Birleşmiş Milletler’in Tek Sağlık Yaklaşımı: Küresel Yönetişimden Gezegen Sağlığına, Ortak Eylemden Ülke Uygulamalarına
Özet
Tek Sağlık (One Health), insan, hayvan, bitki ve ekosistem sağlığını birbirinden kopuk alanlar olarak değil, karşılıklı bağımlılık içindeki tek bir yaşam sistemi olarak ele alan bütüncül, birleştirici ve çok sektörlü bir yaklaşımdır. Birleşmiş Milletler sistemi bakımından Tek Sağlık, tek başına yeni bir BM teşkilatı veya yalnızca salgınlara müdahale modeli değildir. Daha çok; sağlık, gıda, tarım, çevre, biyolojik çeşitlilik, iklim, su, enerji, ticaret, kalkınma, hukuk ve finansman politikalarının aynı risk alanında buluşturulmasını sağlayan bir küresel yönetişim çerçevesidir.
Birleşmiş Milletler’in Tek Sağlık yaklaşımının kurumsal omurgası, 2022 yılında FAO, UNEP, WHO ve WOAH tarafından kurulan Dörtlü Ortaklık ile güçlenmiştir. Bu ortaklık, daha önce FAO–WHO–WOAH arasında yürütülen Tripartite iş birliğini çevre boyutunu kurumsal olarak içerecek şekilde genişletmiş; insan-hayvan-bitki-çevre arayüzünde ortaya çıkan zoonotik hastalıklar, antimikrobiyal direnç, gıda güvenliği, çevresel belirleyiciler ve pandemi riskleri için ortak bir çalışma zemini oluşturmuştur. 2022–2026 dönemi için hazırlanan Tek Sağlık Ortak Eylem Planı, altı eylem hattı ve üç değişim yolu üzerinden bu yaklaşımı küresel, bölgesel ve ulusal düzeylerde uygulanabilir kılmayı amaçlamıştır. Ağustos 2026’da uygulama döneminin 2029’a kadar uzatılması, ülkelerin ulusal önceliklerini ortak bir çerçeve içinde planlamasına ve ölçeklendirmesine daha fazla süre sağlamıştır. [1] [2]
Bu makalede Birleşmiş Milletler’in Tek Sağlık yaklaşımı; kavramsal temelleri, tarihsel gelişimi, Dörtlü Ortaklık’ın kuruluşu, Ortak Eylem Planı’nın yapısı, BM’nin sürdürülebilir kalkınma gündemiyle ilişkisi, salgın önleme ve sağlık güvenliği boyutu, antimikrobiyal direnç, gıda sistemleri, çevre ve iklim, hukuk ve finansman alanları üzerinden incelenmektedir. Ayrıca yaklaşımın Türkiye açısından sunduğu kurumsal ve stratejik fırsatlar değerlendirilmekte; Tek Sağlık’ın başarı koşulu olarak kaynakta önleme, ortak veri, ortak karar, yerel sahiplenme ve ölçülebilir sonuç ilkeleri öne çıkarılmaktadır.
Anahtar kelimeler: Tek Sağlık, Birleşmiş Milletler, Dörtlü Ortaklık, FAO, UNEP, WHO, WOAH, pandemi önleme, antimikrobiyal direnç, çevre sağlığı, sürdürülebilir kalkınma, küresel sağlık yönetişimi.
Giriş: Sağlık Sorunlarının Sınırları Değişirken
21. yüzyılda sağlık tehditleri, klasik anlamda yalnızca hastanelerde, laboratuvarlarda veya sağlık bakanlıklarının sınırları içinde ortaya çıkan sorunlar olmaktan çıkmıştır. Yeni ve yeniden ortaya çıkan zoonotik hastalıklar, antimikrobiyal direnç, gıda kaynaklı hastalıklar, su ve hava kirliliği, iklim değişikliğinin etkileri, habitat kaybı, biyolojik çeşitliliğin azalması, yoğun ve endüstriyel üretim modelleri, yaban hayatı ticareti ve düzensiz kentleşme birbirini besleyen risk kümeleri meydana getirmektedir. Bu nedenle insan sağlığını korumak için yalnızca insan hastalıklarını izlemek yeterli değildir; hayvanların, bitkilerin, tarımsal üretim sistemlerinin ve ekosistemlerin sağlık durumunu da birlikte izlemek gerekir. [3]
Birleşmiş Milletler’in Tek Sağlık yaklaşımı bu dönüşümün kurumsal karşılığıdır. Yaklaşım, sağlık kavramını biyomedikal sınırlarından çıkararak yaşamın devamlılığını sağlayan ekolojik, sosyal, ekonomik ve yönetsel ilişkiler ağı içinde yeniden tanımlar. Temiz hava, temiz su, güvenli ve besleyici gıda, sağlıklı toprak, işleyen ekosistemler ve sorumlu antimikrobiyal kullanımı; insan sağlığının dışındaki konular değil, insan sağlığının önkoşullarıdır. UNEP’in vurguladığı üzere Tek Sağlık, toplumun farklı düzeylerinde birden fazla sektör, disiplin ve topluluğu harekete geçirerek sağlık ve ekosistem tehditleriyle mücadele eder; aynı zamanda iklim değişikliğine karşı eylemi ve sürdürülebilir kalkınmayı destekler. [4]
Birleşmiş Milletler sistemi açısından Tek Sağlık, sağlık tehditlerini ortaya çıktıktan sonra yönetmekten önce; bu tehditleri üreten veya büyüten koşulları kaynağında azaltma yaklaşımıdır.
Bu bakış açısı, Birleşmiş Milletler’in temel görevleriyle doğrudan ilişkilidir. BM; üye devletler arasında iş birliğini kolaylaştırır, küresel normların ve hedeflerin oluşmasına katkı verir, teknik kapasiteyi destekler, krizlere yanıt verir ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik eder. Tek Sağlık ise bu işlevlerin tümünü aynı risk alanında buluşturur. Sağlık, gıda, çevre, hayvan refahı, tarım ve kalkınma politikalarının ortak bir risk değerlendirmesiyle tasarlanmasını mümkün kılar.
