantılı ve birbirine bağımlı olduğunu kabul eder.

Bu yaklaşım, refahı teşvik etmek ve sağlık ve ekosistemlere yönelik tehditlerle mücadele etmek için toplumun çeşitli düzeylerinde birden fazla sektörü, disiplini ve topluluğu bir araya getirirken, temiz su, enerji ve hava, güvenli ve besleyici gıda, iklim değişikliğine yönelik eylem ve sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunma gibi ortak ihtiyaçları da ele alır.” şeklinde tanımlanmışlardır. Burada TSD’nin paydaşı bilim insanlarının zamanla gelişen ve “ortak akıl” bağlamımda olgunlaşan düşünsel gelişmelerde İHBÇE-arayüzündeki gelişmelerin dinamizmini dikkate alarak sonraki tanımlarda bitkiler, gönenç, çoksektörlülük, disiplinlerötesi düşünme, ekosistemlerin sağlığı ve sürdürülebilirliği, iklim değişikliği ve sürdürülebilir kalkınmaya katkı…gibi kavramlara diğer bir değişle yeni “bütüncül sağlık paradigmasının” genişlemesine, geliştirilmesine vurgu yapılmış, yeni durum tespitleri yapılmıştır.

Yukarıda vurgulandığı gibi terim özelliğinin çok ötesine geçen ve bütüncül sağlık “düşüncesine” -hatta felsefesine- dönüşen Tek Sağlığın daha iyi anlaşılması için bu aşamada şu soruları sormak kaçınılmaz olmuştur. Dinamik ve devingen KSS’lerle karakterize 21.yüzyılın sağlık sorunlarını “geleneksellikle, edilgenlikle” veya “disipliner yalnızlıklara sıkıştırılmış” 19. veya 20. yüzyılın sağlık eğitimi veya yönetimi yaklaşımı ile çözmek mümkün olabilir mi? Bu soruya yanıt “hayır veya mümkün değildir” olacağına göre, yaşamsal gerçekleri paydaşlara, yasa yapıcılara ve yerel yönetimlere ve akademik üst yönetimlere nasıl anlatabiliriz? Ya da günümüzün ve yakın geleceğin sağlık sorunlarını çözmek için “koruyucu, önleyici, bütüncül” düşünebilen, mesleki uygulamalarında “disiplinlerarası ve mesleklerarası işbirliğine” önem ve öncelik veren yeni kuşak sağlık meslek mensuplarını veya yarının Tek Sağlık paydaşlarını nasıl yetiştirebiliriz? Bu kapsamlı sorulara “eleştirel sistematik düşünce yetkinliği, mesleki bilgi birikimi ve deneyim paylaşımı” sorumluluğu olmadan, “sürdürülebilirlik kaygısı” taşımaksızın işlevsel yanıt verilebilir mi? Veya içselleştirilmemiş, 21.yüzyılın KSS’leri ile ilişkilendirilmemiş, işlevsel olmayan -sözde- TSD yaklaşımı ile bu sorular yanıtlanabilir mi?

3. Tek Sağlık Eğitimi ve ‘Sürdürülebilir’ Önemi

Günümüzde geleneksel düşünce yaklaşımının dışına çıkılarak, İHBÇE-sağlığını tehdit eden sorunlar yeni paradigma bağlamında ele alınırsa, son çeyrek yüzyılda, zararlı etkilerine yaşamın her alanında rastlanılan küreselleşme, iklim değişiklileri, aşırı hava olayları, selbaskınları, yeniçıkan patojenler ve yeniçıkan zoonotik hastalıklar, AMD, sayıları ve zararlı etkileri giderek yaygınlaşan kanserojenler, obezojenler, Endokrin Bozucu Kimyasallar (EBK’ler) gibi KSS’ler genelde canlı yaşamını, özellikle insan sağlığını çokyönlü tehdit etmektedir. Bilimsel verilere göre bu tehditler (Antroposenik sorunlar) giderek artmaktadır. Bu sorunların çözümünü sağlamak ve çokyönlü düşünceyi teşvik etmek için yeni bir yöntem olarak eğitimde, özellikle geleceğin Sağlık Meslekleri Eğitimi (SME)’nde disiplinlerarası ve/veya mesleklerarası işbirliğini geliştirmek amacıyla Tek Sağlık Eğitimi (TSE) önerilmektedir. Ciddi, güncel yayınlara ve epidemiyolojik verilere bakıldığında akademik dünyada son 10-15 yıllık süreçte eğitimde, -özellikle sağlık eğitiminde- bu paradigma değişiminden ve İHBÇE-sağlığının sürdürülebilirliği ve “türlerarası bağlantılılık” farkındalığı için önemli gelişmeler beklenmektedir.

