81. BM Genel Kurulu’ndan “Tek Sağlık” İçin Yeni Eşik
Pandemi hazırlığında küresel dayanışma, PABS müzakereleri ve uygulama açığı
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumu, 08–28 Eylül 2026 tarihleri arasında Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentinde gerçekleştirildi. Genel Kurul’un 2026 Üst Düzey Haftası, “Güveni yeniden tesis etmek, dönüşümü yönetmek: Herkes için sonuç üreten bir Birleşmiş Milletler” temasıyla yürütüldü. Bu geniş siyasi çerçevenin sağlık bakımından en önemli başlığı, 25 Eylül 2026’da yapılan ikinci Pandemi Önleme, Hazırlık ve Yanıt Üst Düzey Toplantısı oldu.
Bu toplantı, Tek Sağlık açısından yalnızca pandemi hazırlığına ilişkin bir diplomatik buluşma değildir. Aynı zamanda insan, hayvan ve çevre sağlığının birlikte ele alınmasının artık küresel sağlık güvenliğinin ön koşullarından biri olarak kabul edildiğini gösteren bir eşiktir. Ancak 2026 toplantısının bir başka önemli sonucu da şudur: Dünya liderleri siyasi taahhütleri yenilemiş, fakat toplantı sonunda üzerinde uzlaşılmış nihai bir siyasi bildirge ortaya çıkmamıştır. BM’nin pandemi hazırlığı odak sayfası, müzakerelerin toplantıdan sonra da devam ettiğini ve bir sonraki kritik aşamanın 2027’deki Patojen Erişimi ve Fayda Paylaşımı (PABS) ekinin tamamlanması olduğunu belirtmektedir.
Bu nedenle 81. Genel Kurul’un Tek Sağlık bakımından gerçek gündemi üç kelimeyle özetlenebilir: tanıma, dayanışma ve uygulama. Tek Sağlık artık küresel belgelerde daha açık biçimde tanınmaktadır. Pandemilerin sınır aşan niteliği nedeniyle dayanışma ihtiyacı güçlenmiştir. Fakat bilimsel ve siyasi taahhütlerin ulusal bütçelere, laboratuvarlara, erken uyarı sistemlerine, yerel üretime ve adil erişime dönüşmesi hâlâ temel uygulama sorunudur.
2026 üst düzey haftasında sağlık gündeminin yeri
BM’nin 81. Genel Kurul üst düzey hafta programında sağlıkla doğrudan bağlantılı başlıklar arasında iklim eylemi, deniz seviyesinin yükselmesi ve 25 Eylül’deki Pandemi Önleme, Hazırlık ve Yanıt toplantısı yer aldı. BM Genel Kurulu’nun resmî toplantı takvimi, pandemi toplantısını Genel Kurul’un 79/333 sayılı kararı doğrultusunda düzenlenen üst düzey toplantı olarak göstermektedir.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), UNGA81 kapsamındaki sağlık gündemini pandemi önleme, hazırlık ve yanıt; sürdürülebilir sağlık finansmanı; iklim ve sağlık; dijital yenilik ve yapay zekâ, küresel sağlık güvenliği; dirençli sağlık sistemleri ve evrensel sağlık kapsamı başlıklarıyla çerçeveledi. WHO’nun programında One Health (Tek Sağlık) yaklaşımı bu başlıkların dışında kalan dar bir alt konu değil, gelecekteki sağlık acil durumlarını önlemenin temel araçlarından biri olarak yer aldı.
WHO ayrıca 2023’teki ilk üst düzey toplantıdan bu yana önemli gelişmeler kaydedildiğine dikkat çekti. Bu gelişmeler arasında WHO Pandemi Anlaşması’nın kabul edilmesi, Uluslararası Sağlık Tüzüğü’nün güçlendirilmesi, Pandemi Fonu, salgın ve pandemi istihbaratı için WHO Hub, BioHub Sistemi, Global Health Emergency Corps ve bölgesel aşı üretimine verilen desteğin genişletilmesi bulunmaktadır.
