Ana içeriğe geç

Kronik hastalıklar

Sedef ve Artrit Hasta Deneyim Zirvesi’nde Gündem: Sedef Kronik Bir Hastalık, Bulaşıcı Değil

Sedef Hastaları Dayanışma Derneği tarafından bu yıl 19 Eylül 2026 tarihinde İstanbul’da 6’ncı kez düzenlenen Sedef ve Artrit Hasta Deneyim Zirvesi, sedef hastalığına ilişkin doğru bilinen yanlışların giderilmesi, hastaların yaşam deneyimlerinin görünür kılınması ve hastalığın kronik hastalıklar kapsamında değerlendirilmesi çağrısıyla gerçekleştirildi.
22 Eylül 2026  |  Tek Sağlık Haber Ekibi  | 

Sedef Hastalığında Hasta Deneyimi Öne Çıktı:“Tedavi Kadar Hastanın Yaşam Kalitesi de Önemli”

Sedef Hastaları Dayanışma Derneği tarafından bu yıl 19 Eylül 2026 tarihinde İstanbul’da 6’ncı kez düzenlenen Sedef ve Artrit Hasta Deneyim Zirvesi, sedef hastalığına ilişkin doğru bilinen yanlışların giderilmesi, hastaların yaşam deneyimlerinin görünür kılınması ve hastalığın kronik hastalıklar kapsamında değerlendirilmesi çağrısıyla gerçekleştirildi.

 Zirvede uzmanlar, sedefin yalnızca cildi etkileyen bir hastalık olmadığını, uzun süreli ve bütüncül takip gerektirdiğini vurgularken, toplumdaki en önemli yanlış algılardan biri olan “sedef bulaşıcıdır” düşüncesinin de terk edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

19 Eylül 2026 Cumartesi günü Seyrantepe Hamidiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilen zirvede dermatoloji, romatoloji, kardiyoloji, gastroenteroloji, psikoloji, beslenme alanlarından uzmanlar bir araya gelerek sedef hastalığını farklı boyutlarıyla ele aldı. Zirvenin temel amacı, sedef hastalığı konusunda toplumun doğru bilgilendirilmesini sağlamak ve hasta, hekim ve sağlık temsilcileri arasındaki iş birliğini güçlendirmek olarak öne çıktı.

“Sedef yalnızca bir cilt hastalığı olarak görülmemeli”

Zirvede konuşan Prof. Dr. İlknur Altunay, sedef hastalarının beklentilerinin yalnızca cilt bulgularının kontrol altına alınmasından ibaret olmadığını vurguladı. Hastaların yaşam kalitesinin yükselmesi, tedaviye erişimin sürdürülebilir olması ve hekim-hasta iletişiminin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekilen oturumda, sedefin hastaların yaşamının farklı alanlarını etkileyebilen kronik bir hastalık olduğu ifade edildi.

Sedef hastalarının tedavi sürecinde yalnızca klinik sonuçların değil, hastanın günlük yaşamının ve beklentilerinin de dikkate alınması gerektiği vurgulanırken, hastaların kendilerini dinleyen ve tedavi sürecini birlikte yürüten bir hekim yaklaşımına ihtiyaç duyduğu belirtildi.

Sedef bulaşıcı değil: Yanlış algı hastaların sosyal yaşamını da etkiliyor

Zirvenin öne çıkan mesajlarından biri, sedef hastalığının bulaşıcı olmadığı oldu. Sedef hastalığının bulaşıcı olduğuna yönelik toplumdaki yanlış inanışların hastaların sosyal yaşamına ve topluma katılımına da olumsuz yansıyabildiğine dikkat çekildi. Sedef Hastaları Dayanışma Derneği de zirve kapsamında kamuoyunun bu konuda doğru bilgilendirilmesini ve sedef hastalarına yönelik önyargıların azaltılmasını öncelikli mesajlar arasında konumlandırdı.

Dernek tarafından daha önce de vurgulandığı üzere, sedefin bulaşıcı olmadığı bilgisinin yaygınlaştırılması ve hastalığın kronik hastalıklar kapsamında değerlendirilmesi, zirvenin kamuoyuna yönelik temel çağrıları arasında yer aldı.

Tedavinin hedefi yalnızca cildin temizlenmesi değil

Zirvede sedef hastalığının tedavisine ilişkin güncel yaklaşımlar da ele alındı. Tedavide hastalığın bağışıklık sistemiyle ilişkili, kronik ve inflamatuvar yapısına uygun topikal tedavilerden fototerapiye, sistemik tedavilerden biyolojik tedavilere kadar farklı seçeneklerin hastanın durumuna göre değerlendirileceğini dikkat çekildi.

Tedavi sırasında hastaların hekim kontrolünü sürdürmesi, yeni ortaya çıkan sağlık sorunlarını ve kullanılan ilaçları hekimleriyle paylaşması, tedaviyi kendi kararlarıyla değiştirmemesi gerektiği vurgulandı. Cilt bulgularının gerilemesinin hastalığın tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediği, tedavi hedeflerinin hastanın genel durumunu ve yaşam kalitesini de kapsaması gerektiği belirtildi.