1. Tek Sağlık Kavramının Birleşmiş Milletler Sistemindeki Anlamı
Tek Sağlık, insan, evcil ve yabani hayvan, bitki ve daha geniş çevrenin (ekosistemler dâhil) sağlıklarının birbirine bağlı ve karşılıklı bağımlı olduğunu kabul eder. WHO’nun güncel tanımında yaklaşım, insanların, hayvanların ve ekosistemlerin sağlığını sürdürülebilir biçimde dengelemeyi ve en iyi duruma getirmeyi amaçlayan bütüncül ve birleştirici bir yaklaşım olarak ifade edilmektedir. Bu tanım, çevreyi yalnızca hastalıkların arka planı olarak değil, sağlık üretiminin aktif bir unsuru olarak konumlandırır. [3]
Birleşmiş Milletler’in kullanımında Tek Sağlık’ın üç ayırt edici niteliği vardır. İlk olarak yaklaşım bütüncüldür; insan sağlığı, hayvan sağlığı, bitki sağlığı ve çevresel süreçleri tek bir sistem içinde değerlendirir. İkinci olarak çok sektörlüdür; sağlık, veteriner hizmetleri, tarım, gıda, çevre, su, eğitim, maliye, yerel yönetim, akademi, özel sektör ve sivil toplumu aynı politika alanında buluşturur. Üçüncü olarak disiplinler arasıdır; epidemiyoloji, veteriner hekimlik, tıp, çevre bilimleri, ekoloji, tarım, ekonomi, hukuk, veri bilimi ve sosyal bilimlerin ortak üretimini gerektirir.
Bu nitelikler, Tek Sağlık’ı yalnızca “insan-hayvan-çevre birlikte çalışsın” şeklindeki genel bir çağrı olmaktan çıkarır. Yaklaşımın gerçek değeri, sektörler arasında kalıcı iş birliği mekanizmaları, ortak gözetim sistemleri, birlikte hazırlanmış acil durum planları, ortak laboratuvar kapasitesi, veri paylaşımı, ortak eğitim ve sürdürülebilir finansman yaratabilmesidir.
|
Tek Sağlık bileşeni |
Birleşmiş Milletler yaklaşımındaki karşılığı |
Temel politika sorusu |
|---|---|---|
|
İnsan sağlığı |
Halk sağlığı, klinik hizmetler, sağlık güvenliği ve eşitlik |
Hastalık riski toplumda nasıl önlenir ve erken fark edilir? |
|
Hayvan sağlığı |
Evcil hayvanlar, çiftlik hayvanları, yaban hayatı ve veteriner hizmetleri |
Risk hayvan popülasyonlarında ve üretim zincirlerinde nasıl azaltılır? |
|
Bitki ve tarım sağlığı |
Bitki hastalıkları, toprak, üretim verimliliği ve gıda sistemleri |
Güvenli, sürdürülebilir ve dirençli üretim nasıl sağlanır? |
|
Çevre ve ekosistem sağlığı |
Biyoçeşitlilik, iklim, su, hava, toprak, kirlilik ve habitatlar |
Hastalıkların çevresel itici güçleri nasıl ortadan kaldırılır? |
|
Yönetişim ve toplum |
Ortak karar, hukuk, finansman, iletişim ve yerel sahiplenme |
Sektörler arası eylem nasıl kalıcı ve ölçülebilir hâle gelir? |
2. Tarihsel Gelişim: Tripartite’den Dörtlü Ortaklık’a
Tek Sağlık’ın Birleşmiş Milletler sistemindeki kurumsal gelişimi, tek bir tarihte başlamış değildir. Zoonotik hastalıklar ve gıda güvenliği konusunda FAO, WHO ve WOAH uzun yıllar boyunca farklı görev alanlarında iş birliği yapmıştır. Ancak küresel salgınların, antimikrobiyal direncin ve çevresel bozulmanın aynı risk ekosisteminin parçaları olduğunun daha açık biçimde anlaşılması, bu iş birliğinin kapsamını genişletmiştir.
2000’li yılların ortasında “One World, One Health” düşüncesi, insan ve hayvan sağlığı ile yaban hayatı ve ekosistemler arasındaki bağa dikkat çeken uluslararası bir çerçeve olarak öne çıkmıştır. 2008 yılında FAO, WHO, WOAH ve ilgili ortakların katkısıyla yayımlanan stratejik yaklaşım, zoonotik hastalıkların önlenmesinde sektörler arası koordinasyonun gerekliliğini gündeme taşımıştır. 2010’lu yıllarda kuş gribi, Ebola, MERS ve diğer zoonotik tehditler, ulusal sistemlerin parçalı çalışmasının sınırlarını göstermiştir.
COVID-19 pandemisi, bu dönüşümü hızlandıran en büyük küresel deneyim olmuştur. Pandemi, salgınları yalnızca hastane kapasitesi veya aşı tedariki meselesi olarak değil; erken uyarı, yaban hayatı, arazi kullanımı, tarım-gıda zincirleri, hareketlilik, eşitsizlik, iletişim, ekonomi ve yönetişim meselesi olarak ele alma zorunluluğunu ortaya koymuştur. Birleşmiş Milletler sistemi içinde de pandemi sonrası toparlanmanın daha dirençli, adil ve çevreyle uyumlu biçimde kurgulanması gerektiği vurgulanmıştır. [3] [5]
Mart 2022’de FAO, UNEP, WHO ve WOAH arasında imzalanan mutabakat, önceki Tripartite yapıyı çevre boyutunu merkeze alacak biçimde genişletti. Böylece UNEP’in Dörtlü Ortaklık’a katılması, Tek Sağlık’ın insan ve hayvan sağlığı ekseninden insan-hayvan-bitki-ekosistem sağlığı eksenine taşınmasının kurumsal ifadesi oldu. FAO’nun açıklamasına göre bu ortaklık; antimikrobiyal direnç, yeni zoonotik hastalıklar, gıda güvenliği, çevresel sağlık belirleyicileri ve sağlık sistemlerinin güçlendirilmesi gibi alanlarda çok sektörlü ve disiplinlerarası yaklaşımlar geliştirmektedir. [6]
Bu gelişim, Birleşmiş Milletler açısından iki önemli sonuç doğurmuştur. Birincisi, Tek Sağlık artık yalnızca sağlık kuruluşlarının teknik gündemi değildir; çevre ve kalkınma gündemleriyle bütünleşmiştir. İkincisi, küresel düzeydeki ortaklıkların ulusal planlara, bütçelere ve uygulama kapasitesine aktarılması için daha açık bir yol haritası oluşmuştur.