Bu gelişmelerin her biri Tek Sağlık’ın farklı bir boyutuna karşılık gelir. Erken uyarı ve istihbarat insan, hayvan ve çevre verilerinin birleştirilmesini gerektirir. Bölgesel üretim kapasitesi, küresel eşitlik ve sağlık diplomasisiyle ilişkilidir. IHR ve Pandemi Anlaşması, uluslararası hukukun koordinasyon kapasitesini güçlendirmeye çalışır. Pandemi Fonu ve sürdürülebilir finansman ise taahhütlerin uygulamaya geçmesi için maddi zemini oluşturur.
UNGA81 haftasıyla aynı dönemde Roma’da düzenlenen FAO Küresel Tarım-Gıda Sistemlerinde Tek Sağlık Eylemleri Konferansı, bu küresel gündemin üretim ve gıda boyutunu somutlaştırdı. 21–23 Eylül 2026 tarihli konferans; toprak, su, bitki, hayvan, insan ve ekosistem sağlığının birbirine bağlı olduğu tarım-gıda sistemlerinde Tek Sağlık’ın uygulanmasını ele aldı. FAO, toplantının başlıca çıktılarını ortak bir küresel vizyon ve öncelikli eylemler, ülke düzeyinde uygulama için yatırım alanlarının belirlenmesi ve One Health bilgi ve istihbarat merkezinin başlatılması olarak sıraladı.
Bu gelişmenin siyasi önemi, Tek Sağlık’ı yalnızca salgın anında kullanılan bir sağlık güvenliği aracı olmaktan çıkarıp gıda güvenliği, beslenme, toprak sağlığı, antimikrobiyal kullanım ve geçim kaynaklarıyla birlikte değerlendirmesidir. İnsan sağlığına yönelik risklerin önemli bir bölümü, gıdanın üretildiği, işlendiği, taşındığı ve tüketildiği sistemlerde oluşur. Bu nedenle 2026 gündemi, sağlık güvenliğini hastane merkezli olmaktan çıkararak tarım-gıda sistemlerinin dayanıklılığına bağlamıştır.
Bir başka önemli gelişme, Quadripartite işbirliğinin One Health Joint Plan of Action’ın uygulama dönemini 2029’a kadar uzatmasıdır. FAO, UNEP, WHO ve WOAH’ın bu kararı, 2022–2026 döneminin sona ermesiyle oluşabilecek süreklilik boşluğunu önlemeyi ve ülkelerin ulusal Tek Sağlık önceliklerini ortak bir çerçevede planlamaya devam etmesini amaçlamaktadır. Uzatma kararı, 2025–2030 dönemini kapsayan yenilenmiş Quadripartite Mutabakat Zaptı ile de uyumludur.
Bu karar bir “yeni antlaşma” değildir; fakat uygulama bakımından stratejik bir süreklilik kararıdır. Quadripartite kuruluşları uzatma döneminde ilerlemeyi, iyi uygulamaları ve ortaya çıkan öncelikleri değerlendirecek; OH JPA’nın bir sonraki dönemini hazırlayacaktır. Böylece Tek Sağlık gündemi, UNGA81’deki siyasi görünürlüğün ötesinde 2029’a kadar devam edecek kurumsal bir uygulama hattına kavuşmuştur.
25 Eylül toplantısının ana mesajı: hazırlık kriz anında başlamaz
BM Genel Kurulu’nda 25 Eylül 2026’da gerçekleştirilen ikinci BM Pandemi Önleme, Hazırlık ve Yanıt Üst Düzey Toplantısı’nın teması, pandemileri ve halk sağlığı acil durumlarını eşitlik ve dayanışma ilkeleriyle önlemek, hazırlanmak ve yönetmek için çok taraflı ve kuşaklar arası yaklaşım geliştirmekti. Toplantının hedefi, ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeylerde siyasi iradeyi harekete geçirmekti.