Yukarıdaki tabloda Antroposenik tehditler için vurgulandığı gibi “Tek Sağlık Eğitimi; insan, hayvan, bitki, çevre ve ekosistem sağlığının birbiriyle bağlantılı olduğunu tanıyarak insan hekimliği, veteriner hekimlik, tarım bilimleri, biyoloji, çevrebilimi ve ilgili diğer meslekler dâhil olmak üzere; farklı disiplinlerden akademisyenleri, öğrenci ve uzmanları bir araya getiren, “mesleklerarası eğitim” temelinde düşünsel ve eğitsel işbirliğine dayalı disiplinlerötesi bir ekip yaklaşımıyla birlikte öğrenme ve öğretme sürecidir. olarak tanımlanmaktadır.  Bu güncel kapsam ve yaklaşımlarla TSE, 21. yüzyıl yaşamsal dinamiklerini gözleyebilmeyi, KSS’leri anlamayı, yorumlamayı ve gelecek öngörüsünde bulunabilmeyi öğretmeyi, olası risk ve tehlikelere karşı farkındalık yaratmayı; geleneksel yaklaşımların dışına çıkarak “eleştirel ve sistematik düşünceyi” yaygınlaştırmayı hedeflemektedir. Bu hedef, yukarıdaki tanımda vurgulanan ve DSÖ’nün 2010’da gündeme getirdiği “mesleklerarası eğitim” anlayışı ve TSE’nin güncel yaklaşımı ile uyumlu olup, geliştirilmesi ve kullanılması “bütüncül sağlık paradigmasının” sürdürülebilirliği yönünden stratejik değer taşımaktadır.

Bu aşamada ve güncel bilimsel gelişmelerden hareketle söylenebilir ki; çağımızın, günümüzün acil sorunu burada vurgulanan kapsamlı TSE tanımını yapmak, stratejik önemini vurgulamak veya yaşamsal uygulamalardaki yararlarını anlamak, yorumlamak değildir. Asıl sorun, TSD’nin doğal paydaşlarının bir araya gelip Antroposenik tehditler konusundaki görüşlerini ve bütüncül çözümleyici önerilerini “mesleki yetki ve sorumluluklarına zarar vermeden” ortak bir masa etrafında birlikte ve yüz yüze, açık sözlülükle tartışamamaktır. Diğer bir anlatımla asıl sorun, alışılagelmiş “mesleki, disipliner kalıpların dışına çıkamamak” ve bilimsel edilgenlik veya mesleki, disipliner “egolar” yüzünden TSD’nin sürdürülebilirliği için düşüncede ve eylemde işbirliğinden kaçınmaktır. Aslında, günümüzün temel sorunu zararlı etkileri geç anlaşılan “bilimsel iletişimsizlik ve “üretken düşünceye saygı duymamak” ve çoğu zaman başka bilim insanlarının başarılarını kıskanma, görmeme ve inkarcılık alışkanlığıdır. Dolayısıyla, günümüzün “kroniklermiş ve aşılması güç” temel sorunu, başkalarınca üretilmiş, geçerli ve güncel bilimsel verileri, başarıları tanımamak, onları takdir etmemekte sakınca görmemek, “alışılagelen edilgenlikte” ısrar etme kolaylığıdır.