3. Dörtlü Ortaklık: BM Tek Sağlık Yaklaşımının Kurumsal Omurgası
Dörtlü Ortaklık, Birleşmiş Milletler’in Tek Sağlık yaklaşımını uygulamaya taşıyan temel uluslararası mekanizmadır. Ortaklığın dört kurumu farklı fakat tamamlayıcı görev alanlarına sahiptir.
FAO (BM Gıda ve Tarım Örgütü), tarım, hayvancılık, su ürünleri, bitki sağlığı, gıda sistemleri ve kırsal kalkınma boyutunu temsil eder. Gıda üretiminin güvenliği, sürdürülebilirliği ve dayanıklılığı; zoonotik hastalıkların, gıda kaynaklı risklerin ve antimikrobiyal direncin yönetimiyle doğrudan bağlantılıdır. UNEP (BM Çevre Programı), çevresel belirleyicileri, biyoçeşitliliği, iklim değişikliğini, kirliliği, ekosistemleri ve doğal kaynakları Tek Sağlık gündemine taşır. WHO (Dünya Sağlık Örgütü), halk sağlığı, sağlık sistemleri, salgın hazırlığı, sürveyans ve küresel sağlık güvenliği alanında normatif ve teknik liderlik sağlar. WOAH (Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü) ise hayvan sağlığı, veteriner hizmetleri, hayvan hastalıklarının bildirimi, yaban hayatı ve hayvan sağlığı yönetişimi konusunda uzmanlık sunar.
Bu dört kurumun bir araya gelmesi, görevlerin basitçe yan yana getirilmesi anlamına gelmez. Esas amaç, riskin bir sektörden diğerine geçişini hesaba katan ortak politika üretmektir. Örneğin antimikrobiyal direnç yalnızca hastanelerde antibiyotik kullanımına indirgenemez; hayvancılıkta ve bitki üretiminde kullanım, atıkların çevreye karışması, su sistemleri, gıda zinciri, ilaç erişimi ve sağlık çalışanlarının davranışları birlikte değerlendirilmelidir. Benzer biçimde kuş gribi yalnızca veterinerlik sorunu değildir; halk sağlığı, gıda güvenliği, biyolojik çeşitlilik, göçmen kuş rotaları ve geçim kaynaklarıyla ilişkilidir.
Dörtlü Ortaklık’ın küresel işlevleri dört başlıkta özetlenebilir: ülkeleri desteklemek, ortak teknik standartlar geliştirmek, küresel gündemi savunmak ve kaynakları harekete geçirmek. FAO, ortaklığın G20 toplantıları, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansları ve Dünya Tek Sağlık Kongresi gibi uluslararası platformlarda Tek Sağlık uygulamasını savunduğunu belirtmektedir. [6]
4. Tek Sağlık Ortak Eylem Planı: Ortak Vizyonun Uygulama Aracı
Dörtlü Ortaklık tarafından Ekim 2022’de yayımlanan Tek Sağlık Ortak Eylem Planı (One Health Joint Plan of Action – OH JPA), 2022–2026 döneminde ortak çalışmayı yönlendirmek üzere hazırlanmıştır. Planın temel amacı, insan-hayvan-bitki-çevre arayüzündeki sağlık tehditlerini daha iyi önlemek, öngörmek, tespit etmek ve yanıtlamaktır. Plan, yeni bir kurum kurmak yerine mevcut kapasite ve girişimleri ortak bir çerçevede birleştirmeyi hedeflemiştir. [1] [2]
Tek Sağlık Ortak Eylem Planı (OH JPA), altı eylem hattı üzerinden tasarlanmıştır:
|
Eylem hattı |
İçerik |
Beklenen katkı |
|---|---|---|
|
1. Tek Sağlık kapasitesini artırmak |
Ulusal ve uluslararası sistemlerin, iş gücünün ve kurumların güçlendirilmesi |
Daha dirençli sağlık ve yönetişim sistemleri |
|
2. Yeni ve yeniden ortaya çıkan zoonotik riskleri azaltmak |
Salgınların kaynağında önlenmesi, erken uyarı ve hazırlık |
Pandemi riskinin ve etkisinin azaltılması |
|
3. Endemik zoonozlar, ihmal edilen tropikal ve vektör kaynaklı hastalıklarla mücadele |
Saha temelli entegre kontrol programları |
Süregelen hastalık yükünün düşürülmesi |
|
4. Gıda güvenliği risklerini değerlendirmek ve yönetmek |
Gıda zincirinin tüm aşamalarında risk iletişimi ve kontrol |
Güvenli gıda ve sağlıklı beslenme |
|
5. Antimikrobiyal direnci sınırlamak |
İnsan, hayvan, bitki ve çevre boyutlarının birlikte yönetilmesi |
Etkili ilaçların korunması |
|
6. Çevreyi Tek Sağlık’a entegre etmek |
İklim, kirlilik, biyoçeşitlilik, ekosistemler ve sağlık ilişkisi |
Hastalıkların çevresel itici güçlerinin azaltılması |
Planın önemli yönlerinden biri, Tek Sağlık’ı yalnızca teknik müdahale listesi olarak değil, değişim kapasitesi yaratma süreci olarak ele almasıdır. UNEP’in plan özetinde üç değişim yolu öne çıkar: yönetişim, kurumsal gelişim ve veri sistemleri. Bu üç alan olmadan altı eylem hattı sürdürülebilir sonuç üretmez. Ortak hedefler belirlenmeli, yetki ve sorumluluklar açıklanmalı, kurumlar arası veri paylaşımı güvenilir hâle getirilmeli ve bütçeler ulusal önceliklerle uyumlandırılmalıdır. [2]