WHO’nun toplantı sonrasındaki açıklamasına göre liderler, pandemi önleme, hazırlık ve yanıtın yalnızca sağlık kurumlarının görevi olmadığını; hükümetin tamamını, toplumun tamamını, toplulukları ve ilgili bütün sektörleri kapsaması gerektiğini vurguladı. Bu ifade, Tek Sağlık’ın yönetişim mantığıyla doğrudan örtüşmektedir. Çünkü pandemiler yalnızca hastanelerde meydana gelmez. Risk, hayvan popülasyonlarında, çevrede, gıda sistemlerinde, hareketlilikte, üretim zincirlerinde ve toplumsal eşitsizliklerde de oluşur.
Toplantıda ayrıca insan, hayvan ve çevre sağlığı arasındaki bağlantıları dikkate alan One Health yaklaşımının önemi açık biçimde vurgulandı. Bu vurgu, Tek Sağlık’ın uluslararası belgelerde bir slogan olarak değil, pandemi önleme politikalarının temel araçlarından biri olarak yerleştiğini göstermektedir.
Ne var ki siyasi tanıma ile operasyonel uygulama arasında hâlâ mesafe vardır. Pandemi hazırlığına ilişkin ulusal kapasite, sadece bir strateji belgesinin varlığıyla ölçülemez. Erken uyarı sistemlerinin çalışması, laboratuvarların örnekleri zamanında analiz edebilmesi, veteriner ve çevre verilerinin insan sağlığı verileriyle birleştirilmesi, sağlık çalışanlarının korunması, tedarik zincirlerinin dayanıklı olması ve toplumun doğru bilgiye erişebilmesi gerekir.
Nihai bildirge neden ortaya çıkmadı?
BM’nin 25 Eylül toplantısı öncesindeki hazırlık sayfasında toplantının kısa ve eylem odaklı bir siyasi bildirgenin onaylanmasıyla sonuçlanması bekleniyordu. Ancak toplantı sonrasında BM’nin resmî pandemi hazırlığı sayfasında, delegelerin nihai bir siyasi bildirge üzerinde anlaşamadığı açıklandı. Aynı sayfa, çalışmaların toplantıdan sonra devam ettiğini ve Mayıs 2027’deki Dünya Sağlık Asamblesi’nde PABS ekinin tamamlanmasının kritik aşama olduğunu belirtmektedir.
Bu durum, çok taraflı sağlık diplomasisinin iki gerçeğini aynı anda gösterir. Birincisi, ülkeler pandemi hazırlığı, eşitlik, dayanışma, güçlü sağlık sistemleri ve uluslararası işbirliği konusunda geniş bir ortak zemin kurabilmektedir. İkincisi, bu ortak zemin ayrıntılı yükümlülüklere, finansman düzeneklerine ve ürün paylaşımı mekanizmalarına dönüştürülürken siyasi ve ekonomik görüş ayrılıkları yeniden belirginleşmektedir.
Nihai bildirgenin kabul edilmemesi, toplantının başarısız olduğu anlamına gelmez. Toplantının önemi, konunun üst düzey siyasi gündemde tutulması, mevcut hukuk ve kurumların uygulanmasının yeniden vurgulanması ve PABS müzakerelerinin hızlandırılması çağrısında yatmaktadır. Ancak bu sonuç, “yeni karar alındı” şeklinde abartılmamalıdır. Doğru ifade, liderlerin taahhütleri yenilediği ve müzakerelerin devam ettiği yönündedir.
Tek Sağlık’ın küresel sağlık güvenliğindeki yeni yeri
Tek Sağlık yaklaşımı, insan sağlığını hayvan ve çevre sağlığından ayırmayan bir sistem yaklaşımıdır. 2026 BM gündeminde bu yaklaşım üç nedenle daha görünür hâle gelmiştir.