teksaglik-kose-yazilari-tek-saglik-egitimi-antroposenik-tehditleri-anlatmanin-toplumsal-farkindaligi-olusturmanin-bilimsel-yolu-1.png

Bu bağlamda ve üstte verilen görselin ifadeleriyle söylenebilir ki; yaşamakta olduğumuz 21. yüzyılın “gelecek üç çeyreği” veya 22. yüzyıl ve sonrası için insanlığın henüz bir “B-Planı” yoksa veya yeni bir “B-Planı” hazırlama olanağı “henüz” bulunmuyorsa, zaman kaybetmeden Antroposenik tehdit ve tehlikeleri azaltmak için, içinde yaşadığımız ve farkında olmadan “fazlaca yaraladığımız gezegenimizi” korumaktan, ona “kedi yaralarını iyileştirme fırsat vermekten” başka seçeneğimizin olmadığını artık anlamalıyız. Günümüzde TSE tam da böylesine önemli ve karmaşık sorunları anlatmak için geliştirilmiş yeni bir eğitim aracıdır. Diğer anlatımla TSE, sağlığın Antroposenik tehditleri konusunda bütüncül düşünebilme, disiplinlerarası, mesleklerarası işbirliği anlayışını, disiplinlerötesi düşünce yaklaşımıyla toplumsal farkındalığa dönüştürme, bireyleri KSS’lerin çözümüne ortak etme ve “bütüncül farkındalığı” yaygınlaştırma aracı olarak işlevselleştirilmelidir.

Sonuç olarak, TSE bu yazı kapsamında ve güncel bilimsel veriler bağlamıyla düşünüldüğünde ve en azından sağlık alanı için Dr. Calvin Schwbe’nin vurguladığı “insan ve veteriner hekimliği arasında paradigma farkı olmadığı ve her iki disiplinin birbirinin gelişimine katkı sağlayabileceği” gerçeğinin anlaşılması ve anlatılması yaşamsal değerdedir. Dolayısıyla, insanlığın son 200 yıllık süreçteki bilgi birikimiyle TSD’nin oluşmasına, olgunlaşmasına öncülük etmesi, bu deneyimin işlevselleştirilmesi -deyim yergideyse- Tek Sağlık Şemsiyesinin genişletilmesi” için mutlaka TSE uygulamaya konulmalıdır. Çünkü bu potansiyeliyle TSE, Birleşmiş Milletlerin 2030 yılını hedefleyerek uygulamaya koyduğu Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin sürdürülebilirliği bakımından son derece önemlidir. Aynı zamanda, İHBÇE-sağlığını yakından ilgilendiren, büyük sosyoekonomik tehdit potansiyeline sahip salgınlar, iklimsel afetler, ekotoksikolojik sağlık sorunları gibi KSS’leri anlama ve yönetme sırasında “aynı paradigmadan beslenen” hekimleri ve sağlığın diğer paydaşlarını aynı masa etrafında buluşturma kültürü ve becerisini kazandırmak, yalnız ve ancak işlevsel TSE ile mümkündür.

Günümüzün ve yakın geleceğin sağlık yöneticilerinde ve TSD’nin doğal paydaşları gönüllü bireylerde, kurum ve kuruluşlarda, sağlık ve TSD ile ilgili meslek örgütleri arasında işbirliği ve paylaşım kültürünü geliştirmek, etkili ve yapıcı iletişim kanalları açarak tutum ve davranış değişikliği başlatmak son derece yaşamsal değerdedir. Dolayısıyla, insanlığın geleceğine yönelik ortak sürdürülebilirlik stratejilerine öncelik vermek, bireysel ve kurumsal sorumlulukları bütüncül paradigma ekseninde belirlemek son derece önemli ve önceliklidir. Bu bağlamda, toplumların gönencine değer katmak, bu ortak gönencin sürdürülebilirlik girişimlerine işlerlik kazandırmak için en uygun ve işlevsel yol ve bilimsel yöntem TSE’ni içselleştirmek, işlevselleştirmek, kurumsallaştırmak ve yaşamın her alanında yaygınlaştırmaktır. İnsanlığın 200 yıllık Tek Sağlık Düşüncesi yolculuğu bağlamıyla oluşan bilimsel nesnellikle söylenebilir ki; Antroposen Çağında farkında olmadan meydana gelmesine yol açtığımız Antroposenik tehditleri durdurmanın, bu amaçla toplumsal farkındalık ve duyarlılığı yaratmanın, yaygınlaştırmanın yolu TSE’dir. TSE’ni benimsemek, uygulamak bir seçenek değil, yaşamsal ve kaçınılmaz zorunluluktur…!