Sedef hastalığında kalp, eklem ve karaciğer sağlığı da takip edilmeli

Zirvede sedef hastalığının farklı sağlık alanlarıyla ilişkisi de kapsamlı biçimde ele alındı. Uzm. Dr. Mert Sarılar, sedef hastalarında obezite, diyabet, hipertansiyon, metabolik sendrom ve yağlı karaciğer gibi durumların değerlendirilmesinin önemine dikkat çekerken, beslenmenin hastalığın yönetimine destek olabileceğini ancak tek başına bir tedavi yöntemi olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.

Sedef ve kalp sağlığı ilişkisine yönelik değerlendirmelerde ise sigara kullanımı, kan basıncı, kan şekeri, vücut ağırlığı, fiziksel aktivite ve beslenme gibi faktörlerin takip edilmesinin önemi vurgulandı.

Prof. Dr. Metin Başaranoğlu ise sedef hastalığı ile karaciğer sağlığı arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, metabolik sorunların ve yağlı karaciğer bulgularının sedef hastalarında ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini aktardı.

Romatoloji oturumunda Prof. Dr. Cemal Bes, her sedef hastasında eklem hastalığı gelişmediğinin altını çizerken; eklem ağrısı, bel ağrısı, topuk ve ayak tabanındaki ağrılar ile tırnak bulgularının göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekti.

“Hasta deneyimi sağlık politikalarının geliştirilmesinde önemli bir kaynak”

Zirvenin merkezinde yer alan “hasta deneyimi” yaklaşımı kapsamında, hastaların tedavi süreçlerinde ve sosyal yaşamda karşılaştıkları sorunların görünür kılınmasının çözüm üretme açısından önem taşıdığı vurgulandı. Hasta deneyimlerinin özellikle karar vericiler nezdinde sağlık politikalarının geliştirilmesine katkı sağlaması hedeflendi.

Psikolog Ebuzer Ayaz ise sedef hastalığının psikolojik ve sosyal boyutuna dikkat çekerek, kişinin kendi değerini hastalık üzerinden tanımlamamasının ve zihinsel yükle baş etme becerilerinin önemini ele aldı.

Sedefin kronik hastalıklar kapsamına alınması çağrısı yinelendi

Zirvenin en güçlü gündem maddelerinden biri ise sedef hastalığının kronik hastalıklar kapsamında değerlendirilmesi çağrısı oldu.

Sedef Hastaları Dayanışma Derneği, Türkiye’de sedef hastalığının hâlen kronik hastalıklar listesinde yer almamasının hastaların tedaviye ve sağlık hizmetlerine erişimi açısından sorunlar yaratabildiğine dikkat çekerek, Sağlık Bakanlığı ve ilgili kurumlara bu konuda çağrısını yineledi.

Zirvede ayrıca hastaların bilimsel ve güvenilir sağlık bilgilerine yönelmesinin, hekim ve sağlık kurumlarıyla iş birliği içinde hareket etmesinin ve kanıtlanmamış, yanıltıcı ilaç ve yöntemlerden kaçınmasının önemi vurgulandı. Bu üç mesaj, zirvenin kamuoyuna yönelik temel başlıkları arasında yer aldı.

Sedef ve Artrit Hasta Deneyim Zirvesi, hastalığın yalnızca cilt üzerindeki belirtileriyle değil, hastaların yaşam kalitesi, sosyal hayata katılımı, tedaviye erişimi ve farklı sağlık alanlarıyla ilişkisiyle birlikte ele alınması gerektiği mesajıyla sona erdi.

Kaynakça

Sedef Hastaları Dayanışma Derneği Basın Bülteni, İstanbul, 19 Eylül 2026

teksaglik.org web sitesi, sizlere daha iyi bir gezinme deneyimi sunmak için çerezler kullanmaktadır.

Bunlar arasında sitenin çalışması için gerekli olan temel çerezlerin yanı sıra, yalnızca anonim istatistiksel amaçlar, konfor ayarları veya kişiselleştirilmiş içerik göstermek için kullanılan diğer çerezler de bulunmaktadır. Hangi kategorilere izin vermek istediğinize kendiniz karar verebilirsiniz. Ayarlarınıza bağlı olarak, web sitesinin tüm işlevlerinin kullanılamayabileceğini lütfen unutmayın.

teksaglik.org web sitesi, sizlere daha iyi bir gezinme deneyimi sunmak için çerezler kullanmaktadır.

Bunlar arasında sitenin çalışması için gerekli olan temel çerezlerin yanı sıra, yalnızca anonim istatistiksel amaçlar, konfor ayarları veya kişiselleştirilmiş içerik göstermek için kullanılan diğer çerezler de bulunmaktadır. Hangi kategorilere izin vermek istediğinize kendiniz karar verebilirsiniz. Ayarlarınıza bağlı olarak, web sitesinin tüm işlevlerinin kullanılamayabileceğini lütfen unutmayın.

Tercihleriniz kaydedildi