Ağustos 2026’da Dörtlü Ortaklık, OH JPA’nın uygulama dönemini 2029’a uzattığını duyurmuştur. Bu uzatma, ülkelere ulusal Tek Sağlık önceliklerini planlamak, uygulamak ve ölçeklendirmek için daha uzun ve öngörülebilir bir zaman çerçevesi sağlamaktadır. Aynı açıklamaya göre uzatma, 2025–2030 dönemini kapsayan yenilenmiş Dörtlü Ortaklık mutabakatıyla uyumludur; bu durum küresel, bölgesel ve ulusal düzeylerdeki teknik destek, savunuculuk, kaynak mobilizasyonu ve koordinasyonun 2030’a kadar sürdürülmesini mümkün kılmaktadır. [7]
5. Birleşmiş Milletler’in Yedi Önceliği: Politik Taahhütten Uygulamaya
BM Haber’in 27 Mart 2023 tarihli açıklamasında Dörtlü Ortaklık yöneticileri, Tek Sağlık’ın politika eylemine dönüştürülmesi için yedi öncelik ortaya koymuştur. Bu öncelikler, BM yaklaşımının yalnızca kavramsal değil, uygulanabilir bir gündem olduğunu göstermektedir. [5]
İlk öncelik, Tek Sağlık’ın uluslararası siyasi gündemde bir rehber ilke hâline getirilmesidir. Bunun anlamı, pandemi anlaşmaları, sağlık güvenliği, iklim, biyolojik çeşitlilik, gıda sistemleri ve kalkınma müzakerelerinde Tek Sağlık bağlantısının görünür kılınmasıdır.
İkinci öncelik, maliyetlendirilmiş ve önceliklendirilmiş ulusal Tek Sağlık politika, strateji ve planlarının geliştirilmesidir. Bir planın uygulanabilir olması için hedefleri kadar kurumsal sahibi, bütçesi, zaman çizelgesi ve izleme göstergeleri de bulunmalıdır.
Üçüncü öncelik, planların hızla hayata geçirilmesidir.
Dördüncü öncelik, sektörler arası beceri ve yetkinliklere sahip Tek Sağlık iş gücünün oluşturulmasıdır.
Beşinci öncelik, pandemilerin ve sağlık tehditlerinin kaynağında önlenmesidir.
Altıncı öncelik, bilimsel bilgi ve kanıt üretiminin, araştırma-geliştirmenin, teknoloji transferinin ve veri paylaşımının güçlendirilmesidir.
Yedinci öncelik ise Tek Sağlık stratejilerinin uygulanması için yatırım ve finansmanın artırılmasıdır.
Bu yedi öncelik birlikte okunduğunda önemli bir yönetim ilkesi ortaya çıkar: Tek Sağlık’ın maliyeti, eylemsizliğin maliyetinden bağımsız değildir. Salgın ortaya çıktıktan sonra hastane, aşı, lojistik ve ekonomik destek için yapılan harcamalar, kaynakta önleme ve erken uyarı kapasitesine yapılan yatırımlardan çok daha yüksek olabilir. Bu nedenle finansman, yalnızca acil durum fonu olarak değil, sürekli bir önleme ve dayanıklılık yatırımı olarak düşünülmelidir.
6. Pandemi Önleme ve Sağlık Güvenliği: Müdahaleden Önce Önleme
COVID-19 deneyimi, küresel sağlık güvenliğinin yalnızca bir patojen ortaya çıktığında başlayan acil durum yönetimine dayandırılamayacağını göstermiştir. Pandemi riskinin azaltılması; arazi kullanımındaki değişimler, yaban hayatı ile temas, hayvan yetiştiriciliği, canlı hayvan pazarları, gıda zincirleri, seyahat ve ticaret ağları, iklim baskıları, sağlık hizmetlerine erişim ve toplumların kırılganlığı ile birlikte ele alınmalıdır.
Tek Sağlık yaklaşımı bu nedenle “salgın çıktıktan sonra hızlı yanıt” modelini, “salgın oluşmadan riski azaltma” modeliyle tamamlar. Bu yaklaşımda erken uyarı sistemleri yalnızca insan vakalarını değil, hayvan ölümlerini, yaban hayatındaki olağandışı hastalıkları, çevresel değişimleri ve laboratuvar sinyallerini de izler. Saha veterinerleri, toplum sağlığı çalışanları, çevre uzmanları, çiftçiler, laboratuvarlar ve yerel yönetimler aynı risk iletişimi zincirine dâhil edilir.
2026 Lyon Tek Sağlık Zirvesi, küresel gündemde taahhütten uygulamaya geçişi hızlandırma çağrısı yapmıştır. Zirvede OHHLEP’in 2027’ye kadar uzatılması ve 2027–2029 dönemi için yeni bir fazın planlanması; kuş gribi için birleşik bir stratejik iş birliği çerçevesi; ortak öğrenme ve iş gücü geliştirme; köpek kaynaklı insan kuduz ölümlerini 2030’a kadar sona erdirme girişimi ve veterinerlik hizmetlerinin pandemi hazırlık sistemlerine daha güçlü biçimde entegre edilmesi gibi beş öncelikli çıktı açıklanmıştır. [8]
Bu gelişmeler, Birleşmiş Milletler Tek Sağlık yaklaşımının iki yönünü ortaya koyar. Bir yandan bilimsel uzmanlık ve ortak standartlar küresel düzeyde geliştirilir. Diğer yandan uygulama ülke düzeyinde, yerel ihtiyaçlara göre yürütülür. Küresel çerçeve, ulusal sahiplenmenin yerine geçmez; onu destekler.