Çünkü, Antroposen Çağında, sorunların ana nedeni %95 iflah olmaz insan egosu olan ‘Antroposenik’ tehditler bitmeyen bir süreklilikle ve “sessiz bir kasırga” gibi İHBÇE-sağlığına zarar vermektedir. "Tek İklim, Tek Şehir, Tek Sağlık" bağlamında sürdürülebilir, dirençli ve sağlıklı kentlerde ve yaşamsal hakların korunduğu doğada, gönenç içinde yaşamak için insanlığın her zamankinden daha çok ve acil olarak işlevsel Tek Sağlık Eğitimine gereksinimi vardır. Bu gereksinim, ertelenemez, ötelenemez, devredilemez akademik, etik, bilimsel, mesleklerarası ve disiplinlerarası yurttaşlık sorumluluğudur.

Son söz olarak, saygın düşünür ve doğabilimci Johann Wolfgang von Goethe’nin deyimiyle söylenebilir ki; "Bilmek yetmez; uygulamalıyız. İstemek yetmez; yapmalıyız."

Kaynakça
  • Cavicchioli, R., Ripple, W. J., Timmis, K. N., Azam, F., Bakken, L. R., Baylis, M., ... & Webster, N. S. (2019). Scientists’ warning to humanity: microorganisms and climate change. Nature Reviews Microbiology, 17(9), 569-586.
  • Cottey, A. (2022). Climate and nature emergency: From scientists’ warnings to sufficient action. Public Understanding of Science, 31(6), 818-826.
  • Crutzen, P.J., Stoermer, E.F. (2021). The ‘Anthropocene’ (2000). In: Benner, S., Lax, G., Crutzen, P.J., Pöschl, U., Lelieveld, J., Brauch, H.G. (eds) Paul J. Crutzen and the Anthropocene: A New Epoch in Earth’s History. The Anthropocene: Politik—Economics—Society—Science, vol 1. Springer, Cham. https://doi.org/10.1007/978-3-030-82202-6_2
  • Djordjevic, S. P., Jarocki, V. M., Seemann, T., Cummins, M. L., Watt, A. E., Drigo, B., ... & Howden, B. P. (2024). Genomic surveillance for antimicrobial resistance—a One Health perspective. Nature Reviews Genetics, 25(2), 142-157.
  • Küçük Biçer, B. ve Taştan, R. (2023). Sağlık Alanında Tek Sağlık Eğitimi ve İklim Okuryazarlığı Gereksinimi. İçinde. Taştan R, Ak A, Biçer Küçük B, Arslanbaş D. (Eds) Güncel Tek Sağlık; Zoonotik Tehditlerden İklimsel Afetlere ve Ekotoksikolojik Sorunlara Düşünce Evrimi. Duvar Yayınları, ss. 421-428.
  • Neboğlu, E.K. (2025). Tek sağlık kavramının lisans ve lisansüstü eğitimlerde geliştirilmesi ve standardizasyonu konusunda örnek bir müfredat oluşturma. (Yayınlanmamış Doktora Tezi), Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Çevre Sağlığı Disiplinlerarası Anabilim Dalı, Aydın. https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezSorguSonucYeni.jsp (10.5.2026)
  • One Health Commission (2023). https://onehealthday.com/one/events-overview/y-r-c-s/2023/all/TR/all
  • One Health Education Online Conference (2016). https://www.onehealthcommission.org/en/events_since_2001/one_health_education_online_conference/