İlk neden, yeni ortaya çıkan enfeksiyonların önemli bir bölümünün hayvanlarla bağlantılı olmasıdır. Bu bağlantı, hayvanlardan insanlara tek yönlü bir geçişten ibaret değildir. Arazi kullanımı, yaban hayatı, hayvancılık, ticaret, iklim, vektörler, kentleşme ve yoksulluk, riskin oluştuğu arayüzü birlikte şekillendirir.
İkinci neden, pandemi hazırlığının erken uyarı ve sürveyans kapasitesine dayanmasıdır. Bir sağlık olayının ilk sinyali klinik hastanelerde değil, veteriner laboratuvarlarında, yaban hayatı izleminde, atık sularda veya çevresel ölçümlerde ortaya çıkabilir. Bu nedenle Tek Sağlık, yalnızca sektörler arası toplantı yapılmasını değil, verilerin ortak risk değerlendirmesine bağlanmasını gerektirir.
Üçüncü neden, pandemi önleme ile çevresel sürdürülebilirlik arasındaki ilişkinin güçlenmesidir. İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı, kirlilik, su ve gıda güvenliği sağlık güvenliğini doğrudan etkiler. BM’nin 2026 üst düzey haftasında iklim eylemi, deniz seviyesinin yükselmesi ve pandemi hazırlığının aynı çok taraflı gündemde yer alması, bu bağlantının siyasi düzeydeki karşılığıdır.
Uluslararası Sağlık Tüzüğü (IHR)’nün uygulanması: hukukî çerçeveden saha kapasitesine
Uluslararası Sağlık Tüzüğü’nün 2024 değişiklikleri 19 Eylül 2025’te yürürlüğe girmiştir. Değişiklikler arasında “pandemi acil durumu” düzeyi, Ulusal IHR Otoriteleri ve tıbbi ürünlere erişim ile finansmanda eşitlik ve dayanışma vurgusu bulunmaktadır.
2026 Genel Kurul gündemi, IHR’nin yalnızca hukuk metni olarak kalmaması gerektiğini yeniden ortaya koymuştur. Bir ülkenin IHR yükümlülüğünü yerine getirmesi için mevzuat kadar insan gücü, laboratuvar, iletişim, finansman ve kurumlar arası çalışma kapasitesi gerekir. Tek Sağlık açısından bu kapasite; insan sağlığı, hayvan sağlığı, gıda, tarım, çevre ve yerel yönetim
kurumlarının aynı risk üzerinde birlikte çalışabilmesini ifade eder.
IHR’nin uygulama açığı üç noktada görülebilir. İlk olarak, ülkeler arasında temel kapasite farklılıkları vardır. İkinci olarak, erken bildirim ile ekonomik ve siyasi sonuçlardan çekinme arasında gerilim yaşanabilir. Üçüncü olarak, bildirim yapılmış olsa bile toplumların güvenini koruyacak şeffaf ve adil bir iletişim kurulamayabilir.
Bu nedenle Tek Sağlık, IHR’nin uygulamasını güçlendiren bir yöntem olarak ele alınmalıdır. İnsan vakalarını beklemek yerine hayvan ve çevre sinyallerini de izlemek, önleme ve erken tespit kapasitesini yükseltir. Bu kapasite, yalnızca gelecekteki pandemileri değil, mevcut zoonotik, vektör kaynaklı ve çevresel sağlık risklerini de yönetmeye yarar.
WHO Pandemi Anlaşması ve Patojen Erişimi ve Fayda Paylaşımı Sistemi (PABS) eşiği
WHO Pandemi Anlaşması 20 Mayıs 2025’te kabul edilmiştir. Ancak Anlaşmanın tam yürürlük süreci tamamlanmış değildir. Patojen Erişimi ve Fayda Paylaşımı sistemi için hazırlanacak Ek’ in Dünya Sağlık Asamblesi tarafından kabul edilmesi, daha sonra imza ve ulusal onay süreçlerinin işletilmesi ve 60 ülkenin onayından 30 gün sonra yürürlüğe girmesi gerekmektedir.