7. Antimikrobiyal Direnç: Tek Sağlık’ın En Açık Sistemik Sınavı
Antimikrobiyal direnç (AMR), Tek Sağlık yaklaşımının neden gerekli olduğunu en açık biçimde gösteren alanlardan biridir. Bakteriler, virüsler, mantarlar ve parazitler ilaçlara karşı direnç geliştirebilir; bu süreç insanlarda, hayvanlarda, bitkilerde, gıda zincirlerinde, su sistemlerinde ve çevrede birbirine bağlı biçimde ilerler. İnsan sağlığında sorumlu olmayan kullanım kadar hayvan sağlığında yanlış kullanım, tarımsal üretimde uygulamalar ve ilaç üretim atıklarının çevreye bırakılması da direnç genlerinin yayılımına katkı sağlayabilir.
Birleşmiş Milletler sistemi AMR’yi yalnızca klinik tedavi sorunu olarak değil, kalkınma ve güvenlik sorunu olarak ele almaktadır. Etkili antimikrobiyallerin kaybedilmesi, ameliyatlardan kanser tedavilerine, doğum hizmetlerinden hayvancılığa kadar çok geniş bir alanı etkiler. Bu nedenle AMR ile mücadele; ilaçların akılcı kullanımı, enfeksiyonların önlenmesi, aşılama, biyogüvenlik, hayvan refahı, güvenli gıda, temiz su, sanitasyon, çevresel izleme ve araştırma-geliştirme politikalarının birlikte yürütülmesini gerektirir.
FAO, Dörtlü Ortaklık’ın AMR çalışmalarını insan, hayvan ve bitki sağlığında antimikrobiyallerin etkinliğini korumak ve sorumlu, ihtiyatlı kullanım için sürdürülebilir ve eşit erişimi güvence altına almak amacıyla tanımlamaktadır. [6] Bu ifade, Tek Sağlık’ın iki temel dengesini gösterir: gereksiz veya yanlış kullanımı azaltmak ve ihtiyaç duyulan etkili ilaçlara adil erişimi korumak.
Ulusal düzeyde başarılı bir AMR programı, sağlık bakanlığına ait tek bir belge olamaz. Tarım, çevre, gıda, veterinerlik, ilaç düzenleme, eğitim ve maliye kurumlarının ortak hedefleri bulunmalıdır. Hastaneler ve çiftlikler için sürveyans verileri karşılaştırılmalı, laboratuvar sonuçları paylaşılmalı, gıda ve su örnekleri izlenmeli, reçete ve kullanım davranışları değerlendirilmelidir.
8. Gıda Sistemleri, Hayvan Sağlığı ve Gıda Güvenliği
Gıda sistemleri, Tek Sağlık yaklaşımının insan sağlığı ile çevre ve ekonomi arasındaki bağını somutlaştırır. Gıda üretiminden tüketim noktasına kadar her aşamada biyolojik, kimyasal ve fiziksel riskler bulunabilir. Hayvan hastalıkları üreticilerin geçim kaynaklarını, gıda arzını ve fiyatları etkileyebilir; bitki hastalıkları ürün verimliliğini düşürebilir, su ve toprak kirliliği gıda zincirine taşınabilir. Gıda güvenliği bu nedenle yalnızca son ürünü denetlemekten ibaret değildir.
FAO’nun Tek Sağlık yaklaşımındaki rolü, güvenli ve sürdürülebilir tarım-gıda sistemlerinin güçlendirilmesidir. Bu kapsamda hayvan sağlığı hizmetleri, biyogüvenlik, izlenebilirlik, gıda denetimi, bitki sağlığı, yem güvenliği, su kalitesi ve üreticilerin bilgiye erişimi birlikte ele alınır. Hayvan sağlığına yapılan yatırım, yalnızca hayvanları korumaz; insanlara bulaşabilecek hastalıkları önler, gıda arzını ve kırsal geçim kaynaklarını güçlendirir.
Bu alanda Tek Sağlık’ın önemli bir ilkesi, üreticiyi yalnızca riskin kaynağı olarak görmemektir. Küçük çiftçiler, balıkçılar, hayvan yetiştiricileri ve gıda çalışanları çözümün asli ortaklarıdır. Uygulanabilir biyogüvenlik önlemleri, adil tazminat mekanizmaları, veteriner hizmetlerine erişim, eğitim ve pazar teşvikleri olmadan yalnızca yasaklar kalıcı sonuç vermez. Toplum katılımı ve geçim kaynaklarının korunması, sağlık güvenliği politikalarının başarısı için gereklidir.
9. Çevre, İklim ve Ekosistemler: UNEP’in Tek Sağlık’a Katkısı
UNEP’in Dörtlü Ortaklık’a katılımı, Tek Sağlık’ın çevre boyutunu merkezî bir unsura dönüştürmüştür. Ekosistemlerin bozulması, ormansızlaşma, kirlilik, iklim değişikliği ve biyoçeşitlilik kaybı; insan, hayvan ve bitki sağlığı üzerinde doğrudan veya dolaylı etkiler yaratır. Sağlıksız çevre, yalnızca hastalıkların yayılmasını kolaylaştıran bir arka plan değil, riskin kendisini üreten koşullardan biridir.
UNEP, Tek Sağlık’ı temiz su, enerji ve hava ihtiyacını, güvenli ve besleyici gıdayı, iklim eylemini ve sürdürülebilir kalkınmayı birlikte ele alan bir yaklaşım olarak tanımlar. [4] Bu, sağlık politikalarının çevre politikalarından ayrı yürütülemeyeceği anlamına gelir. Hava kirliliğinin azaltılması solunum ve kardiyovasküler hastalıkları önler; su kaynaklarının korunması enfeksiyonları ve kimyasal maruziyeti azaltır; sağlıklı ekosistemler bazı hastalıkların yayılımını sınırlayabilir; iklim uyumu ise vektör kaynaklı hastalıklar, sıcak hava dalgaları ve afet riskleri karşısında toplumların dayanıklılığını artırır.