  • Taştan, R. (2022). Tek Sağlık Düşünce Sistemine Giriş: 21.Yüzyılın ‘Karmaşık Sağlık Sorunları’ Onları Hazırlayan Nedenlerle ‘Yüzleşmeden Çözülebilir mi? İçinde. Taştan, R., Ak, A., Peker, A., Küçük Biçer, B. (Editörler), Tek Sağlık, 21.Yüzyılın Karmaşık Sağlık Sorunlarıyla Yüzleşmek. Duvar Yayınları, ss.31-70. İzmir.
  • Taştan, R. (2022). Süregiden İklim Değişikliği ve Yeniçıkan Zoonotik Tehditlere Tek Sağlık Yaklaşımı. II. Uluslararası Sağlık ve İklim Değişikliği Kongresi, 28-30 Kasım 2022.  https://2022.healthclimatecongress.org/wp,content/uploads/2023/06/TAM_METI%CC%87N_KI%CC%87TABI.pdf
  • Taştan, R. (2023). “Tek Sağlık Eğitimi; Karmaşık Sağlık Sorunlarını Çözmenin Bütüncül Yolu.” Türkiye Mikrobiyoloji Cemiyeti, Tek Sağlık Çalışma Grubu “2.Ulusal Tek Sağlık Günleri” Çalıştayı. 22-24 Kasım 2023, Ankara Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi, 50. Yıl Konferans Salonu. Erişim: 10.5.2026  https://www.tmc-online.org/pdf/II%20Ulusal%20Tek%20Sa%C4%9Fl%C4%B1k%20G%C3%BCnleri%20Kitab%C4%B1%202023.pdf
  • Taştan, R. (2025). Turizmde Sürdürülebilir Hijyen ve ‘Tek Sağlık Eğitimi’nin’ Önemi. İçinde. Alyakut, Ö. ve Polat Üzümcü, T. (editörler). Turizm Endüstrisinde Hijyen Araştırmaları. Vizetek Yayıncılık, ss. 57-86. Ankara.
  • Taştan, R. ve Küçük Biçer, B.  (2025). Kent Selleri, Kent Vektörleri, Kent Zoonozları ve ‘Tek Sağlık Eğitimi'. İçinde. Aydın, G. ve Uzun, L. (editörler). Sağlık Bilimlerinde Yeni Yaklaşımlar: Kuram, Yöntem, Uygulama-1, Duvar Yayınları, ss.1-29. İzmir.
teksaglik.org web sitesi, sizlere daha iyi bir gezinme deneyimi sunmak için çerezler kullanmaktadır.

Bunlar arasında sitenin çalışması için gerekli olan temel çerezlerin yanı sıra, yalnızca anonim istatistiksel amaçlar, konfor ayarları veya kişiselleştirilmiş içerik göstermek için kullanılan diğer çerezler de bulunmaktadır. Hangi kategorilere izin vermek istediğinize kendiniz karar verebilirsiniz. Ayarlarınıza bağlı olarak, web sitesinin tüm işlevlerinin kullanılamayabileceğini lütfen unutmayın.

teksaglik.org web sitesi, sizlere daha iyi bir gezinme deneyimi sunmak için çerezler kullanmaktadır.

Bunlar arasında sitenin çalışması için gerekli olan temel çerezlerin yanı sıra, yalnızca anonim istatistiksel amaçlar, konfor ayarları veya kişiselleştirilmiş içerik göstermek için kullanılan diğer çerezler de bulunmaktadır. Hangi kategorilere izin vermek istediğinize kendiniz karar verebilirsiniz. Ayarlarınıza bağlı olarak, web sitesinin tüm işlevlerinin kullanılamayabileceğini lütfen unutmayın.

Tercihleriniz kaydedildi