25 Eylül 2026’daki BM toplantısında PABS müzakerelerinin tamamlanması çağrısı öne çıkmıştır. WHO, PABS ekinin Mayıs 2027’de yapılacak Dünya Sağlık Asamblesi’nde kabul edilmesinin ulusal ratifikasyon (yasanın onaylanması) sürecinin başlaması için gerekli olduğunu bildirmiştir.
PABS, Tek Sağlık açısından sadece patent veya ilaç paylaşımı meselesi değildir. Bir patojenin kaynağına yakın ülkeler, örnekleri ve genetik dizileri sağlayabilir. Araştırma ve üretim kapasitesi daha güçlü ülkeler, bu verilerden aşı, tanı veya tedavi geliştirebilir. Adil bir sistem kurulmazsa kaynak ülke bilimsel ve ekonomik faydadan dışlanabilir. Bu nedenle PABS, bilimsel dayanışma ile sağlık adaletini aynı mekanizmada buluşturmaya çalışır.
PABS’in başarısı, güven sorununu çözmesine bağlıdır. Ülkeler şu sorulara yanıt aramaktadır: Patojen örneği hangi koşullarda paylaşılacak? Genetik dizi bilgisi nasıl korunacak? Ürünler hangi ülkelere ve hangi ölçütlerle dağıtılacak? Üreticilerin yükümlülüğü nasıl izlenecek? Kaynak ülke hangi faydayı alacak? Verilerin kötüye kullanımı nasıl önlenecek?
Bu sorulara verilecek yanıtlar, pandeminin yalnızca biyolojik değil, hukukî, ekonomik ve diplomatik bir olay olduğunu gösterir. Tek Sağlık yaklaşımı burada insan, hayvan ve çevre sağlığı ile küresel sağlık adaletini birlikte düşünmeyi sağlar.
2026 gündeminin görünür ve görünmeyen aktörleri
BM Genel Kurulu’nun resmî kürsüsünde devlet liderleri ve uluslararası kuruluşlar görünürdür. Fakat Tek Sağlık gündeminin uygulama aktörleri çok daha geniştir. WHO ve diğer Quadripartite kuruluşları norm ve teknik destek sağlar. Ulusal sağlık, tarım, veterinerlik, çevre ve gıda otoriteleri uygulama kapasitesini taşır. Üniversiteler bilimsel kanıt, insan gücü ve eğitim üretir. Yerel yönetimler riskin sahadaki yönetimini üstlenir. Çiftçiler, hayvan yetiştiricileri, sağlık çalışanları, laboratuvarlar, ilaç ve aşı üreticileri, sivil toplum ve topluluklar sistemin gündelik parçalarıdır.
Bu nedenle Tek Sağlık yönetişimi, yalnızca devletler arası müzakereyle kurulamaz. Çok taraflı diplomasi, çok sektörlü uygulama ve toplum katılımı birlikte yürütülmelidir. Bir ülkenin küresel taahhüdü, yerel laboratuvarda, sağlık ocağında, veteriner kliniğinde, belediyenin su analizinde ve toplumun bilgiye erişiminde karşılık bulmalıdır.
Türkiye için izlenebilecek sorular
Türkiye açısından 81. BM Genel Kurul’dan çıkan gündem, yeni bir ulusal politika değerlendirmesi için birkaç soru ortaya koymaktadır. İnsan, hayvan ve çevre sürveyans sistemleri hangi noktalarda birlikte çalışmaktadır? Ulusal IHR otoritesi ve odak noktası, gerekli sektörlerle 24 saatlik koordinasyonu nasıl sağlayabilir? Üniversiteler ve yerel yönetimler Tek Sağlık kapasitesinin neresindedir? Bölgesel üretim, laboratuvar ve tedarik zinciri kapasitesi nasıl güçlendirilebilir? PABS müzakerelerinde bilimsel örnek paylaşımı, veri egemenliği ve adil ürün erişimi hangi ilkelerle savunulabilir?