Çevre boyutunun güçlü biçimde entegre edilmediği bir Tek Sağlık politikası eksik kalır. Sadece zoonotik hastalık sürveyansına odaklanıp habitat kaybı, kirlilik, su yönetimi ve iklim baskılarını dışarıda bırakmak; riskin kaynaklarını görmezden gelmek anlamına gelir. Bu nedenle çevresel göstergeler, sağlık ve hayvan sağlığı göstergeleriyle birlikte izlenmelidir.
10. Hukuk, Kurumlar ve Ortak Veri: Tek Sağlık’ın Yönetişim Boyutu
Tek Sağlık’ın kalıcı hâle gelmesi için iyi niyetli kurumlar arası iletişim yeterli değildir. Yetki paylaşımını, bilgi değişimini, acil durum kararlarını, bütçe sorumluluklarını ve hesap verebilirliği tanımlayan hukuki ve idari düzenlemeler gerekir. FAO’nun Birleşmiş Milletler Dijital Kütüphanesi’nde yer alan “One Health legislation” çalışması, insan, bitki ve hayvan sağlığı ile çevresel sağlığın birbirine bağlı olduğunu; mevzuatın Tek Sağlık hedeflerini somut, sürdürülebilir ve uygulanabilir hak, yükümlülük ve sorumluluklara dönüştürebilecek güçlü bir araç olduğunu vurgular. [9]
Bu açıdan Tek Sağlık yönetişimi için üç kurumsal düzey önemlidir. Birinci düzey, devletin merkezî kurumları arasında stratejik koordinasyondur. İkinci düzey, bölgesel ve yerel yönetimlerin saha uygulamalarına dâhil edilmesidir. Üçüncü düzey ise üniversiteler, meslek örgütleri, üreticiler, özel sektör, sivil toplum ve toplulukların karar süreçlerine katılımıdır.
Ortak veri sistemleri bu yönetişimin teknik temelidir. İnsan vakaları ile hayvan hastalıkları, laboratuvar sonuçları, çevresel ölçümler, meteorolojik veriler, arazi kullanımı ve gıda zinciri göstergeleri birbiriyle ilişkilendirilebilmelidir. Ancak veri paylaşımı yalnızca teknoloji yatırımı değildir. Veri tanımları standartlaştırılmalı, mahremiyet ve biyogüvenlik korunmalı, kurumların veri paylaşımına ilişkin teşvikleri ve sorumlulukları belirlenmeli, yerel personel bu sistemleri kullanabilecek yetkinliğe sahip olmalıdır.
Tek Sağlık verisinin temel özelliği, yalnızca çok miktarda veri toplamak değil, farklı kaynaklardan gelen bilgiyi karar süreçlerine dönüştürmektir. Bir ülkede veri bulunmasına rağmen kurumlar bu veriyi aynı masada değerlendiremiyorsa, sistem parçalı kalır. Bu nedenle ortak risk değerlendirmesi, düzenli tatbikat, senaryo planlama ve kamuya açık risk iletişimi, veri altyapısı kadar önemlidir.
11. Bilim, Eğitim ve Tek Sağlık İş Gücü
Tek Sağlık uygulaması, mesleklerin birbirini tanıdığı ve ortak çalışabildiği bir iş gücü gerektirir. Tıp öğrencisinin hayvan hastalıkları ve çevresel riskler hakkında temel bilgi sahibi olması; veteriner hekimin halk sağlığı ve risk iletişimi süreçlerine katılabilmesi; çevre bilimcinin sağlık sonuçlarını değerlendirebilmesi; yerel yöneticinin bilimsel veriyi politika kararına dönüştürebilmesi gerekir.
Dörtlü Ortaklık’ın 2026 Lyon Zirvesi’nde FAO, WHO ve WOAH tarafından başlatılan Joint One Health Learning Taskforce (Ortak Tek Sağlık Öğrenme Görevgücü), farklı sektörlerdeki eğitim platformlarını ve programlarını birbirine bağlamayı, yetkinlik temelli ve öğrenen merkezli bir yaklaşımla Tek Sağlık kapasitesini güçlendirmeyi amaçlamaktadır. [8] Bu girişim, Tek Sağlık eğitiminde ortak müfredat, sürekli mesleki gelişim ve disiplinler arası öğrenme ihtiyacını göstermektedir.
Üniversiteler, Tek Sağlık için yalnızca insan kaynağı yetiştiren kurumlar değildir; aynı zamanda politika için kanıt üretir, laboratuvar ve saha kapasitesi sağlar, yerel sorunlara çözüm geliştirir. Araştırma fonlarının yalnızca tek bir sektöre değil, ortak soru ve ortak çıktı üreten projelere yönelmesi gerekir. Örneğin bir zoonotik hastalık araştırması; patojenin biyolojisi kadar arazi kullanımı, hayvan hareketleri, üretici davranışları, iklim verileri ve toplumun risk algısını da incelemelidir.
12. Finansman: Tek Sağlık Bir Harcama Kalemi Değil, Önleme Yatırımıdır
Birleşmiş Milletler’in Tek Sağlık yaklaşımında finansman, yedinci politik öncelik olarak açıkça vurgulanmıştır. Ülkelerin strateji belgeleri hazırlaması önemli olmakla birlikte, bu belgelerin bütçe karşılığı yoksa uygulama sınırlı kalır. Tek Sağlık yatırımları; laboratuvar, sürveyans ve sağlık personeliyle sınırlı düşünülmemeli; veteriner hizmetleri, çevresel izleme, gıda denetimi, yerel yönetimler, eğitim, veri sistemleri ve risk iletişimi de kapsanmalıdır. [5]
Finansman açısından en önemli meselelerden biri, önleme yatırımlarının farklı kurumlar arasında dağılmasıdır. Bir kurumun yaptığı yatırımın ekonomik ve sağlık faydası başka bir kurumda ortaya çıkabilir. Örneğin hayvan aşılama programı, insan sağlığı harcamalarını azaltabilir; sulak alanların korunması, taşkın ve hastalık risklerini düşürebilir; güvenli su altyapısı, sağlık sisteminin yükünü azaltabilir. Bu nedenle bütçeleme, dar kurumsal fayda yerine ortak toplumsal faydayı dikkate almalıdır.
2026 Lyon Zirvesi’nde Dörtlü Ortaklık, ülkelerin Tek Sağlık uygulamalarını desteklemek için yatırım ve ortaklıkların güçlendirilmesi çağrısını yinelemiştir. [8] UNEP’in ortaklık sayfası da teknik rehberlik, kapasite geliştirme ve finansman desteğini ulusal uygulamanın unsurları arasında saymaktadır. [2] Önümüzdeki dönemde başarı, yalnızca ne kadar kaynak ayrıldığıyla değil; kaynakların riskin kaynağına ne kadar erken, ne kadar eşitlikçi ve ne kadar ölçülebilir biçimde yönlendirildiğiyle değerlendirilecektir.
13. BM Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi ile Bağlantı
Tek Sağlık, Birleşmiş Milletler 2030 Gündemi’nin tek bir hedefiyle sınırlı değildir; Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları arasında köprü kuran yatay bir yaklaşımdır. SKA 3 kapsamındaki sağlık ve refah, SKA 2 kapsamındaki açlığın sona erdirilmesi, SKA 6 kapsamındaki temiz su ve sanitasyon, SKA 12 kapsamındaki sorumlu üretim ve tüketim, SKA 13 kapsamındaki iklim eylemi, SKA 14 ve 15 kapsamındaki deniz ve karasal yaşam ile SKA 17 kapsamındaki ortaklıklar Tek Sağlık’la doğrudan ilişkilidir.
Sağlık sonuçları, çevresel ve ekonomik kararların sonuçlarından ayrı değildir. Güvenli ve sürdürülebilir gıda sistemleri hem beslenmeyi hem kırsal kalkınmayı hem de çevresel dayanıklılığı güçlendirir. Biyoçeşitliliğin korunması ekosistem hizmetlerini sürdürür. Temiz hava ve su, sağlık eşitsizliklerini azaltır. İklim uyumu, özellikle kırılgan toplulukların hastalık ve afet risklerine karşı korunmasına katkı verir.
Bu bağlantı, Tek Sağlık’ın Birleşmiş Milletler sistemi için stratejik değerini açıklar: yaklaşım farklı kurumların gündemlerini çoğaltmak yerine ortak sonuçlara bağlar. Sağlık, çevre ve kalkınma hedefleri arasında çatışma görülen durumlarda ise riskleri ve yan faydaları birlikte değerlendirmeyi sağlar. Böylece politika yapıcılar yalnızca “hangi sektör kazanıyor?” sorusunu değil, “hangi karar toplumun, hayvanların ve ekosistemlerin toplam sağlığını iyileştiriyor?” sorusunu sorar.
14. Türkiye Açısından Birleşmiş Milletler Tek Sağlık Yaklaşımı
Türkiye; üç kıtanın kesişiminde yer alan coğrafyası, göçmen ve yaban hayatı hareketliliği, geniş tarım ve hayvancılık alanları, farklı iklim kuşakları, su havzaları, yoğun kentleşmesi ve bölgesel ticaret bağlantıları nedeniyle Tek Sağlık açısından önemli bir ülkedir. Bu özellikler riskleri artırabildiği gibi, güçlü bir Tek Sağlık sistemi için önemli bilimsel ve kurumsal fırsatlar da sunar.
Türkiye açısından ilk öncelik, insan sağlığı, hayvan sağlığı, tarım, gıda, çevre, orman, su, iklim ve yerel yönetim kurumlarını kapsayan sürekli ve yetkili bir ulusal koordinasyon mekanizmasının güçlendirilmesidir. İkinci öncelik, ulusal Tek Sağlık stratejisinin maliyetlendirilmiş bir uygulama planı, sorumlu kurumlar ve ölçülebilir göstergelerle ilişkilendirilmesidir. Üçüncü öncelik, zoonotik hastalıklar ve AMR için insan-hayvan-çevre verilerinin birlikte izlenmesidir.
Türkiye’de üniversiteler, araştırma merkezleri, veteriner fakülteleri, tıp fakülteleri, ziraat ve çevre bilimleri bölümleri ile meslek örgütleri bu süreçte daha güçlü biçimde bir araya getirilebilir. Bölgesel risk haritaları; iklim, arazi kullanımı, hayvan hareketleri, vektör dağılımı, gıda zincirleri ve sağlık verilerini birlikte değerlendirebilir. Yerel yönetimler ise su, atık, gıda denetimi, sokak hayvanları, vektör kontrolü, hava kalitesi ve afet hazırlığı gibi alanlarda Tek Sağlık’ın sahadaki uygulayıcıları olabilir.
Türkiye’nin uluslararası katkısı da önemlidir. Ülke, Avrupa, Orta Doğu, Kafkasya, Orta Asya ve Akdeniz havzaları arasında bilgi ve deneyim paylaşımında köprü rolü üstlenebilir. Bölgesel laboratuvar iş birlikleri, ortak eğitim programları, sınır aşan zoonotik hastalık sürveyansı ve gıda güvenliği ağları bu rolü güçlendirebilir.