Bu sorular, Türkiye’nin yalnızca uluslararası metinleri izlemesini değil, kendi Tek Sağlık önceliklerini ortaya koymasını sağlar. Türkiye’nin coğrafi konumu, tarım ve hayvancılık kapasitesi, bölgesel hareketlilik, iklim ve biyoçeşitlilik özellikleri, küresel sağlık güvenliği tartışmalarında aktif bir rol üstlenmesini gerektirmektedir.
Sonuç: Yeni eşik, uygulama açığını kapatma eşiğidir
81.BM Genel Kurulu ve 25 Eylül 2026 Pandemi Önleme, Hazırlık ve Yanıt Üst Düzey Toplantısı, Tek Sağlık yaklaşımını küresel sağlık güvenliği gündeminin daha merkezî bir unsuru hâline getirmiştir. Toplantıda pandemi hazırlığının bütün hükümeti, bütün toplumu ve ilgili tüm sektörleri kapsaması gerektiği vurgulanmış; insan, hayvan ve çevre sağlığı arasındaki bağlantılar açık biçimde öne çıkarılmıştır.
Bu dönemin temel kazanımı, Tek Sağlık’ın uluslararası sağlık yönetişiminde görünürlük kazanmasıdır. IHR’nin güçlendirilmesi, WHO Pandemi Anlaşması’nın kabulü, PABS müzakereleri, erken uyarı sistemleri, sağlık ürünlerine eşit erişim, sürdürülebilir finansman ve dirençli sağlık sistemleri birbirinden bağımsız başlıklar değildir. Bunlar, küresel sağlık güvenliğinin aynı mimarisini oluşturan parçalardır.
Bununla birlikte 2026 toplantısının nihai siyasi bildirgeyle sonuçlanmaması, uygulama açığının sürdüğünü göstermektedir. Dünya, riskleri tanımlama konusunda daha fazla ortaklaşmış; fakat kaynak, veri, ürün, teknoloji ve sorumluluk paylaşımının ayrıntılarında hâlâ uzlaşma aramaktadır. 2027’deki PABS eki müzakereleri bu nedenle kritik önem taşımaktadır.
Tek Sağlık için yeni çok taraflı gündem, yalnızca daha fazla toplantı yapmak değil; kararları laboratuvarlara, sağlık sistemlerine, veteriner hizmetlerine, çevre yönetimine, üretim kapasitesine ve toplumların güvenine dönüştürmektir. Küresel sağlık güvenliğinin geleceği, insan–hayvan–çevre bağlantısını tanıyan ve bu bağlantıya yatırım yapan ülkelerin ortak eylemine bağlıdır.
Kaynakça
Kaynakça ve kararlar
[1] United Nations, General Assembly High-level Week 2026
[2] WHO, WHO at the United Nations General Assembly 2026
[3] United Nations, Focus: Pandemic preparedness
[4] United Nations General Assembly, High-level Meetings of the 81st Session
[7] WHO, Amended International Health Regulations enter into force, 19 September 2025
[8] WHO, WHO Pandemic Agreement
[10] WHO, One Health Joint Plan of Action
[14] FAO, Global Conference for Actions on One Health in Agrifood Systems, 21–23 September 2026
Notlar/Diğer
Bekir Metin Tek Sağlık Yayın Platformu, Ankara, 08 Ekim 2026
- Fransız Kalkınma Ajansı Heyeti, Orman Genel Müdürlüğünü Ziyaret etti Devlet Kuruluşları · 26 Temmuz 2019
- Dünya Sağlık Örgütü, 28 Temmuz'u Dünya Hepatit Günü olarak belirledi. DSÖ (WHO) · 28 Temmuz 2019
- Birleşmiş Milletler 68. Sivil Toplum Konferansı (26-28 Ağustos 2019, ABD, Utah-Salth Lake City) Güncel Haber · 29 Temmuz 2019
DSÖ (WHO)
GTÖ (FAO)
UNEP
DHSÖ (WOAH)