15. Uygulama İçin Bir Tek Sağlık Yol Haritası
Birleşmiş Milletler ve Dörtlü Ortaklık (WHO, FAO, WOAH ve UNEP) çerçevesi, ülkelerin kendi koşullarına göre uyarlayabileceği beş aşamalı bir uygulama mantığı sunmaktadır.
|
Aşama |
Temel faaliyet |
Başarı göstergesi |
|---|---|---|
|
1. Durum analizi |
Risklerin, kurumların, mevzuatın, veri kaynaklarının ve kapasite boşluklarının haritalanması |
Ortak risk ve kapasite değerlendirmesi |
|
2. Ortak önceliklendirme |
İnsan, hayvan, bitki ve çevre kurumlarının ortak hedef belirlemesi |
Maliyetlendirilmiş ulusal eylem planı |
|
3. Uygulama |
Sürveyans, laboratuvar, eğitim, biyogüvenlik, çevre ve toplum programlarının yürütülmesi |
Programların belirlenen takvimde uygulanması |
|
4. Ortak izleme |
Göstergelerin ve verilerin düzenli paylaşılması |
Kurumlar arası ortak gösterge seti |
|
5. Öğrenme ve ölçekleme |
Tatbikat, değerlendirme, iyi uygulama paylaşımı ve kaynak artırımı |
Kanıta dayalı revizyon ve yaygınlaştırma |
Bu yol haritasında başarının ölçütü, kaç toplantı yapıldığı değil; riskin gerçekten azalıp azalmadığıdır. Örneğin zoonotik hastalıkta erken uyarı süresi kısalıyor mu, gereksiz antimikrobiyal kullanım azalıyor mu, veteriner hizmetlerine erişim artıyor mu, çevresel maruziyet düşüyor mu, gıda kaynaklı salgınlar daha erken tespit ediliyor mu, kırılgan topluluklar daha iyi korunuyor mu? Tek Sağlık göstergeleri bu sonuçlara odaklanmalıdır.
Sonuç: Birleşmiş Milletler’in Tek Sağlık Vizyonu
Birleşmiş Milletler’in Tek Sağlık yaklaşımı, çağdaş sağlık yönetişiminin en kapsamlı dönüşümlerinden biridir. Bu yaklaşım, insan sağlığını hayvan, bitki ve ekosistem sağlığından ayırmayı reddeder; salgınları yalnızca klinik olaylar olarak değil, ekolojik, ekonomik, sosyal ve yönetsel süreçlerin sonucu olarak değerlendirir. Dörtlü Ortaklık’ın kurulması, UNEP’in çevre boyutunu kurumsal iş birliğine taşıması ve OH JPA’nın hazırlanması, bu dönüşümün önemli kilometre taşlarıdır.
2026’da Ortak Eylem Planı’nın 2029’a uzatılması, Tek Sağlık’ın kısa süreli bir pandemi gündemi olmadığını göstermektedir. Bu uzatma, ülkelerin kapasite geliştirmesi, ulusal planlarını uygulaması, bilimsel kanıt üretmesi ve sektörler arası yönetişimi kalıcı hâle getirmesi için yeni bir zaman penceresi açmaktadır. Lyon Zirvesi’nde açıklanan iş gücü, kuduz, kuş gribi, veteriner hizmetleri ve bilimsel danışmanlık odaklı öncelikler ise küresel taahhütlerin saha uygulamasına dönüştürülmek istendiğini ortaya koymaktadır. [7] [8]
Bununla birlikte Tek Sağlık’ın başarısı, uluslararası belgelerin varlığıyla kendiliğinden gerçekleşmeyecektir. Başarı; ülkelerin siyasi sahiplenmesine, ortak bütçelere, güçlü yerel sistemlere, bilimsel bağımsızlığa, şeffaf veri paylaşımına, toplum katılımına ve sonuçların düzenli ölçülmesine bağlıdır. Tek Sağlık, kurumların görev alanlarını ortadan kaldırmaz; bu görevlerin ortak riskler karşısında birbirini tamamlamasını sağlar.
Tek Sağlık’ın temel mesajı şudur: İnsanlığın sağlığı, diğer canlıların ve gezegenin sağlığından ayrı düşünülemez. Sağlığı korumanın en etkili yolu, hastalık ortaya çıktıktan sonra yalnızca tedavi etmek değil; sağlığı üreten çevresel, sosyal ve kurumsal koşulları birlikte güçlendirmektir.
Birleşmiş Milletler’in bu yaklaşımı, önümüzdeki yıllarda sağlık politikalarının yanı sıra iklim, tarım, gıda, çevre, biyolojik çeşitlilik, kalkınma ve uluslararası iş birliği politikalarının da ortak dili olabilir. Dünya daha bağlantılı ve riskler daha karmaşık hâle gelirken, Tek Sağlık yalnızca tercih edilebilir bir yöntem değil; daha güvenli, adil ve sürdürülebilir bir gelecek için stratejik bir zorunluluktur.
Kaynakça
[2] UNEP, One Health Joint Plan of Action (2022–2026).
[3] WHO, One Health.
[5] UN News, Holistic approach urgent for health of people, animals and environment, 27 March 2023.
[6] FAO, Quadripartite collaboration on One Health.
[7] WHO, Quadripartite collaboration extends the One Health Joint Plan of Action to 2029, 14 August 2026.
[8] WHO, Quadripartite partners and global stakeholders step up coordinated action at One Health Summit, 12 May 2026.
[9] FAO, One Health legislation: Contributing to pandemic prevention through law, 2020.
[10] WHO, A guide to implementing the One Health Joint Plan of Action at national level.
[11] United Nations, Goal 3: Good Health and Well-being.
[12] WOAH, One Health.
Notlar/Diğer
Bekir Metin, Dünya Sağlık Örgütü Türkiye Temsilcisi (2000-2005), Ankara, 16 Eylül 2026
Bu çalışma, teksaglik.org/yazi-dizileri/tek-saglik-yaklasimi/ sayfasındaki kuruluş odaklı yazıların başlık–özet–bölümlendirme yaklaşımı esas alınarak hazırlanmıştır.
-
Fransız Kalkınma Ajansı Heyeti, Orman Genel Müdürlüğünü Ziyaret etti
· 26 Temmuz 2019
-
Dünya Sağlık Örgütü, 28 Temmuz'u Dünya Hepatit Günü olarak belirledi.
· 28 Temmuz 2019
-
Birleşmiş Milletler 68. Sivil Toplum Konferansı (26-28 Ağustos 2019, ABD, Utah-Salth Lake City)
Güncel Haber · 29 Temmuz 2019
DSÖ (WHO)
GTÖ (FAO)
UNEP
DHSÖ (WOAH)